İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
10-16 EKİM 2012

11 AB ÜLKESİ MALİ İŞLEMLER VERGİSİ KONUSUNDA ANLAŞTI

9 Ekim 2012 tarihinde Avrupa Birliği maliye bakanları toplantısında 11 AB ülkesinin (İtalya, İspanya, Slovakya, Estonya, Fransa, Almanya, Avusturya, Belçika, Yunanistan, Portekiz ve Slovenya) mali işlemler üzerinden alınması planlanan vergi konusunda anlaşmaya vardığı belirtildi.  İngiltere'nin karşı çıktığı ve çok tartışılan 'Mali İşlemler Vergisi' üzerinde anlaşan 11 AB ülkesi, mali işlemler üzerinden daha sonra belirlenecek bir oranda vergi alınması için yeni düzenlemeler hazırlayacağı ifade edildi. AB'nin, üzerinde anlaşma sağlanamayan konularda daha az sayıda ülkenin birlikte hareket etmesine olanak sağlayan '-“geliştirilmiş işbirliği” prosedürünün devreye girmesi için dokuz ülkenin (27 AB ülkesinin üçte biri) onayı gerekiyor. Buradan yola çıkarak, mali işlemler vergisini AB çapında yürürlüğe koyma planlarının İngiltere engeline takılmasının ardından Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya'nın öncülüğündeki 11 ülkenin anlaşmaya varmasının planın tekrar canlandırılması açısından önemli olduğuna değinildi.

Daha önceden Nobel ödüllü iktisatçı James Tobin tarafından önerilen mali işlemler vergisinin yeni hali kamuoyunda Robin Hood vergisi olarak anılıyor. Avrupa'da yaşanan krize finans sektörünün sebep olduğu, krizin risklerinin iyi yönetilmeyip batan bankalar nedeniyle halka hem ek vergi yüklendiği hem de beraberinde işsizlik gibi çok önemli bir maliyet getirdiği düşünülüyor. Bu nedenlerden dolayı halkın mali krizde ödediği bu yüksek maliyete finans kesiminin de katılması gerektiği görüşünün savunulması ve verginin zenginden alınıp fakire verileceği için de bu mali işlemler vergisi kamuoyunda Robin Hood vergisi olarak adlandırılıyor.

Mali işlemler vergisinin, tahvil ve hisse senedi alım satımında binde bir, türev ürünlerin işlemlerinden on binde bir oranında tahsil edilmesinin planlandığı ifade edilirken, bu sayede vergiden yılda yaklaşık 57 Milyar Avro toplanabileceği vurgulandı. Fransa’nın bu gelirlerin AB bütçesine aktarılmasını istediği, Almanya’nın ise paranın ulusal hükümetlerde kalmasını savunduğu belirtildi.

Buna karşın, başını İngiltere’nin çektiği ve aralarında İsveç, Lüksemburg, Güney Kıbrıs, Finlandiya, İrlanda ve Malta’nın bulunduğu ülkeler,  bu verginin yürürlüğe girmesine karşı çıkıyor. İsveç Maliye Bakanı Anders Borg konuyla ilgili olarak, verginin Avrupa Birliği’ndeki büyümeyi azaltacağını, hem hükümetlerin hem de şirketlerin finansman maliyetlerini yükselteceğini belirtirken, bu tür bir vergiden kaçınmanın daha iyi olacağını ifade etti. Bunun yanında öneriye destek vermeyen ülkelerin, verginin bankacılık faaliyetlerinin başka ülkelere taşınmasına sebep olmaktan başka bir işe yaramayacağını savunduğu vurgulandı.

AB maliye bakanlarının Kasım ayında yapılacak toplantısında konunun tekrar ele alınacağı belirtildi. Verginin amaçları ve toplanan verginin nasıl harcanacağının ayrıntılı olarak ele alındığında AB üyesi ülkelerin tamamının vergiye destek vereceği ileri sürüldü.