İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
24-30 KASIM 2008

AVRUPA PARLAMENTOSU TÜRKİYE TASLAK RAPORU’NU HAZIRLADI

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan taslak rapor 21 Kasım tarihinde açıklandı. Hatırlanacağı gibi AP raporu, her yıl Komisyon’un İlerleme Raporu’nu takiben hazırlanıyor ve Türkiye’nin kaydettiği ilerlemeye ilişkin Parlamento’nun görüşlerini içeriyor.

Rapordaki önemli bazı maddeler şu şekilde sıralanıyor:

  • Taslak raporda hükümete, insan hakları ve temel özgürlükler üzerine kurulu bir sivil anayasanın oluşturulması için çalışmaların tekrar başlatılması çağrısı yapılıyor. Bu sürece tüm siyasi partiler ve sivil toplumun da dâhil edilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.  Bu kapsamda, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün hala tam anlamıyla korunmadığına değinilerek, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesine ilişkin değişikliğin yeterli olmadığı vurgulanıyor. Türkiye’de ifade özgürlüğünün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) standartları ile uyumlu hale getirilebilmesi için, 301. madde başta olmak üzere, şiddet içermeyen fikirlerin özgürce ifade edilebilmesinin önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiği hatırlatılıyor.
  • Cezaevinde işkence sonucu ölen Engin Çeper konusuna ve bu olaya ilişkin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in özür dilemesine de değinilen taslakta, resmi gözaltı merkezleri içinde ve dışında, işkence ve kötü muameleyi önlemeye yönelik sistematik çabaların artırılması çağrısı yapılarak, İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Konvansiyonu’nun imzalanmasının bu yöndeki çabalara inandırıcılık kazandıracağı belirtiliyor.
  • Raporda Ergenekon davasına değiniliyor ve yetkililer organizasyonun devlet yapıları ile bağlantılarını ortaya çıkarmak için soruşturmayı sürdürmeye davet ediliyor. Öte yandan, dava sanıklarına yönelik uygulamalar konusunda gelen raporların endişe verici olduğu dile getirilerek adil yargılama ve hukukun üstünlüğü ilkelerine bağlı kalınması çağrısı yapılıyor.
  • Dini özgürlükler konusunda AİHM içtihadı ile uyumlu bir yasal çerçeve oluşturulması gerekliliği de raporda yer buluyor. Devlet yetkilileri, siyasi partiler, sivil toplum ve ilgili dini topluluklar ibadet özgürlüğünün sağlanması yönünde teşvik edilerek Heybeliada Ruhban Okulu’nun tekrar açılması ve “Ekümenik Patrik” sıfatının kullanımı konusunda çağrı yapılıyor. Alevilerin ibadet yerleri ve din eğitimi konusunda herhangi bir iyileşme olmadığı belirtilerek hükümetin gecikmeksizin bu konuya eğilmesi gerektiği belirtiliyor. Yine bu konuda Vakıflar Kanunu’na getirilen değişikliklerin dini toplulukların mülkleri ile ilgili bazı sorunları karşıladığı kaydedilerek, el konularak üçüncü kişilere satılan ve yeni kanun yürürlüğe girmeden önce birleştirilen vakıfların mülkleri ile ilgili sorunların da ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
  • Taslak raporda Kürt kökenli vatandaşların kültürel hakları, ekonomik ve sosyal fırsatların artırılarak Kürt sorununa kalıcı bir çözüm bulunması çağrısı da yapılıyor. Yine bu kapsamda, Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) kendisini PKK ve onun terörist faaliyetlerinden uzaklaştırması gerektiği belirtilerek taraflar Türk devletinin istikrarı, refahı ve bütünlüğünü artıracak bir çözüme katkı sağlamaya davet ediliyor. PKK ve diğer terörist gruplar tarafından Türkiye topraklarında gerçekleştirilen şiddet faaliyetleri kınanarak terörizm ile mücadele konusunda AP’nin Türkiye’nin yanında olduğu bir kez daha vurgulanıyor.
  • Rapor’da Komisyon’un kadın hakları ve cinsiyet eşitliğini sağlayan kanunların yürürlükte olduğuna ilişkin değerlendirmesi memnuniyetle karşılanarak bunun Türkiye’deki kadınların durumuna olumlu etki etmeye başlaması gerektiği vurgulanıyor. Bu çerçevede, “namus cinayetleri”nin sayısındaki artışın endişeyle karşılandığı belirtilerek yetkililer cinayetler, aile içi şiddet ve zorla evlendirmeyi engellemeye yönelik çabalarını artırmaya davet ediliyor.
