İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
26 MAYIS-1 HAZİRAN 2008

TÜRKİYE – AB ORTAKLIK KONSEYİ TOPLANTISI YAPILDI

Türkiye – AB Ortaklık Konseyi’nin 46. toplantısı 27 Mayıs’ta Brüksel’de gerçekleştirildi. İki yıl aradan sonra gerçekleştirilen ilk Ortaklık Konseyi toplantısının gündemini müzakerelerin hızı ve reform süreci oluşturdu.

Toplantının gerçekleştirilmesi, Fransa’nın, Avrupa Birliği’nin ortak tutum belgesinde yer alan Türkiye’nin üyeliğine ilişkin “katılım” ifadesini belgeden çıkarmak istemesi nedeniyle tehlikeye girmiş; ifadenin belgede yer alacağının teyit edilmesi üzerine Dışişleri Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan toplantıya katılmıştı.

AB yetkililerinin müzakerelerin hızına ilişkin açıklamalarda bulunduğu toplantıda, AB’nin Türkiye ile katılım müzakerelerini tamamlama isteğine dikkat çekildi. AB Dönem başkanı Slovenya’nın Dışişleri Bakanı Dimtirij Rupel, Türkiye’nin, AB’nin en önemli üyelerinden biri olacağını dile getirerek, katılım sürecinin bir an önce sonuçlanmasını umduklarını belirtti.

Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ise, Türkiye’nin üç şey üzerine eğilmesi gerektiğini vurgulayarak bunları “reform, reform ve reform” olarak açıkladı. Rehn, müzakerelerin hızlandırılması için Türkiye’nin bazı fasıllardaki açılış kriterlerini yerine getirmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Birliğini, Birliğe yeni katılan üyelere teşmiline ilişkin Protokol’ün tam olarak uygulanabilmesi için uygun bir formül bulunması ve ifade özgürlüğü alanındaki reformların devam ettirilmesi de, Rehn’in önerileri arasında yer aldı.

Öte yandan, Dışişleri Bakanı ve Baş Müzakereci Ali Babacan da konuya ilişkin bir açıklama yaparak müzakerelerin hızının sadece Türkiye ile ilgili olmadığını dile getirdi. Bazı başlıkların açılmasının siyasi nedenlerle engellendiğinin altını çizen Babacan, bu tür girişimlerin AB’nin güvenilirliğine zarar verdiğini belirtti.

Toplantıda yargı reformu ve iktidar partisinin de aralarında bulunduğu bazı siyasi partilere açılan kapatma davaları da görüşüldü. Kapatma davalarına ilişkin kararların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Siyasi Partilerin kapatılmasına ilişkin Venedik Komisyonu ilkeleriyle uyumlu bir şekilde verileceğine olan inanç dile getirildi.