İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
7-13 TEMMUZ 2008

AVRUPA PARLAMENTOSU, GENİŞLEME STRATEJİSİ RAPORUNU KABUL ETTİ

Alman Parlamenter Elmar Brok tarafından AB’nin genişleme stratejisine ilişkin hazırlanan rapor, 10 Temmuz’da, Avrupa Parlamentosu’nda, 44 ret ve 45 çekimser oya karşı 534 oyla kabul edildi. Raporda, AB’nin belirsiz geleceğine rağmen Avrupa Parlamentosu Üyeleri üç aday ülke (Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya) ile beş Balkan ülkesinin (Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk, Bosna-Hersek ve Kosova) üyelik perspektiflerini teyit ediyor.

Raporda ayrıca, Kopenhag kriterlerine tam uyumun sağlanması zorunluluğu ve AB’nin entegrasyon kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor ve AB’nin yeni üyeleri bünyesine katabilecek yeterli kapasiteye ulaşabilmesine yönelik dört kriterin karşılanması gerektiği ifade ediliyor. Bunlar;

  • gelecekte üye olacak ülkelerin AB’nin politik hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunması;
  • AB’nin kurumsal çerçevesinin verimli ve etkili bir yönetimin sağlanmasına imkân tanıması;
  • AB finansman kaynaklarının sosyal ve ekonomik uyumu sağlayabilecek ve AB ortak politikalarını gerçekleştirebilecek nitelikte olması ve
  • kamuoyunu yeni katılımlar ve genişleme hakkında bilgilendirecek kapsamlı bir iletişim stratejisinin oluşturulması olarak belirlendi.

Brok’un raporunda, AB’nin Karadeniz Bölgesine yönelik yürüttüğü stratejinin güçlendirilmesi gerektiği yinelenerek; AB’nin, Türkiye’nin ve Karadeniz’e komşu ülkelerin eşit ortaklar olarak yer alacağı bir “Karadeniz İçin Birlik” kurması önerisi getirildi. Ancak bazı AP üyeleri, böyle bir birliğin daha sonra “Karadeniz Birliği”ne dönüşebileceği şeklindeki endişelerini dile getirdiler.

Rapor üzerinde Parlamento’da yapılan tartışmada, raporu hazırlayan Hıristiyan Demokrat Elmar Brok, Lizbon Antlaşması’nın onaylanmasına karşı olanlara, Antlaşma’nın yürürlüğe girmesinin, AB’nin genişlemesinin ön koşulu olduğunu hatırlattı ve bu bağlamda Lizbon Antlaşması’na karşı olanların aynı zamanda AB’nin genişlemesine de karşı olduklarını belirtti. Brok, genişleme ve entegrasyon arasında dengenin bulunması gerektiğini ve Ukrayna gibi bugün için üyelik olasılığı bulunmayan ülkelerin yanı sıra hızlı, somut reformlara ihtiyacı olan Balkan ülkelerinin de çok fazla ilerleme kaydetmesi gerektiğini vurguladı.

Görüşmeler sırasında birçok AP üyesi, özellikle Balkanlar’daki genişleme sürecinin devam etmesini destekledi. Romen Parlamenter Marian-Jean Marinescu (Avrupa Halkları Partisi), gelecekteki katılımların özellikle AB’nin enerji politikasını olumlu etkileyeceğini belirtti. Hollandalı Parlamenter Jan Marinius Wiersma (Avrupa Sosyalist Partisi) ise, Avrupa Komşuluk Politikası’nın, AB’ye katılımı yakın zamanda olası görünmeyen ülkeler için uygun araç olmadığı konusunda Brok’un görüşlerine katıldığını ifade ederek, bu ülkeler arasındaki ilişkilerin de geliştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

İngiliz Parlamenterler Charles Tannock ve Gerard Batten ise, yeni katılımların uyum politikasına zarar vereceği gerekçesiyle Birliğin genişlemesine karşı olduklarını belirttiler.

Müzakere sürecindeki ülkelere ilişkin olarak, Dönem Başkanı Fransa’nın AB İşlerinden Sorumlu Bakanı Jean-Pierre Jouyet, üyelerin gerekli görmesi durumunda, Fransa Dönem Başkanlığı’nın Hırvatistan ile olan müzakerelerin hızlandırılmasını önerebileceğini belirtirken; Türkiye’nin durumunun ise, herhangi bir üye devlete değil, Türkiye’deki reformların hızına bağlı olduğunu hatırlattı.