İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-29 KASIM 2009

AVRUPA BİRLİĞİ YENİ LİDERİNİ BELİRLEDİ

19 Kasım 2009 tarihinde, AB Devlet ve Hükümet başkanları tarafından gerçekleştirilen gayrı resmi zirvede AB Konseyi’nin ilk daimi Başkanı ve AB Dışişleri Bakanı olarak da değerlendirilen yeni Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi belirlendi. AB Konseyi’nin oybirliği ile vardığı karar ile Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy AB Konseyi’nin Başkanı olacak. Van Rompuy AB Konseyi toplantılarına başkanlık yapacak ve Konseyin çalışmalarını yönlendirerek devamlılığı sağlayacak. Yeni Başkan ayrıca AB’yi uluslararası alanda temsil edecek.

Lizbon Antlaşması’na göre Konsey Başkanı 2,5 yıllık bir süre için atanıyor ve bu süre bir kez yenilenebiliyor. Konsey Başkanlığı tam zamanlı bir iş olduğu için Van Rompuy’un hali hazırda yürüttüğü Belçika Başbakanlığı görevini terk etmesi gerekiyor.

“Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilciliği” görevine getirilen Avrupa Komisyonu’nun Ticaretten Sorumlu eski Üyesi Barones Catherine Ashton ise, bir önceki yüksek temsilci Javier Solana’dan farklı olarak bazı ek görev ve yetkilere sahip olacak. AB’nin daha etkili ve tutarlı bir dış politika izleyebilmesi için atanacak AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, hem Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenecek, hem de AB Dışişleri Bakanlar Konseyi’ne başkanlık edecek. Ayrıca, Yüksek Temsilci’ye çalışmalarında yardımcı olması amacıyla “Avrupa Dış Faaliyetler Servisi” kurulacak. Bu kararlar, 1 Aralık 2009 tarihinde Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesi ile birlikte işlerlik kazanacak. Ayrıca, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı olarak Catherine Ashton’ın Avrupa Parlamentosu’nun onayını da alması gerekiyor.  

AB Konseyi, söz konusu görevlere getirilecek kişileri belirlerken, siyasi görüşler açısından da bir denge sağlamayı amaçladı. Belçikalı Herman Van Rompuy Hıristiyan Demokrat kökenden gelirken, İngiliz Catherine Ashton İşçi Partisi kökenli. Öte yandan Herman Van Rompuy’un özellikle geçtiğimiz yıl Belçika’daki hükümet krizi sırasında oynadığı birleştirici rolün altı çiziliyor. Diğer taraftan, 2004 yılında yaptığı bir açıklamada, Türkiye’nin AB’de yeri olmadığını ifade eden Herman Van Rompuy’un AB Konseyi Başkanlığı’na getirilmesi Türkiye’nin AB üyeliğini etkiler mi sorusuna karşılık olarak yaptığı açıklamada Van Rompuy, bunun kişisel görüşü olduğunu ve AB’nin görüşünü etkilemeyeceğini kaydetti.