İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
27 KASIM-4 ARALIK 2012

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta, Avrupa Birliği (AB) gündeminde üzerinde uzun süredir anlaşmanın sağlanamadığı Yunanistan’ın ikinci kredi dilimi, Avrupa Komisyonu’nun ekonomik yönetişimi güçlendirmek üzere açıkladığı eylem planı ve kredi derecelendirme kuruluşlarına getirilen yeni kurallar yer aldı.

27 Kasım’da Yunanistan’a verilecek ikinci kredi dilimi gündemiyle son üç hafta içerisinde üçüncü kez bir araya gelen Avro Alanı maliye bakanları ve Uluslararası Para Fonu (IMF) yetkilileri 43,7 milyar avroluk kredi diliminin serbest bırakılması üzerinde mutabakata vardılar. Yunanistan’ın kredi faizleri düşürülürken, borçlarının daha uzun vadeye yayılması ve Yunan devlet tahvillerinden elde edilecek karın Yunanistan’a devredilmesini içeren bir dizi önlemi de kabul ettiler, böylece Yunanistan’ın borcunun 2020 yılına kadar 40 milyar avro düzeyinde tutularak hafifletilmesi amaçlanıyor.

Avrupa Komisyonu’nun 28 Kasım 2012 tarihinde sunduğu kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri ortaya koyan “Derin ve Gerçek bir Ekonomik ve Parasal Birliğe yönelik Eylem Planı” AB’de tartışmaların merkezinde yer aldı. Eylem Planı’na göre, kısa vadede mevcut Antlaşmalarda değişiklik gerektirmeyen Avrupa sömestri, altılı paket (six pack) gibi yönetişim reformlarının uygulanmasına ve bankacılık birliğinin hayata geçirilmesine odaklanılırken, Komisyon, 2014 yılında yapılacak Avrupa seçimlerinden sonra Antlaşmalarda değişikliğe gidilmesi talebinde bulunacak. Böylece, Avro Alanı’na özel bir bütçe oluşturulması, itfa fonu ve tahvilleri ile kamu borçlarının ödenmesi için ortak tahvil çıkarılması mümkün olacak. AB’nin daha federal bir yapıya evrilmesini öngören değişiklikler, bazı Üye Devletler tarafından olumlu karşılanmayacağa benziyor. Eylem Planı, 13-14 Aralık’ta gerçekleştirilecek AB Liderler Zirvesi’nde ele alınacak.

AB gündeminin bir diğer konusu ise kredi derecelendirme kuruluşlarının denetimine ilişkin yeni kurallar oldu. Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi kredi değerlendirme ajanslarının denetimine ilişkin yeni kurallar konusunda uzlaşmaya varırken, yeni kuralların kredi değerlendirmesine aşırı bağımlılığı azaltacağı, çıkar çatışmasını ortadan kaldıracağı ve sivil sorumluluk düzeni getireceği belirtildi. Kredi değerlendirme şirketlerine AB Üye Devletleri’nin borçlarına ilişkin değerlendirmelerini taahhüt takvimine uygun olarak açıklama yükümlülüğü getiren yeni kurallar ile bir yılda azami üç tane talebe bağlı olmayan derecelendirme içermesine ve AB piyasaları kapandıktan sonra veya açılmalarından en geç bir saat önce açıklanmasına izin verileceği ifade edildi. Ayrıca yeni kurallara göre yatırımcıların ihmal ya da düzenlemelerin uluslararası ihlalinden kaynaklı zarara uğramaları hallerinde kuruluşların hukuki sorumluluğunun şart koşulduğu vurgulandı.

Türkiye’nin AB gündeminde ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye-İspanya 4’üncü Hükümetler Arası Zirve sebebiyle İspanya’ya gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Türkiye-AB ilişkileriyle ilgili yaptığı açıklamalar vardı. Başbakan Erdoğan, İspanya'nın AB Konseyi Dönem başkanlığından sonra hiçbir faslın müzakereye açılmadığını belirtirken, İspanya'nın bugüne kadar vermiş olduğu desteğin önemini vurguladı. İspanya Başbakanı Mariano Rajoy da ülkesinin Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteğin altını çizerek, Türkiye’nin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini, AB’nin de gereken adımları atması gerektiğini belirtti. Erdoğan, İspanya ziyareti dönüşünde İrlanda'nın 1 Ocak 2013 itibarıyla başlayacak olan AB Konseyi Dönem Başkanlığı süresince Türkiye’nin üyelik sürecinin canlanabileceğini belirtti. İspanya’nın da Türkiye'nin AB müzakerelerinde rekabet politikası, devlet yardımları ve sosyal politika konularındaki başlıkların hemen açılması için destek verme taahhüdünde bulunduğunu belirten Erdoğan, İspanyol mevkidaşı ile vize konusunda bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade ederek, bu konuda ikili bir çalışmanın başlatılacağını sözlerine ekledi. Başbakan Erdoğan ayrıca, Türkiye’nin AB üyelik sürecinin hızlandırılması amacıyla yakın tarihte bir Brüksel ziyareti gerçekleştireceğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan oylamada Filistin Yönetimi’nin “üye olmayan gözlemci devlet” statüsü başvurusu 138 evet, 9 hayır ve 41 çekimser oyla kabul edildi. Aleyhte oy kullanan ülkeler arasında, İsrail, ABD ve Kanada'nın yanı sıra Çek Cumhuriyeti, Panama ve dört Pasifik ada ülkesi bulunuyor. Filistin bu kararla, İsrail'in yürüttüğü yasadışı yerleşim faaliyetleri, işgal ve saldırılar gibi konuları BM kurumlarına ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne taşıyabilecek.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta diliyoruz.