İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
15-26 ARALIK 2008

TÜRKİYE’NİN KATILIM MÜZAKERELERİNDE İKİ BAŞLIK DAHA AÇILDI

Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki 6. hükümetler arası konferans 19 Aralık tarihinde Brüksel’de gerçekleştirildi. Konferansta, “Sermayenin Serbest Dolaşımı” ve “Bilgi Toplumu ve Medya” başlıkları müzakereye açıldı.

Başlıklar için kapanış kriterleri olarak ise şunlar belirlendi:

Sermayenin Serbest Dolaşımı

  • Sermaye hareketleri ve ödemeler ile ilgili olarak Türkiye’nin müktesebat ile kayda değer mevzuat uyumu sağlaması ve uygulamayı düzgün bir şekilde gerçekleştirebileceğini göstermesi,
  • Yabancıların emlak alımının müktesebat ile uyumlu bir şekilde kademeli serbestleştirilmesiyle ilgili olarak Türkiye’nin bir Eylem Planı sunması. Kademeli serbestleştirilmede kayda değer ilerleme gerçekleştirilmesi,
  • Para aklamanın engellenmesi konusunda mevzuatın müktesebat ve Mali Eylem Görev Gücü’nün önerileri ile uyumlu hale getirilmesi,
  • Para aklamanın engellenmesi ile ilgili tüm alanlarda geçerli mevzuatın uygulanmasını sağlayacak yeterli idari kapasitenin mevcut olduğunun gösterilmesi.

Bilgi Toplumu ve Medya

  • Türkiye’nin elektronik haberleşme ve bilgi toplumu hizmetleri alanlarındaki mevzuatını AB müktesebatı ile uyumlaştırmasını tamamlaması,
  • Piyasa analizlerinin ardından belirlenen etkin piyasa gücüne sahip operatörlere yönelik alınacak rekabeti sağlamaya dönük önlemler ile genel yetkilendirme rejiminin AB müktesebatına uygun olarak uygulanmasının sağlanması,
  • Türkiye’nin elektronik haberleşme alanındaki müktesebatı uygulamaya yönelik yeterli idari kapasitenin yanı sıra telekomünikasyon düzenleyicisinin şeffaflığı, öngörülebilirliği ve bağımsızlığını temin etmesi,
  • Türkiye’nin görsel işitsel politika alanındaki müktesebatı,  ulusal yasal çerçevenin televizyon yayınlarının yeniden iletimi ve alımı özgürlüğü prensibi ile uyumunu sağlayacak önlemler dâhil olmak üzere, aktarmasını hedefleyen yasal düzenlemeleri kabul etmesi,
  • Türkiye’nin, görsel işitsel düzenleyici sürecin şeffaflığının ve yetkili düzenleyici kurumun bağımsızlığının iyileştirilmesi yönünde benimsenen önlemlerin etkileri hakkında ilgili paydaşlarla bir istişare süreci yürütmesi. 

Bu şekilde Türkiye ve AB arasında müzakereye açılan toplam başlık sayısı 10’a ulaştı. Geçici olarak kapatılan tek başlık ise Bilim ve Araştırma olarak kaldı. Bilindiği üzere, kapanış kriterleri yerine getirilen başlıklar müzakereye geçici olarak kapatılıyor. Bu şekilde mevzuat uyumunda herhangi bir gerileme gözlenmesi veya konuya ilişkin AB müktesebatında bir değişiklik olması halinde başlık tekrar müzakereye açılabiliyor. Başlıklar Katılım Antlaşması’nın imzalanması ile birlikte kalıcı olarak kapatılıyor.

Konuya ilişkin bir açıklama yapan Avrupa İşlerinden Sorumlu Fransız Devlet Bakanı Bruno Le Maire, iki başlığın müzakerelere açılmasını gerçek bir başarı olarak niteledi. Le Maire, Türkiye’nin Orta Doğu ve Kafkaslardaki artan stratejik önemine de değinerek Kıbrıs konusunda çözüme ulaşılması durumunda Aralık 2006’dan bu yana müzakerelere kapalı olan başlıkların da açılabileceğini belirtti. Öte yandan, Le Maire müzakerelerin sonucunun önceden kestirilemeyeceğini ve tam üyeliğin tek sonuç olmadığını iddia etti.

Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn de konuya ilişkin bir açıklama yaparak Türkiye’yi reform sürecini hızlandırmaya davet etti. Özellikle temel haklar konusunda ilerleme kaydedilmesi gerektiğini belirten Rehn, bu sayede müzakerelerin hızının da artacağını ifade etti. Komisyon Üyesi, 2009’un Türkiye ile üyelik müzakereleri açısından bir kilometre taşı olabileceğini vurguladı.

Konuya ilişkin bir açıklama da Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’dan geldi. Babacan, tarama süreci tamamlanan 12 başlığın halen Konsey’de beklemekte olduğunu ve Türkiye’den bu konuda pozisyon istenmemesinden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Dışişleri Bakanı AB’den taahhütlerine sadık kalmasının ve müzakere sürecinin yapay engellere takılmadan devam ettirilmesinin beklendiğinin altını çizdi.  Babacan bu kapsamda, 2009’un ilk yarısındaki Çek Cumhuriyeti Dönem Başkanlığı sırasında müzakerelerin hızlandırılmasının beklendiğini vurguladı.