İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
01 - 07 EYLÜL 2008

KIBRIS SORUNUNA İLİŞKİN KAPSAMLI MÜZAKERELER BAŞLADI

3 Eylül 2008 tarihinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas arasında, Lefkoşa’daki ara bölgede Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın da katılımıyla bir görüşme gerçekleştirildi. Söz konusu toplantıda Özdil Nami ve Yorgo Yakovu da hazır bulundu. Görüşmede, kapsamlı müzakerelerin prosedürü belirlendi. Bu doğrultuda, liderlerin 11 ve 18 Eylül 2008 tarihlerinde bir araya gelerek kapsamlı müzakerelere başlamaları ve ilk olarak yönetim ve güç paylaşımı konularını ele almaları kararlaştırıldı.

Görüşme sonrasında yapılan basın toplantısında, Alexander Downer tarafından BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un mesajı okundu. Mesajda, Genel Sekreter’in barış konusunda iki tarafı da desteklediği ve verilen taahhütler vesilesiyle liderleri tebrik ettiği kaydedildi. Downer ise, yaptığı açıklamada, Kıbrıs için tarihi bir gün yaşandığını ve bunun, dünyadaki diğer bölgeler için ilham kaynağı olacağını ifade etti. Aynı zamanda, 4 Eylül tarihinde BM Güvenlik Konseyi’nde oybirliğiyle kabul edilen bildirgede, kapsamlı müzakerelere başlanmasının memnuniyetle karşılandığı vurgulandı.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Anakara tarafından da desteklenen çözüm sürecinin 2008 yılı içinde tamamlanmasını beklediğini belirtti. GKRY Lideri Hristofyas ise, 2008 sonuna kadar çözüme ulaşılması için elinden geleni yapacağının altını çizdi.

 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Kıbrıs raportörü Alman parlamenter Joachim Hörster tarafından yapılan yazılı açıklamada ise, liderler arasında başlatılan kapsamlı müzakerelerin, Kıbrıs’ın bölünmüşlüğüne son verilmesi için bugüne kadarki en iyi fırsat olduğunu ifade etti. Bilindiği üzere, Hörster tarafından hazırlanan raporun AKPM’de görüşülmesi bağlamında iki liderin AKPM’de birer konuşma yapması öngörülüyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni de, Atina’nın kapsamlı müzakereleri desteklediğini ve çözümün, BM Güvenlik Konseyi kararları ile AB ilke ve değerlerini esas alan; iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon temelinde, tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası kimlik çerçevesinde gerçekleşebileceğini vurguladı.