İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
01 - 07 EYLÜL 2008

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ DOHA TURU GÖRÜŞMELERİNİN YENİDEN BAŞLATILMASI İÇİN ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Direktörü Pascal Lamy, geçtiğimiz aylarda yapılan ve bir sonuca ulaşılamayan zirvenin ardından Doha Turu görüşmelerini yeniden başlatabilmek için Ağustos ayı boyunca çeşitli ülkelerin ticaret bakanları ile temaslarda bulundu. Son olarak ABD Ticaret Temsilcisi Susan Schwab ile 22 Ağustos 2008 tarihinde bir araya gelen Pascal Lamy, görüşmelerin Eylül ayında tekrardan başlatılmasını amaçlıyor.

Bilindiği gibi, 21 Temmuz 2008 tarihinde başlayan Doha Turu görüşmeleri katılımcı ülkelerin tutumları arasındaki farklılıklar giderilemediği için tarım ve sanayi ürünlerinde ticaretin serbestleştirilmesine ilişkin anlaşma konusunda uzlaşma sağlanamadan 29 Temmuz 2008 tarihinde sona erdirilmişti. Görüşmelerde son olarak Hindistan’ın, gelişmekte olan ülkelere, ithalatlarında en az %15 artış olması durumunda gümrük vergilerini %25 oranında artırma imkânı veren teklifi ABD tarafından reddedilmişti. DTÖ’nün tarım görüşmelerindeki arabulucusu Crawford Falconer ise, taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının sadece teknik değil aynı zamanda siyasi olduğuna da dikkat çekti. Görüşmelere tekrar başlanması için çok fazla vakit kaybedilmemesi gerektiğini dile getiren Falconer, önlerinde pamuk, hassas ürünler konusunda yeni tarife kotaları ve tarifelerin basitleştirilmesi gibi sorunlar olduğunu belirtti.

Öte yandan OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) Genel Sekreteri Angel Gurría tarafından 2 Eylül 2008 tarihinde yapılan açıklamada, Doha görüşmeleri neticesinde pazarların daha da açılmasının dünya ekonomisini canlandırmak için atılabilecek en önemli adım olduğu ifade edildi. Gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin büyüyen pazarlara daha kolay erişimlerinin sağlanmasıyla kendi ekonomik zenginliklerini artırabileceklerini belirten Angel Gurría, pek çok gelişmekte olan ülkede, pazarların yabancı ürünlere açılmasının ekonomik büyümeyi tetiklediğini hatırlattı. Gurría, mevcut durumda en fazla siyasi kararlılığa ihtiyaç duyulduğunu da vurguladı.