İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
01 - 07 EYLÜL 2008

AB GENİŞLEME POLİTİKASI ÇERÇEVESİNDE KAYDEDİLEN GELİŞMELER

AB yetkilileri, Eylül ayının ilk haftasında, AB üyeliğine aday olan Hırvatistan ile Makedonya Cumhuriyeti ve aday adayı Sırbistan ile AB arasında süregelen ikili ilişkilerin geleceği hakkında açıklamalarda bulundu. 

Bu çerçevede, önümüzdeki altı aylık dönemlerde AB Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenecek olan Çek Cumhuriyeti ile İsveç adına konuşan Çek Başbakan yardımcısı Vondra, Hırvatistan ile hâlihazırda yürütülmekte olan müzakerelerin 2009 yılı sonuna kadar kapanma olasılığının çok yüksek olduğunu belirtti. Söz konusu üyeliğe, Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girişi de dâhil olmak üzere hiçbir koşul getirilmeyeceği de özellikle vurgulandı. 2 Eylül’de yapılan basın toplantısında ayrıca, Hırvatistan’ın AB’ye üyeliğinin İsveç Dönem Başkanlığı süresince gerçekleşme olasılığının, Avrupa Komisyonu’nun yakın tarihte yayınlayacağı yol haritasına bağlı olduğu belirtildi.

Öte yandan, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn, AB üyeliğine adaylığı Aralık 2005 tarihinde resmileşen Makedonya Cumhuriyeti ile müzakerelerin başlatılması için ülkede önemli reformların gerçekleşmesi gerektiğini açıkladı. Rehn’in açıklamasında, Kopenhag siyasi kriterlerinin yerine getirilmesi ve Kasım ayında açıklanması beklenen İlerleme Raporunun olumlu unsurlar içermesi için, Makedonya’da siyasi istikrarın güçlendirilmesinin yanı sıra, gerekli demokratik ve hukuki reformların tamamlanması gerektiği de belirtildi.

Potansiyel aday ülke konumunda bulunan Sırbistan’da da AB üyeliğine ilişkin önemli gelişmeler yaşandı. 3 Eylül’de ise Sırbistan Cumhurbaşkanı ile birlikte düzenlenen toplantıda konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, ikili istikrar ve ortaklık anlaşmasının ticari bölümünün uygulanmaya başlanması ile Sırbistan’ın AB’ye yakınlaşma sürecinin hızlandırılacağını açıkladı. Barroso, Sırbistan’a AB üyeliğine resmi adaylık statüsü verilmesi konusunda kesin bir tarih vermenin doğru olmayacağı belirtmiş olsa da, söz konusu statünün, gerekli koşulların yerine getirilmesi durumunda 2009 yılında tanınması öngörülüyor.