İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
9-19 KASIM 2012

AB DIŞİŞLERİ VE SAVUNMA KONSEYİ TOPLANTILARI BRÜKSEL’DE GERÇEKLEŞTİRİLDİ

19 Kasım 2012 tarihinde Brüksel’de AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’ın başkanlığında gerçekleştirilen AB Dışişleri Konseyi toplantısında bir araya gelen AB dışişleri bakanlarının gündeminde Gazze’de tırmanan krizin yanı sıra Mali, Suriye, Mısır ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki (DRC) son durum vardı. Dışişleri Konseyi toplantısından önce bir araya gelen AB savunma bakanları ise, AB’nin askeri kabiliyetlerini ve mevcut ekonomik durumda askeri kaynakların “birleştirilmesi ve paylaştırılması” konusunu görüştüler.

AB Dışişleri Konseyi’nden Hamas’ın saldırılarını kınama, İsrail’e orantılı tepki çağrısı

Gazze’de tırmanan gerginlikten duydukları endişeyi dile getiren AB dışişleri bakanları, saldırıların bir an önce durdurulması çağrısında bulundular. Mısır ve bölgedeki diğer aktörlerin ivedilikle bir ateşkes sağlanmasına yönelik arabuluculuk faaliyetlerini desteklediklerini belirten AB dışişleri bakanları, BM Genel Sektreteri’nin bölgeye yönlendirdiği misyondan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. AB dışişleri bakanları, Hamas ve diğer silahlı grupların Gazze Şeridi’nden İsrail’e yönelik roket saldırılarını şiddetle kınadıklarını ifade ederek, bunlara bir an önce son verilmesi çağrısında bulundular. Masum sivillerin hedef alınmasının meşrulaştırılamayacağının altını çizen AB Dışişleri Konseyi, İsrail’in halkını bu gibi saldırılardan koruma hakkı olduğunu belirtirken, bu hakkı kullanırken orantılı bir biçimde hareket etmesi gerektiğini vurguladı ve tarafları uluslararası insan hakları hukukuna riayet etme çağrısında bulundu.

AB Dışişleri Bakanları Suriye Ulusal Koalisyonu’na destek verdi

Şiddetin Mart 2011’den bu yana sürmekte olduğu Suriye’deki durumu ele alan AB Dışişleri Konseyi Suriye’deki krizin komşu ülkelere sıçramasından ve bölgede güvenlik ve istikrarı tehdit etmesinden duydukları endişeyi dile getirdiler. AB’nin Suriye’nin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlı olduğunu yineleyen AB dışişleri bakanları, BM ve Arap Ligi Ortak Temsilcisi Lahdar Brahimi’nin krize siyasi bir çözüm bulunması yönündeki çabalarını da desteklediklerini teyit ettiler ve Esad rejiminin üzerindeki baskıyı artırma yolundaki tüm kararları veto eden Çin ve Rusya’yı ima ederek, BM Güvenlik Konseyi’nin tüm üyelerine sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulundular.

AB dışişleri bakanları Suriyeli muhaliflerin 11 Kasım’da Doha’da varılan anlaşma ile Suriyeli Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu çatısı altında birleşmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, yeni oluşumu Suriye halkının taleplerinin meşru temsilcisi olarak gördüklerini belirtirken, yeni oluşumu Suriye halkının “tek meşru temsilcisi” olarak tanımaktan kaçındılar. Bunu Suriye muhalefetinin bütünlüğünün sağlanmasına yönelik önemli bir adım olarak nitelendiren AB dışişleri bakanları, yeni oluşumun kapsayıcı bir şekilde, demokrasi ve insan hakları ilkelerine bağlı olarak tüm muhalif gruplar ve Suriye halkının tüm kesimleriyle birlikte çalışmasını beklediklerini kaydettiler.

AB Dışişleri Bakanları Mali’de kalıcı bir çözümü destekliyor

AB Dışişleri Konseyi Mali’deki siyasi krize Afrikalıların liderliğinde kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Kabul edilen karar metninde, Mali’li yetkililere bir an önce silahlı kuvvetlerin sivillerin denetimi altına alınması başta olmak üzere, ülkede anayasal ve demokratik düzenin yeninden sağlanmasına yönelik gerçekçi bir yol haritası kabul etmeleri çağrısında bulunuldu. Seçimlerin bir an önce düzenlenmesi gerektiğinin önemine değinen AB dışişleri bakanları, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun (ECOWAS) bölgedeki rolünü desteklemeyi de taahhüt ettiler.

AB Dışişleri Bakanları Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Kuzey Kivu bölgesinde M23 tarafından gerçekleştirilen saldırıları şiddetle kınadıklarını ifade ederek, saldırılara son verilmesi çağrısında bulundular ve ülkenin doğusundaki insani kriz ve güvenlik durumunun bölgedeki istikrarı tehdit ettiğini kaydettiler.

