İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
23-29 HAZİRAN 2008

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI’NIN 46. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

İktisadi Kalkınma Vakfı’nın 46. Olağan Genel Kurulu, 23 Haziran 2008 tarihinde TOBB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel Kurul, Divan Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Şuhubi’nin konuşmasıyla açıldı ve İKV 2007-2008 faaliyetlerine ilişkin görsel bir sunum gerçekleştirildi. Daha sonra, İKV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, kurucu ve mütevelli kurum başkanları birer konuşma yaptı.

2007 yılı yönetim kurulu çalışma ve mali raporları ile denetim kurulu raporunun görüşülmesiyle devam eden Genel Kurul gündemi, Yönetim Kurulu ve denetçilerinin 2007 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra etmelerinin ardından 2008 yılı çalışma programı ve bütçe teklifinin görüşülmesi ve karara bağlanmasıyla sona erdi.

Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, Genel Kurul’daki konuşmasında, AB reform sürecinde ciddi ve kapsamlı çalışmalar yapılması gerekirken önemli bir ilerleme sağlanamamasının üzücü olduğunu belirterek, müzakerelere başlama kararı alınmasından sonra hükümetin yavaş davrandığını, siyasi açıdan zorlu meseleler nedeniyle ağır ilerleyen müzakere sürecinde açılan başlık sayısının 8 olduğunu belirtti. Bugün AB ile 10 başlık açılabilecekken Fransa’nın, bazı başlıkların tam üyeliği öngörmesi nedeniyle muhalefet etmesinden ötürü açılmadığını, ülkemizdeki politik sorunlara karşılık AB’de de Türkiye’nin tam üyelik perspektifine yönelik bir siyasi irade eksikliği bulunduğunu belirtti. Türkiye’ye bir hedef tarih verilmeyeceği söylenmekteyse de 2014 hedefinden şaşmamak gerektiğini belirten Kabaalioğlu, müzakere sürecinin hızlandırılması amacıyla siyasi, sosyal ve ekonomik alanda gerçekleştirilmesi gereken birçok reform bulunduğunu ifade etti. İrlanda’daki referandumun sonuçlarına da değinen Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, 2007 yılındayapılan seçimlerde oyların % 80’ini toplayan siyasi partilerin desteklediği Lizbon Antlaşması’na, IRA’nın siyasi kanadı Sinn Fein’in karşı çıkmasının, bu partinin aniden popülerlestiği anlamına gelmediğini vurguladı. Aynı zamanda, işin ilginç yönünün, İrlanda Başbakanı Cowen ve İrlandalı Komisyon üyesi McCreevy’nin Antlaşma metnini ayrıntılı olarak okumadıklarını itiraf etmeleri olduğunu belirtti.

Genel Kurul’da konuşmacı olan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçılar Birliği Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, AB ile yürütülen müzakerelerin sadece bir fasılda kapandığını,  Hırvatistan’ın ise müzakerelerde Türkiye’den önde olduğunu belirtti. AB’nin dış ticaret politikasında Türkiye’yi masanın öbür tarafında değil ortak olarak görmesi gerektiğine işaret etti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı, Türkiye’nin son iki yılda AB sürecinde zaman faktörünü iyi kullanamadığını, müktesebat uyum programının 7 yıl dolmasına rağmen yarısının bile tamamlanamadığını belirtti. AB projesini kısa vadeli kaygılarla değil, uzun vadeli perspektifle değerlendirdiklerini ifade ederken önümüzdeki dönemde İKV’nin çok daha aktif olmasını beklediklerini belirtti. AB’nin üçüncü ülkelerle imzaladığı STA’lardaki sorunlara da değinen Satıcı, bu konunun Ortaklık Konseyinde tekrar görüşmeye açılması gerektiğine, teknik çalışmadan ziyade siyasi iradeye ihtiyaç bulunduğuna işaret etti.  

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük ise, 43 yıldır istikrarlı bir yaklaşımla Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla çalışan İKV’nin, Türk özel sektörü için gurur kaynağı olduğunu belirtti. Türkiye-AB ilişkilerinin 2005 sonuyla birlikte adım adım ivme kaybettiğini belirten Küçük, 2001 sonrasında IMF ile birlikte AB çıpasının önemli rol oynadığını ancak 2008’de bu çıpaların devre dışı kalmış olduğuna işaret etti. Türkiye için ekonomik, sosyal ve siyasi olarak en önemli çıpanın AB olduğunu vurguladı. AB’nin Lizbon Antlaşması’nı reddederek kendisiyle ilgili sıkıntılara yenisini eklediğini belirten Küçük, Türk iş dünyasının AB projesine başından beri sahip çıktığını belirtti.

Genel Kurul’un son konuşmasını yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ise, son dönemde Türkiye’nin ve AB’nin kendi iç sorunlarına yoğunlaşmaya başladığını, bu açıdan Türkiye AB ilişkilerinin gündemde tutulmasının giderek zorlaştığını belirtti. Türkiye-AB ilişkilerinin sağlam temellere dayandığını ancak inşaat sürecinin ağır ilerlediğini, adeta yavaşlatılmış katılım süreci yaşandığını ifade etti.

Dünyada yaşanan mali kriz, yükselen gıda ve enerji fiyatlarına çözüm aranmaya çalışılırken Türkiye’nin iç siyasi gelişmelerle uğraştığını belirten M. Rifat Hisarcıklıoğlu, diğer yandan, Fransız Anayasasına Türkiye’nin üyeliğinin halk oyuna sunulması ile ilgili madde eklenmesi konusu, ABD’de sözde Ermeni soykırımıyla ilgili girişimler varken iç sorunların Türkiye’nin önünü kestiğini, bir an evvel gerçek gündeme dönülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye-AB ilişkilerinin 45 yılı geride bıraktığını ancak hala vize, taşıma kotaları ve serbest ticaret anlaşmalarından kaynaklanan sorunlar yaşandığını da vurguladı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, müzakere sürecinde başlıkların yarıdan fazlası iş dünyasını ilgilendirdiği halde sürece katılamadıklarını, sivil toplum kuruluşlarını sürece dahil edecek bir kurumsallaşmış diyalog mekanizmasının acilen tesisinin gerektiğini ifade etti.

Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve mali hesapların ibra edilmesi ile sonuçlandı.