İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-18 EYLÜL 2012

AVRUPA KOMİSYONU BAŞKANI BARROSO “BİRLİĞİN DURUMU” ADLI YILLIK KONUŞMASINI YAPTI

Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso 2012 yılı Birliğin durumu konuşmasını yaptı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada Barroso, Avrupa için yeni bir yön ve düşünce biçiminin gereğini vurguladı ve küreselleşen dünyada krizi alt etme ve egemenliği korumanın tek yolu olarak birlik içinde bir Avrupa’nın önemine dikkat çekti. “Küreselleşme Avrupa’da daha fazla Birlik gerektiriyor, Daha fazla birlik daha fazla bütünleşme gerektirir. Daha fazla bütünleşme daha fazla demokrasi gerektirir” dedi. Avrupa’ya belirleyici bir anlaşma öneren Barroso, bu anlaşmanın küreselleşen dünyada Avrupa’nın değerlerini, özgürlüğünü ve zenginliğini geleceğe yansıtmanın bir yolu olacağını ve Avrupa’nın reform yapma, Birliğin bütünlüğünü koruma ve Avro’nun geri dönülemez olduğu yönündeki kararlılığını ortaya koyacağını açıkladı. Barroso bu anlaşmanın siyasi bir birliğe dayalı, derin ve gerçek bir ekonomik birliğin tamamlanmasını gerektirdiğini belirtti.   Krizle mücadele ederken, adalet ve eşitliğe büyük önem verilmesinin şart olduğunu vurgulayan Barroso, daha adil ve etkili vergilendirmenin ve vergi yolsuzluğu ve vergi kaçakçılığının önlenmesinin öneminden söz etti. Komisyon Başkanı, yıl sonundan önce Komisyon’un mesleki yetiştirmenin geliştirilmesi, gençlik garanti programı ve eşitlik çerçevesini içeren bir gençlik paketini uygulamaya konulacağı belirtti.

Mali işlemler vergisinin eşitliğin gerektirdiği bir uygulama olduğunu belirten Barroso, Komisyon’un adil ve iddialı bir mali işlemler vergisi koyulması için çalışmalarına devam edeceğini açıkladı. Barroso tüm Avrupa yanlısı güçlere seslenerek, AB’nin 2014-2020 çok yıllı mali çerçevesinin olması gerektiği gibi güçlü bir temele oturtulması için destek vermeye çağırdı. Bunun büyümeden söz eden Üye Devletlerin samimi olup olmadıklarını ortaya çıkaracak bir sınav olduğunu vurguladı.

Barroso bu sonbaharda Komisyon’un ekonomik ve parasal birliği derinleştirmeye yönelik planını açıklayacağını bildirdi. Bir mali birlik oluşturmanın öneminden söz eden Komisyon Başkanı, itibarlı bir AB mali kapasitesi ile birlikte tam teçhizatlı bir ekonomik yönetişim sistemi meydana getirmenin ve üye devletlerin ekonomi politikaları için daha bağlayıcı bir çerçeve oluşturmanın gerektiğini vurguladı.

Avrupa’yı ilgilendiren konuların tartışıldığı ortak bir kamusal alanın önemine vurgu yapan Barroso, bunun için Avrupa Parlamentosu’nun (AP) ve Avrupa siyasi parti gruplarının güçlendirilmesi ve AP ile ulusal parlamentolar arasındaki işbirliğinin artırılması gereğine dikkat çekti. Barroso 2014 AP seçimlerinden önce tüm Avrupa siyasi partilerinin Komisyon Başkanlığı pozisyonu için adaylarını açıklamalarının olumlu bir gelişme olacağını belirtti. Barroso ayrıca 2014 seçimlerinde popülistler ve milliyetçilerin negatif bir gündem yaratmalarını engellemek için Avrupa yanlısı tüm güçlerin harekete geçmeleri gerektiğine değindi. “Avrupa karşıtlarının şüpheciliğinden daha tehlikeli olan Avrupa yanlılarının kayıtsızlığı ve karamsarlığıdır” dedi.

Barroso sözlerinin sonunda, bir “ulus devletler federasyonu” çağrısında bulundu. “Federasyon” kelimesinden korkulmaması gerektiğini belirten Barroso, demokratik bir ulus devletler federasyonunun, her ülkenin kendi kaderini daha iyi kontrol edebileceği bir şekilde egemenliğin paylaşılması yoluyla ortak problemlerin çözümünde etkili olacağını ifade etti. Kurucu anlaşmaları revize etmenin zor olacağını kabul eden Komisyon Başkanı, derin ve gerçek bir ekonomik ve parasal birliğin var olan anlaşmalar dahilinde başlatılabileceğini, ancak sadece yeni bir anlaşma ile tamamlanabileceğini belirtti. 

Barroso sözlerini şöyle tamamladı: “Son derece açık söylüyorum: Avrupa’da artık bizi bölen duvarlara ihtiyacımız yok. Daha derin bütünleşmenin sadece bazıları için olmayacağı ilkesinden yola çıkacağız. Hiç kimse katılmaya zorlanmayacak. Hiç kimse de dışarıda kalmaya zorlanmayacak. Hızı en yavaş ya da en çekimser olan belirlemeyecek – ancak süreç katılmak isteyen herkese açık olacak. Çünkü Avrupa Birliği farklı parçalara bölünmektense bir bütün olarak, -tek pazarının bütünselliği, üyeleri ve kurumları ile- daha güçlü.”