19 Ekim 2012 tarihinde Beyrut’taki bombalı saldırıyı şiddetle kınadıklarını ifade eden AB dışişleri bakanları, Lübnan’da ulusal birliğin ve istikrarın korunmasının önemine değinerek tüm siyasi kesimleri Baabda Deklarasyonu’nun uygulanması için yapıcı bir işbirliği içerisinde hareket etmeye çağırdılar.

Yemen’deki siyasi geçiş sürecinin birinci yılında Cumhurbaşkanı Hadi’nin liderliğinde elde edilen ilerlemeyi memnuniyetle karşılayan AB dışişleri bakanları, Yemen’in toprak bütünlüğü, birliği, egemenliği ve siyasi bağımsızlığına bağlılıklarını teyit ederek, siyasi ve insani sektörler ile ekonomi ve güvenlik sektöründe Yemen halkının beklentilerini karşılayacak ilerlemelere ihtiyaç duyulduğuna dikkat çektiler.

AB Dışişleri Konseyi, AB ile Güney Afrika arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi için Güney Afrika ile bir insan hakları diyaloğu başlatılmasını karara bağladılar.

AB dışişleri bakanları, Karayipler ile AB arasındaki işbirliğinin müşterek çıkar alanları olan bölgesel bütünleşme, Haiti’nin yeniden imarı, iklim değişikliği, suç ve güvenlik gibi alanlarda güçlendirilmesini öngören Karayipler-AB Ortaklık Stratejisi’ni memununiyetle karşıladılar.

AB dışişleri bakanları Üye Devletler arasında askeri teknoloji ve teçhizat ihracatı konusunda işbirliği ve uyumun sağlanması konusunda kararlılıklarını dile getirirken, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki son gelişmeler ışığında bunun öneminin arttığına dikkat çektiler.

Moldova ile vize serbestisi konusundaki gelişmeleri ele alan AB dışişleri bakanları, Moldova ile Vize Serbestisine yönelik Eylem Planı’nın Moldovalı yetkililerle paylaşıldığı Ocak 2011’den bu yana Komisyon’un Eylem Planı’nın uygulanmasına ilişkin üçüncü raporunu memnuniyetle karşıladılar. Eylem Planı’ndaki önlemlerin ilk kısmının başarıyla uyguladığına kanaat getiren AB Dışişleri Konseyi, Moldova’nın Eylem Planı’nın bir sonraki safhasındaki önlemleri uygulamaya geçmesine karar verdi ve Komisyon’u süreci takip etmeye çağırdı.

AB savunma bakanları savunmanın etkinliğinin azami seviyeye çıkarılması konusunda anlaştı

Danimarka dışındaki ülkelerin savunma bakanları Ashton’ın başkanlığında Avrupa Savunma Ajansı’nın (EDA) İcra Kurulu toplantısında bir araya gelerek, helikopter eğitimi konusunda ulusal girişimlerin uyumlulaştırılmasını amaçlayan 10 yıllık bir programa ilişkin bir anlaşma imzaladılar.

AB savunma bakanları, birleştirme ve paylaştırma konusunda daha sistematik bir yaklaşım geliştirilmesi amacıyla Üye Devletlerin savunma kabiliyetlerinin artırılması için işbirliği çabalarının desteklenmesine yönelik birçok eylemi içeren Birleştirme ve Paylaştırmaya ilişkin Davranış Kuralları’nı kabul ettiler. Savunma bakanları, ayrıca EDA’nın 2013 yılı bütçesini 30,5 Milyon Avro olarak onayladılar.

AB savunma bakanları, Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’nın (CSDP) gelişmesi için ortak askeri kabiliyetin artırılması gerektiğini ve AB’nin içinde bulunduğu zorlu ekonomik şartlarda AB’nin savunma harcamalarının etkinliğinin azami düzeye çıkarılması gerektiğini not ederek, askeri kabiliyetin birleştirilmesi ve paylaştırılması yoluyla işbirliğini artırma taahhüdünde bulundular.

10 Avrupa ülkesi, havada yakıt ikmali kapasitelerini artırmak üzere işbirliği yapmaya karar verdi. Hatırlanacağı gibi, AB tanker uçaklarının yetersizliği 2011 yılında Libya savaşı sırasında ortaya çıkmıştı. Belçika, Fransa, Yunanistan, İspanya, Macaristan, Lüksemburg, Hollanda, Polonya, Portekiz ve AB üyesi olmayan Norveç’in savunma bakanlarının kaleme aldıkları niyet mektubu bu ülkelerin birbirlerinin uçaklarını kiralamasına, ödünç almasına ve yeni uçak satın almasına imkan sağlayacak. Bu anlaşma ile, AB’nin stratejik tanker kapasitesinin 2020 yılına kadar artırılması öngörülüyor.