İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
19-25 EYLÜL 2012

AVRUPA’DA YABANCI DİL ÖĞRENİMİNE BAŞLAMA YAŞI GİDEREK DÜŞÜYOR

Avrupa Komisyonu 20 Eylül 2012 tarihinde “Avrupa’daki Okullarda Dil Öğretimine İlişkin Temel Bulgular−2012” başlıklı raporu yayımladı. Rapor, 26 Eylül’de Avrupa çapında etkinliklerle kutlanacak olan Avrupa Dilleri Günü öncesinde Avrupa’daki dil öğretimine ilişkin önemli tespitler içeriyor. 2001 yılında Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’nin ortak girişimiyle başlatılan ve Avrupa’daki dil çeşitliliğini kutlamayı amaçlayan Avrupa Dil günü bu yıl da aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 47 Avrupa Konseyi üyesi ülkede çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

“Avrupa’daki Okullarda Dil Öğretimine İlişkin Temel Bulgular−2012” Raporunda, Avrupa’da yabancı dil öğretimine başlama yaşının giderek düştüğü belirtiliyor ve AB’deki okullarda okuyan öğrencilerin çoğunun 6 ila 9 yaş aralığında yabancı dil öğrenmeye başladıkları belirtiliyor. Avrupa Birliği’nin resmi istatistik kurumu Eurostat ile Hayatboyu Öğrenme Programına katılan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 34 ülkenin eğitim sistemleri ve politikalarına ilişkin bilgi sağlamakla görevli Eurydice ağının ortak çalışması olan rapor, 27 AB üyesi devlet ile, Türkiye, Hırvatistan, İzlanda, Lihtenştayn ve Norveç’te yabancı dil eğitimine ilişkin verileri içeriyor. Raporda, Letonya, Macaristan, Hollanda, Finlandiya, İsveç, İngiltere ve Belçika’daki Fransızca konuşan toplum dışındaki birçok ülke ve bölgede zorunlu yabancı dil öğrenme yaşının son 15 yılda, giderek düştüğü tespiti yer alıyor. Rapora göre, bazı ülkelerde yabancı dil öğretimi anaokulunda başlıyor. Örneğin Belçika’daki Almanca konuşan topluma mensup öğrenciler yabancı dil öğrenmeye 3 yaşında başlıyorlar. Rapora göre, Türkiye’deki öğrenciler zorunlu yabancı dil öğretimine 9 yaşında başlıyorlar ve 18 yaşına kadar yabancı dil dersleri görüyorlar. Türkiye’deki öğrencilere 14 yaşında iki yabancı dili zorunlu okuyabilecekleri okullara geçme imkanı veriliyor.

Rapora göre, Avrupa ülkelerinde en çok öğretilen yabancı dil İngilizce. İngilizce’yi, sırasıyla Fransızca, İspanyolca, Almanca ve Rusça takip ediyor. Ortaöğretimin alt seviyesinde ve yüksek orta öğretimde İngilizce öğrenen öğrencilerin oranı yüzde 90’ı geçiyor. Geriye kalanların yüzde 0 ila yüzde 5’i ise Fransızca, İspanyolca, Almanca veya Rusça öğreniyor.

Avrupa Komisyonu’nun Eğitim, Kültür, Çoklisanlılık ve Gençlikten Sorumlu Üyesi Androulla Vassiliou, lisan çeşitliliğinin ve kültürel çeşitliliğin Avrupa Birliği’nin en önemli zenginlikleri arasında olduğunu belirterek, en genç Avrupa vatandaşlarının da Avrupa’nın kültürel zenginliğiyle tanışma şansını elde etmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.