İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
7-21 ARALIK 2009

AB LİDERLER ZİRVESİ VE BAKANLAR KONSEYİ TÜRKİYE İLE MÜZAKERELERE DEVAM DEDİ

Kıbrıs konusu üzerinden Türkiye ile müzakerelerin geleceğinin değerlendirilmesinin beklendiği 10 – 11 Aralık 2009 tarihlerinde gerçekleşen AB Liderler Zirvesi’nden müzakere sürecini daha fazla sekteye uğratmama kararı çıktı. Aynı zamanda, Zirve’de liderlerin desteklediklerini açıkladıkları 7 – 8 Aralık 2009 tarihlerinde gerçekleşen AB Genel İşler Konseyi Sonuç Kararları’nın genişleme ile ilgili bölümlerinde Türkiye ile müzakerelerin bundan sonra daha fazla çaba gerektirdiğini belirtildi. Aynı zamanda Türkiye’nin Ortaklık Belgesi ve Ankara Anlaşması yükümlülüklerini de içerecek şekilde Müzakere Çerçeve Belgesi’ndeki yükümlülüklerini hızla yerine getirmesi gerektiğinin altı çiziliyor.  

Hatırlanacağı üzere, Avrupa Birliği Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi 11 Aralık 2006 tarihli toplantısında, “Ortaklık Anlaşması’na Ek Protokol’ün tümüyle ayrım olmaksızın uygulanması yükümlülüğü”nü yerine getirmediği gerekçesiyle, Türkiye’nin Ek Protokol ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiği Komisyon tarafından teyit edilene kadar bazı önlemler almaya karar vermişti. Bu önlemlerden en önemlisi, “Hükümetlerarası konferansta Üye Devletler, Türkiye’nin ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ne uyguladığı kısıtlamalar ile ilgili politika alanlarını kapsayan başlıkların açılmasına karar vermeyecektir” kararı olmuştu. Bu karara göre açılması engellenen ve askıya alınan toplam sekiz başlık; 1. Başlık - Malların Serbest Dolaşımı, 3. Başlık - Yerleşme Hakkı ve Hizmet Sunma Özgürlüğü, 9. Başlık - Mali Hizmetler, 11. Başlık - Tarım ve Kırsal Kalkınma, 13. Başlık - Balıkçılık, 14. Başlık - Ulaştırma Politikası, 29. Başlık - Gümrük Birliği ve 30. Başlık - Dış İlişkiler olarak belirlenmişti.

Aynı zamanda 11 Aralık 2006 tarihli toplantıda alınan önlemler kapsamında belirtilen, “Konsey, Hükümetlerarası Konferans’ta Üye Devletlerin Türkiye’nin Ek Protokol ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirdiği hususunun Komisyon tarafından teyit edileceği zamana kadar başlıkları geçici olarak kapatmaya karar vermeyecektir” hükmü sonucu Türkiye açtığı veya açması mümkün olan başlıkları kapatma imkânından da mahrum kalmıştı.

Bu kararlar çerçevesinde Genel İşler Konseyi konuyu 7-8 Aralık 2009 tarihindeki toplantısında gözden geçirdi ve sonuçlarını karara bağladı. Kararlarda Türkiye ile müzakerelerde yeni yaptırımların söz konusu olmadığı ve Konsey’in Türkiye’de yargı, sivil – asker ilişkileri ve kültürel haklar alanında olumlu adımlar attığı belirtildi. Ancak Türkiye’nin reform hızını artırması ve Kopenhag Kriterleri’ni bütünüyle karşılama yönünde daha fazla çaba göstermesi gerektiğinin altı çizildi. Bu çerçevede ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, tüm dini topluluklara yönelik hem kanunen hem de uygulamada din özgürlüğü, mülkiyet haklarına saygı, sendikal haklar, azınlık hakları, ordunun sivil denetimi, kadın ve çocuk hakları, ayrımcılık karşıtlığı ve cinsiyet eşitliği gibi konularda Türkiye’nin ilerleme kaydetmesi gerektiği belirtildi. Aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa enerji güvenliği konusundaki önemine de atıf yapılan kararlarda, Güney Kafkasya ve Ortadoğu’da güvenliğin sağlanması açısından Türkiye’nin bölgesel bir güç olduğu vurgulandı. Genel İşler Konseyi tarafından alınan kararlar, yukarıda belirtildiği üzere Lider Zirvesi’nde de hiçbir değişikliğe uğramaksızın onaylandı. 

2009 Aralık ayındaki bu gözden geçirme büyük önem taşımaktaydı. Avrupa Birliği Türkiye’nin Ek Protokol’ü eksiksiz uygulamasına istinaden liman ve havalimanlarını Güney Kıbrıs bandıralı gemi ve Güney Kıbrıs’tan gelen uçaklara açmasını talep ediyordu. Türkiye ise 29 Temmuz 2005’te Ek Protokol’ü imzalarken eklediği bir deklarasyon ile “protokolün imzalanması, onaylanması ve uygulanmasının Protokol’de atıfta bulunulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin herhangi bir biçimde tanınması anlamına gelmediğini” ve “kapsamlı bir çözüm bulununcaya değin Türkiye’nin Kıbrıs’a ilişkin tutumunun değişmeyeceğini” belirtmişti. AB’nin 11 Aralık 2006’da aldığı kararlar Türkiye’nin bu deklarasyonda öngördüğü politikasını değiştirene dek müzakere süreci ile ilgili söz konusu önlemlerin uygulanmasını gündeme getirmişti. 2006 yılındaki kararları takiben konunun AB tarafından 2009 sonunda tekrar değerlendirileceğinin açıklanmasının ardından, Türkiye’nin politikasında herhangi bir değişiklik olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, Aralık ayındaki Zirve’de yaptırımların daha da genişletilmesi yönünde bir kararın alınması ihtimali, Zirve’nin Türkiye için önemini büyük ölçüde artırmıştı.

Ne var ki, Kıbrıs sebebiyle sekiz başlığın açılamamasının ve beş başlığın da Fransa tarafından tam üyelikle ilişkili olduğu gerekçesiyle bloke edilmesinin, müzakere sürecinde yol açtığı tıkanıklık ortadayken, AB Konseyi’nin alacağı yeni ve daha ileri giden bir yaptırım kararı süreci tamamen durdurma ihtimalini bünyesinde barındırmaktaydı. Ancak bu ihtimalin Konsey’in göze alamayacağı bazı sonuçları doğurması potansiyeli sebebiyle, karar mevcut koşulların gereklerini yansıtan bir karar olarak değerlendirilebilir.

Her ne kadar bu Zirve’de Kıbrıs’ın umduğu gibi Türkiye’nin AB müzakerelerine daha fazla resmi engel konulmamış olsa da, Zirve’den sonra GKRY Dışişleri Bakanı Markos Kyprianou yaptığı açıklamada, GKRY’nin açılması engellenen başlıklar dışında toplam altı başlık için ek ön koşul talep edeceğini bildirdi. Yeni ön koşulların talep edileceği başlıkların, kişilerin serbest dolaşımı, eğitim ve kültür, dışişleri güvenlik ve savunma, adli konular ve temel haklar, adalet özgürlük ve güvenlik ve enerji olacağı belirtildi.