İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
23-29 HAZİRAN 2008

GENİŞLEME RAPORU AVRUPA PARLAMENTOSU DIŞİŞLERİ KOMİTESİ’NDE KABUL EDİLDİ

Raportörlüğünü Hırıstiyan Demokrat Alman Parlamenter Elmar Brok’un yaptığı Genişleme Raporu, 24 Haziran 2008 tarihinde Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komitesi’nde kabul edildi. Söz konusu raporda, gelecekte AB’ye üyelik başvuruları değerlendirilirken, AB’nin yeni üyeleri hazmetme kapasitesinin göz önünde bulundurulması gerektiği vurgulanıyor. Diğer taraftan, Raporda, Birliğin üstlendiği taahhütleri yerine getireceğinin altı çiziliyor. Bu çerçevede, üç aday ülkenin (Hırvatistan, Türkiye, Makedonya) ve potansiyel aday ülkelerin (Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova) Birliğe katılım perspektifleri yineleniyor.

Raporda, AB’nin genişleme stratejisinin, Birliğin jeostratejik çıkarları ile sınırları dışındaki siyasi gelişmelerin etkisi ve entegrasyon kapasitesi arasında bir denge kurması gerektiğine dikkat çekiliyor. Söz konusu entegrasyon kapasitesinin dört unsurdan oluştuğuna yer veriliyor. Bu kapsamda, Birliğe üye olacak ülkelerin, AB’nin siyasi hedeflerini yerine getirmesine katkıda bulunması ve Birliğin kurumsal çerçevesinin verimli ve etkili olmayı sürdürmesi gerektiği belirtiliyor. Bunun yanı sıra, Birliğin mali kaynaklarının sosyal ve ekonomik uyumu garanti altına almaya yeterli olması ve AB vatandaşlarının kapsamlı bir iletişim stratejisi aracılığıyla genişlemenin siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel yararları hakkında bilgilendirilmesi gereğine değiniliyor. Raporda ayrıca, Avrupa vatandaşlarının beklentilerine yanıt vermesi ve Birliğin siyasi bir proje olarak sürdürülebilirliğini güvenceye alması için, her genişlemenin ardından, Birliğin kurumları, politikaları ve araçlarının ciddi şekilde yeniden değerlendirileceği bir konsolidasyon ve siyasi yoğunlaşma süreci gerçekleştirilmesi gerektiği yer alıyor.

AP Genel Kurulu’nda oylanacak olan Raporda, AB’nin Avrupa perspektifine sahip komşularıyla olan mevcut işbirliğini ve ilişkilerini daha da geliştirmesi gerektiği vurgulanırken, Avrupa Komşuluk Politikası’na dahil olmanın tam üyelik yolunda bir aşama olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiliyor. Bu çerçevede, Avrupa Komşuluk Politikası’nda yer alan ve ileride tam üye olmayı hedefleyen Ukrayna ve Moldova gibi ülkelere üyelik taahhüdü verilmekten kaçınılıyor.