İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
7-21 ARALIK 2009

İKV “DEVLET YARDIMLARI VE TÜRKİYE’NİN AB’YE UYUMU” BAŞLIKLI BİR SEMİNER DÜZENLEDİ

2008 yılında başlayan küresel finansal kriz sonrası hem Avrupa Birliği’nde hem de Türkiye’de, finans kurumlarının kurtarılması ve reel sektörün desteklenmesi amacıyla gündeme gelen devlet yardımları konusu, 11 Aralık 2009 tarihinde İKV tarafından düzenlenen "Devlet Yardımları ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne Uyumu" başlıklı seminerde konunun uzmanları tarafından tüm boyutlarıyla tartışıldı. Seminer, Türk iş dünyasının hem konuyla ilgili Avrupa Birliği’ndeki gelişmelerden haberdar olması, hem de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde karşılaşacağı çeşitli maliyetler ve fırsatlar karşısında hazırlıklı olması gerektiği düşünülerek düzenlendi.

Seminer’de açılış konuşmaları İKV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu ve Denizcilik Müsteşarı Sayın Hasan Naiboğlu tarafından yapıldı. Konuşmalarda Türkiye’nin, 1995’te yürürlülüğe giren Gümrük Birliği kararının ardından AB üyeliğinin gerçekleşmemesi sebebiyle AB yapısal fonlarından yararlanamadığı ve aynı zamanda birçok sektörel devlet yardımının da rekabete aykırı olacağı gerekçesiyle kullanılamadığı belirtildi.

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleşen ilk oturumda öncelikle Avrupa Komisyonu Rekabet Genel Müdürlüğü Devlet Yardımları Yetkilisi Joergen Foecking “Küresel Kriz ve Avrupa Birliği’nde Devlet Yardımları” başlıklı konuşmasını yaptı. Özellikle Lizbon Anlaşması sonucu 107(3)(a) ve 107(3)(c)’ye dönüşecek Avrupa Topluluğu Anlaşmasının 87(3)(a) ve 87(3)(c) maddelerine istinaden Avrupa Birliği içerisinde yapılan devlet yardımlarının çerçevesini çizen Foecking, sonrasında Avrupa Komisyonu’nun yaşanan küresel finansal kriz sebebiyle aldığı geçici önlemleri aktardı. Foecking aynı zamanda Avrupa Komisyonu’nun daha önce sadece bir kez uyguladığı AT Antlaşmasının yeni 107(4)(b) eski 87(3)(b) maddesine istinaden finans sektöründe bankaların yeniden yapılandırılması, reel sektöre aktarılan devlet yardımları ve Komisyon’un geçici uygulamaları hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Birinci oturumun ikinci konuşmacısı olan Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nden Atilla Yardımcı “Türkiye’de Teşvikler ve Uygulaması” başlıklı sunumunda teşviklerin Türkiye’deki tarihsel gelişimi ve günümüzde Türkiye’de farklı kurumların sağladığı teşvikler hakkında kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Konuşmasında 16 Temmuz 2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı’na da değinen Yardımcı, bu yeni karara göre devlet yardımlarının tahsisi için Türkiye’deki 81 ilin İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırılması 2’ye istinaden sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi göz önünde bulundurularak dört bölgeye ayrıldığını sözlerine ekledi. Türkiye’nin özellikle Gümrük Birliği kararı sonrası büyük ilerleme kaydettiği rekabet politikası alanında devlet yardımlarının denetimi hakkında Rekabet Kurulu’ndan Abdülgani Güngördü ve Bekir Kocabaş “Devlet Yardımları ve Rekabet Kuralları” başlıklı konuşmalarıyla oturumun son iki konuşmasını yaptılar. Konuşmalarda, seminerin önceki konuşmalarında ortaya konan Avrupa Birliği’nin devlet yardımları ile ilgili müktesebatı, denetim mekanizmaları özelinde ele alındı.

Seminer’in ikinci oturumundaki tek konuşma ise “Devlet Yardımları Alanında AB Müktesebatına Uyum” başlığı altında Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Tek Pazar ve Rekabet Daire Başkanı Erkan Çakıroğlu tarafından yapıldı. Konuşmada, AB ile en uyumlu olduğumuz konulardan biri olan rekabet konusunda ilgili müzakere başlığının açılmasını engelleyen sebepler ve müzakere sürecinde bu konuda yaşanan sorunlar ele alındı. Konuşmanın sonunda müzakere sürecinde rekabet ve devlet yardımları alanında yaşanan sorunları çözmek için üç önemli noktanın altını çizen Sayın Çakır, bu üç noktayı; AB ile uyumlu Devlet Yardımları Kanun Tasarısı’nın yasalaşması, Devlet Yardımları Otoritesi’nin bir an önce oluşturulması ve Devlet Yardımları Otoritesi işlerlik kazanana kadar geçecek zaman zarfında AB kurallarına aykırı hiçbir yeni yardım programının kabul edilmemesi olarak sıraladı. Seminer’in ikinci oturumunun geri kalanında soru cevap kısmına geçildi. Soru cevap kısmında katılımcılar, konuşmacılara Gümrük Birliği’nin Türk sanayisi üzerine etkileri ile ilgili sorular yönelttiler.