İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-13 TEMMUZ 2007

İKTİSADİ KALKINMA VAKFI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNİ DEĞERLENDİREN BİR BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ

İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından 9 Temmuz 2007 tarihinde TOBB Plaza’da düzenlenen basın toplantısında Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu Türkiye-AB ilişkilerindeki mevcut durumu değerlendirdi. İKV Başkan Yardımcısı Yılmaz Kanbak, Yürütme Kurulu Üyeleri Yavuz Canevi ve Tahsin Öztiryaki’nin de katıldığı basın toplantısında yaptığı konuşmada Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu  müzakere sürecinde özel sektörün sürece katılımının istenilen düzeyde olmadığını belirterek bu süreçte özel sektörün görüşünün alınması ve iş dünyasının müzakere sürecine kurumsal bazda aktif olarak katılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin AB hedefinin uzun soluklu bir koşu olduğunu ve AB üyeliğinin amaç değil çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşmak için araç olduğunu söyleyen İKV Başkanı Kabaalioğlu bu yüzden seçimlerin neticesinde oluşacak yeni Meclis ve kurulacak hükümet için de bu hedeflerin geçerli olması gerektiğini savundu.

Türkiye’nin coğrafi olarak Avrupa’da olmadığı argümanı hakkında İKV Başkanı, Türkiye’nin bazı AB üyesi ülkelere kıyasla çok daha fazla Avrupa coğrafyası içinde olduğunu ve Avrupa medeniyetinin doğduğu yerin Anadolu toprakları olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin Gümrük Birliği’nin tamamlanmasıyla AB’ye entegrasyonda önemli bir adım attığını söyleyen Kabaalioğlu, Gümrük Birliği’nin, kapsadığı alanlarda 27+1(Türkiye)=28 ülkeyi içeren bir entegrasyon modeli yarattığını, başta serbest ticaret anlaşmaları olmak üzere her konuda bunun gereğinin yerine getirilmesinin şart olduğunu belirtti.

İmtiyazlı ortaklık önerilerine de değinen Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu, imtiyazlı ortaklık önerisinin içinin boş olduğunu, Türkiye’nin stratejik ve coğrafi gücünün Birliğe yapacağı katkının AB liderleri tarafından çok iyi görülmesi gerektiğini ve AB’nin, ulaşmaya çalıştığı hedefler arasına Türkiye’nin tam üyeliği hedefini de eklediğinde kendi özünü oluşturan değerlerle çok daha sıkı bir şekilde bütünleşmiş olacağını vurguladı. Toplantının sonunda Prof. Dr. Halûk Kabaalioğlu İKV’nin önümüzdeki dönem için öngördüğü faaliyetlerini şu şekilde sıraladı:

İKV Yürütme Kurulu Üyesi Yavuz Canevi’nin koordine edeceği, AB konusunda deneyimli, mesleki tecrübesinden ve bilimsel katkılarından yararlanabileceğimiz çok değerli kişilerin katılımıyla bir Yüksek İstişare Kurulu’nun oluşturulması;
TUNAECS ile işbirliği içinde sonbaharda çok geniş katılımlı iki günlük bir sempozyum düzenlenmesi, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üniversitelerden AB konusunda çalışan çok değerli bilim adamlarıyla ortak çalışma grupları oluşturularak tebliğler sunulması ve yayımlanması;
Avrupa Parlamentosu’nda veya diğer AB çevrelerinde Türkiye’yi tanımayan fakat ziyaret edip, bizleri dinlemesi ve tanıması halinde görüşü değişecek kişilerin Türkiye’ye gelmesinin sağlanması;
TOBB ile işbirliği içerisinde, Brüksel’de Türkiye üzerine çalışan yetkililer, Türkiye ile ilgili kararlar alan makamlarda yer alan bürokrat ve uzmanlar ile Türkiye’den farklı görüşlerin temsil edileceği tartışmaların düzenlenmesi (Bunun ilk örneği 11 Temmuz tarihinde Brüksel’de gerçekleştirilmiştir. Alessandro Missir di Lusignano anısına düzenlenen toplantıya konuşmacı olarak Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, Sayın Tayyibe Gülek, Prof. Dr. Feroz Ahmad katılmıştır.);
Anadolu’nun değişik illerinde Türkiye-AB ilişkilerinde gelinen noktayı, karşılaşılan sorunları gündeme getiren seminerlerin sürdürülmesi (Bugüne kadar 37 ilde gerçekleştirilen seminerler dizisi TOBB’un desteği ve ABGS’nin işbirliği ile devam edecektir);
İKV kurucu ve mütevelli kurumları ile işbirliği içinde gerçekleştirilen faaliyetlere devam edilmesi;
Etki analizi hazırlanması konusunda iş dünyası temsilci kurumlarına vermekte olduğumuz eğitimlerden oluşan projenin sürdürülmesi;
AB müktesebatının uygulanışının sektörlerimiz (otomotiv, gıda, seramik, çimento, kimya, tekstil ve hazır giyim) üzerindeki yatay etkilerini inceleyen projenin sürdürülmesi;
Kuruluşundan bu yana 500’e yakın araştırma yayımlamış olan Vakfımız tarafından önümüzdeki dönemde 2007 Programı’nda yer alan (IPA, gıda güvenliği, Topluluk programları, AB kamuoylarında Türkiye’ye karşı önyargılar gibi) çalışmaların yanı sıra, havaalanlarından Türkiye’ye giriş yapan turistlere dağıtılmak üzere Türkiye – AB ilişkilerini basit bir dille anlatan bir kitapçığın hazırlanması;