  • Taslak’ta Ombudsman kanununun hala çıkarılmadığı da belirtiliyor. Anayasa Mahkemesi’ne bu konudaki yasa üzerine kararını bir an önce vermeye ilişkin davet yineleniyor. Benzer şekilde kamu harcamaları üzerindeki meclis denetiminin kuvvetlendirilmesi gerektiği belirtilerek Sayıştay için yeni mevzuata ihtiyaç olduğu ifade ediliyor.
  • Ekonomi alanında, Türkiye’nin Komisyon tarafından işleyen bir pazar ekonomisi olarak tanımlanması memnuniyetle karşılanarak büyümenin 2008 yılında düşüş göstermesine rağmen Türk ekonomisinin temelleri ve dayanıklılığının eskiye oranla daha kuvvetli olduğu kaydediliyor. Ancak, küresel krizin Türk ekonomisi üzerindeki olası etkilerinin endişe yarattığı dile getiriliyor. Bu çerçevede, Komisyon bu konuda bir rapor hazırlamaya davet ediliyor. Türk hükümetine ise Uluslar arası Para Fonu ve AB mali kurumları ile işbirliğini sürdürme çağrısı yapılıyor.
  • Bölgeler arasındaki ve kentsel ve kırsal eşitsizliğin Türk toplumunun refahı önünde önemli bir engel teşkil ettiği kaydedilerek Türk hükümetinin bu konuda hala kapsamlı bir strateji sunmamış olması üzüntüyle karşılanıyor. Bu konuda hazırlanması öngörülen stratejik plana ilişkin, Komisyon’un da Katılım Öncesi Yardım Aracı çerçevesindeki AB katkısı hakkında bilgi vermemiş olmasının hayal kırıklığı yarattığı belirtiliyor.
  • Raporda Gümrük Birliği kapsamında Türkiye tarafından taahhüt edilen bazı yükümlülüklerin halen gerçekleştirilmediğine değinilerek bu durumun ticari ilişkilere zarar verdiği iddia ediliyor. Özellikle Gümrük Birliği’ni yeni üye devletleri içerecek şekilde genişleten Katma Protokol’ün Türkiye tarafından tam olarak uygulanmadığı vurgulanıyor. Bu kapsamda, Aralık 2009 tarihine kadar yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin müzakere sürecini ciddi biçimde etkileyeceği hatırlatılıyor.
  • Kıbrıs sorununa BM Güvenlik Konseyi kararları ve AB ilkeleri çerçevesinde kapsamlı bir çözüm bulunması ihtiyacının altı çiziliyor. İki lider arasında halen devam etmekte olan müzakerelere destek verildiği kaydedilerek bu süreçten çıkabilecek bir çözümün AB müktesebatı ile uyumlu olması ve referandum ile kabul edilmesi halinde AP tarafından da destekleneceği ifade ediliyor.
  • Türk ve Irak yetkilileri arasında Bölgesel Kürt Yönetimi’ni de içerecek şekilde geliştirilen işbirliği memnuniyetle karşılanarak işbirliğinin daha da artırılması çağrısı yapılıyor.
  • Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Ermenistan Devlet Başkanı Sarkisyan’ın davetlisi olarak Eylül 2008’de Ermenistan’a gerçekleştirdiği ziyaret memnuniyetle karşılanarak bu ziyaretin ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayacağı umudu dile getiriliyor. Bu kapsamda Türk hükümetine, Ermenistan ile sınırın tekrar açılması ve tam ekonomik ve siyasi ilişkilerin yeniden tesis edilmesi çağrısı yapılıyor.
  • Türk ve Yunan hükümetlerinin ikili ilişkileri iyileştirmeye yönelik çabaları takdir ediliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 1995 yılında ilan edilen casus belli’nin kaldırılmasının bu ilişkilerin daha da iyileştirilmesine katkı sağlayacağı vurgulanıyor.
  • Türkiye, göç konusunda AB kurumları ile daha yakın çalışmaya davet edilerek taraflar arasında bir geri kabul anlaşması imzalanmasına yönelik görüşmelerin yeniden başlatılması çağrısı yapılıyor. Benzer şekilde, Komisyon ve Türk hükümeti bir vize kolaylığı anlaşması müzakere etmeye davet ediliyor.
  • Türkiye BM Güvenlik Konseyi’ne seçilmesi dolayısıyla tebrik edilerek AB pozisyonları ile uyumlu bir duruş sergilemeye teşvik ediliyor.

Taslak rapor 2 Aralık tarihinde AP Dış ilişkiler Komisyonu’nda görüşüldü. Raportör Ria Oomen-Ruijten, Türk hükümetinin siyasi reformlara eğilmesi gerektiğini belirterek bu durumun AB kadar Türkiye’nin de çıkarına olduğunu belirtti. Türkiye – AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ise raporda Ergenekon davası hakkında, örgütün tüm bağlantılarının ortaya çıkarılmasına yönelik çağrıya katıldığını ancak yargılamadan kimseyi suçlamamak gerektiğini belirtti. AP Üyesi Vural Öger ise raporun genelde dengeli olduğunu ancak dilinin biraz daha hafifletilebileceğini belirtti.

AP üyelerine rapora ilişkin değişiklik önergelerini sunmak için 16 Aralık 2008’e kadar süre tanınıyor. Taslak rapor Mart ayında AP Genel Kurulu’nda oylanarak nihai halini alacak.