İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
8-14 ARALIK 2008

ULUSLARARASI KRİZ GRUBU TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ ÜZERİNE BİR RAPOR YAYIMLADI

Merkezi Brüksel’de olan ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki uyuşmazlıkların barışçıl çözümüne yönelik kapsamlı çalışmalar yapılması amacıyla 1995 yılında kurulan Uluslararası Kriz Grubu, Türkiye’de yavaşlayan reform süreci ve ‘AB yılı’ ilan edilen 2008’de beklenen ivmenin gerçekleşmemesini mercek altına alan bir rapor yayımladı. Rapor; Türkiye’nin AB üyeliği yolunda sarf ettiği çabaların ve ülkenin siyasal rejiminde gerçekleşen dönüşümlerin altını çiziyor, ancak; AB’ye katılım doğrultusunda yeterli siyasi irade ve uzlaşı ortamının oluşturulamadığına dikkat çekiyor.

15 Aralık 2008 tarihinde açıklanan rapora göre; tartışmalı Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, AKP ve DTP kapatma davaları, artan PKK terörü gibi son iki yıla damgasını vuran gelişmeler AB reformlarını sekteye uğratmış olsa da, AKP iktidarı bu reformların devamlılığı konusunda kararlılıktan uzaklaşmış gözüküyor. Sürecin yeniden hızlandırılması için hükümete olduğu kadar muhalefete de sorumluluk düştüğünü belirten rapor, AB yetkililerine de müzakere sürecinde Türkiye’ye karşı daha cesaretlendirici ve destekleyici bir tutum sergilemeleri çağrısında bulunuyor.

Raporun çeşitli reform alanlarıyla ilgili olarak tespit ettiği eksiklikler ve atılması gerekli adımlar ise şöyle:

  • Sivil-asker ilişkileri: Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) son olarak Nisan 2007’deki bildirisiyle tescillenen siyasi hayata müdahalesinin önüne geçilmesi ve ordu üzerindeki sivil denetimin arttırılması,
  • Yargı reformu: Yargı bağımsızlığının temin edilmesinde özellikle Hâkim Savcılar Yüksek Kurulu ve Anayasa Mahkemesi’nin özerkliğinin sağlanması,
  • İnsan hakları ve temel özgürlükler: İfade özgürlüğündeki eksikliklerin giderilmesi, gayrimüslim ve dini azınlıkların dinsel hak ve özgürlüklerinin teminat altına alınması, polis şiddetinin azaltılması ve hapishane koşullarının iyileştirilmesi,
  • Kürt nüfusu ve Türkiye’nin çoğul etnik yapısı: Kürt sorununun sadece ekonomik bir mesele olarak görülmeyip, kimliğe dayalı kültürel taleplerin karşılanması,
  • Siyasi partiler ve seçim yasası: Parti içi demokrasi mekanizmalarının geliştirilmesi ve %10 ülke barajının indirilmesi,
  • Yolsuzlukla mücadele: Vergi kaçakçılığının önüne geçilmesi ve kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınması.

Türkiye’nin dış politika alanındaki başarılı girişimlerine ve özellikle Kafkaslar ve Ortadoğu’daki açılımlarına da değinen rapor, Kıbrıs sorununa getirilecek acil bir çözümün ancak AB ile Türkiye’nin ortak gayretleri sonucunda sağlanabileceğini ileri sürüyor. Uluslararası Kriz Grubu raporu, sonuç olarak, AB içindeki şüpheci yaklaşımların Türkiye’yi üyelik yolundaki kararlılıktan uzaklaştırmaması ve özellikle küresel mali kriz ortamında reform sürecine ağırlık verilmesi gerektiğini ifade ediyor.