İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 KASIM 2007

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI “AB MÜKTESEBATININ YATAY OLARAK UYGULANIŞININ ÖNCÜ TÜRK SEKTÖRLERİNE ETKİLERİ” PROJESİ İLE İLGİLİ BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

Müzakerelerin başlatılmasıyla, Türkiye’de AB müktesebatına uyum çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucunda sektörlerimizi ilgilendiren tüm alanlarda köklü bir değişim meydana geldiği gerçeğinden hareketle İKV, AB Sivil Toplum Diyaloğu: Avrupa Bilgi Köprüleri Programı kapsamında “AB Müktesebatının Yatay Olarak Uygulanışının Öncü Türk Sektörlerine Etkileri” başlıklı bilgilendirme projesini tamamlamıştır.

Projenin iştirakçi kuruluşlarının da katılımıyla 16 Kasım 2007 tarihinde İstanbul Swissotel’de kapanış basın toplantısı gerçekleştirilmiştir. İKV Başkanı Prof. Halûk Kabaalioğlu’nun açış konuşmasıyla başlayan basın toplantısına, projeye teknik destek sağlayan Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nden Ekonomik ve Mali İşler Daire Başkanı İnci Rösch’ün yanı sıra proje kapsamında ele alınan 6 öncü sektörün üst düzey temsilcileri katılmıştır. Basın toplantısında, iştirakçi kuruluşların temsilcileri, müzakere sürecinde sektörlerin işbirliğinin önemi ve benzer sorunlara ortak bir çerçevede çözüm arama girişimlerine yönelik konuşmalar yapmıştır.

Proje kapsamında, sırasıyla otomotiv ve yan sanayi, kimya, seramik, çimento, tekstil ve konfeksiyon ile gıda olmak üzere toplam altı öncü Türk sektörüne yönelik düzenlenen bilgilendirme seminerleri; Otomotiv Sanayi Derneği (OSD), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD), Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD), Seramik Kaplama Malzemeleri Üreticileri Derneği, Türkiye Çimento Müstahsilleri Derneği (TÇMB), Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS), (SERKAP), İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri (İTKİB), Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası (TTSİS) ile Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) işbirliğinde, AB müktesebatının uygulanmasının bu sektörler üzerindeki yatay etkilerini araştırmak üzere gerçekleştirilmiştir. Projenin son aşaması kapsamında söz konusu sektörlerin AB müktesebatına uyumuna ilişkin raporlar yayımlanmıştır.

Otomotiv sektörüne ilişkin olarak malların serbest dolaşımı ve standardizasyon, çevre, rekabet ve tüketicinin korunması; kimya sektörüne ilişkin olarak çevre ile iş sağlığı ve güvenliği; seramik sektörüne ilişkin olarak malların serbest dolaşımı, çevre ile iş sağlığı ve güvenliği; çimento sektörüne ilişkin olarak çevre ile iş sağlığı ve güvenliği; tekstil sektörüne ilişkin olarak Serbest Ticaret Anlaşmaları, Ticari Korunma Araçları ve Tercihli Menşe Kurallarının Basitleştirilmesi çalışmalarına ilişkin, ilgili AB müktesebatı kapsamındaki mevzuata uyum, uyumda karşılaşılan güçlükler ve söz konusu sorunların çözümüne yönelik öneriler değerlendirilmiştir.

Proje çerçevesinde ele alınan müktesebat fasıllarından dış ilişkiler konusunda, AB’nin çeşitli üçüncü ülkelerle imzalamak üzere görüşmelerde bulunduğu Serbest Ticaret Anlaşmaları ile ilgili olarak, Türkiye’nin görüşmelerde yer almamasının yarattığı olumsuz durumun altı çizilmiştir. Bu konuda acilen somut çalışmalar yapılması gereği vurgulanmıştır. Türkiye’nin söz konusu üçüncü ülkelerle STA yapmasına kadar geçen süreç içerisinde oluşan zararın ortadan kaldırılması için Gümrük Birliği’nde yer alan Türkiye’nin üçüncü ülkelerle, AB ile eş zamanlı olarak STA’lar yapması gereği yinelenmiştir.

Toplantıda yapılan konuşmalarda özellikle yer alan bir başka husus ise, uyum kapsamında yapılan mevzuat değişikliklerinin sektörlerle yakın işbirliği ve istişare içerisinde çıkarılmasına özen gösterilmesi gerekliliği olmuştur. Bunun en önemli örneklerinden biri, Ambalaj Atıkları Yönetmeliği’ndeki uygulamalar olarak verilmiştir.

Toplantıda ayrıca, AB’ye önemli ölçüde ihracat yapan kimya sektöründe, özellikle REACH Tüzüğü ile ilgili olarak kimyasalların tescilinde, Türkiye’nin Gümrük Birliği içerisinde yer almasına rağmen üçüncü ülke statüsünde değerlendirilmesi neticesinde Avrupa Kimyasallar Ajansı (ECA)’ya doğrudan başvurulamaması önem bir sorun olarak ifade edilmiştir.

Son olarak etkin sektörel politikalar oluşturulması için olmazsa olmaz koşul olan sağlıklı istatistik üretimi konusunda, özellikle TÜİK’in veri gizliliğine ilişkin, şeffaflığı zedeleyen uygulamaları, acilen çözümlenmesi gereken bir sorun olarak nitelenmiştir.

Basın toplantısında gerçekleştirilen sunuma www.ikv.org.tr adresinden ulaşabilirsiniz.