İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
7-13 TEMMUZ 2008

AİHM, SEÇİM BARAJI, MİLLETVEKİLİ DOKUNULMAZLIĞI VE MÜLKİYET HAKKIYLA İLGİLİ ÜÇ DAVAYI KARARA BAĞLADI

Hatırlanacağı üzere söz konusu karara ilişkin dava, 2002 seçimlerinde Şırnak'tan Demokratik Halk Partisi (DEHAP) adayı olan, ancak yüzde 45,95 oy almalarına karşın partilerinin ülke genelinde yüzde 10’luk oy barajını aşamaması nedeniyle milletvekili seçilemeyen Resul Sadak ve Mehmet Yunak tarafından açılmıştı. Sadak ve Yunak gerekçe olarak, yüzde 10'luk seçim barajının seçmenlerin kendilerini özgürce ifade edebilme haklarına engel teşkil ettiğini belirtmişlerdi. AİHM,  26 Mart 2006 tarihinde, başvurunun kısmen incelenmeye alınmasını kabul etmiş; 30 Ocak 2007 tarihinde ise, beşe karşı iki oyla verdiği  kararında, yüzde 10'luk barajın  serbest seçim hakkının ihlali olmadığına hükmetmişti. Mahkeme, gerekçeli kararında, söz konusu barajın, Türkiye'nin özellikle 1970'li yıllardaki istikrarsızlığının göz önünde tutularak oluşturulduğunu ifade etmiş ve  bu barajın Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin "aşırı şekilde bölünmesi ve işlevsiz hale gelmesini" önlemeye yönelik olduğunu belirtmişti. Davacılar Sadak ve Yunak’ın bu kararı temyiz etmeleri üzerine, dava, AİHM’nin Büyük Dairesi önüne geldi. Büyük Daire’nin kararı, nihai nitelikte olup, herhangi bir merci önünde temyiz imkanı bulunmuyor.

AİHM, diğer taraftan, aynı gün Türkiye ile ilgili iki önemli davayı daha karara bağladı. Talebine rağmen milletvekili dokunulmazlığı TBMM tarafından kaldırılmayan Cumhuriyet Halk Partisi Konya Milletvekili Atilla Kart’ın 2005 yılında, adil yargılanma hakkının engellendiği ve hak ihlali yapıldığı iddiasıyla açtığı davaya ilişkin olarak Mahkeme, Türkiye’nin, dokunulmazlığı kaldırmamakla AİHS'nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasını ihlal ettiğine karar verdi.

Günün son kararı ise, Büyükada’daki Rum Yetimhanesi’nin Devletin mülkiyetine geçirilmesine karşı Fener Rum Patrikhanesi’nin 2005 yılında açtığı davaya ilişkin verilen ihlal kararı oldu. AİHM, bu olayda, Türkiye’nin, Sözleşme’ye Ek 1 No’lu Protokol’ün mülkiyetin korunmasını düzenleyen 1. maddesini ihlal ettiğine karar verirken, tazminat konusundaki kararını ise daha sonraki bir tarihe erteledi.

Türkiye’nin her iki karara karşı da itiraz ederek davaları, Büyük Daire’ye götürme hakkı bulunuyor.