İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-18 EYLÜL 2012

AP GENEL KURULU’NDA AB ORTAK DIŞ VE GÜVENLİK POLİTİKASI ELE ALINDI

Avrupa Parlamentosu (AP) Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Alman Hıristiyan Demokrat Elmar Brok’un AP Genel Kurulu’nun 11 Eylül 2012 tarihindeki oturumunda ele alınan Birliğin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası’na ilişkin raporu, 12 Eylül’de 73 “hayır” ve 78 çekimser oya karşın, 511 “evet” oyuyla kabul edildi.

Brok raporunda, AB dış politikasının tutarlı, etkin ve meşru olması gerektiğini vurgulayarak, net öncelikleri olan ve maddi kaynakların etkin kullanılmasına dayanan tutarlı bir Ortak Dış ve Güvenlik Politikası görmek istediklerini kaydetti.

AP üyeleri, Avrupa Birliği’nin dış ilişkilerinde daha tutarlı ve etkin olabilmesi için Birliğin temel değerlerini yansıtan kapsamlı bir stratejik yaklaşımın geliştirilmesi gerektiğini vurguladılar ve AB dış politikasının gerekli kaynaklarla desteklenmesi gerektiğini belirttiler. AP üyeleri, Lizbon Antlaşması’nın getirdiği kurumsal ve operasyonel araçlarla Avrupa Birliği’nin dış politikasının yeni bir ivme kazandığını buna karşın, etkileri sürmekte olan borç krizinin Avrupa Birliği Dış Politikası’nın etkinliğini ve sürdürülebilirliğini zayıflattığının altını çizdiler. Avrupa Birliği’nin etkin bir dış politika izleyebilmesi için politikalarının ve kurumlarının tutarlı olmasının yeterli olmadığını kaydeden AP üyeleri, AB dış politikası için yeni bir stratejik kavramın geliştirilmesi ve buna gerekli personel ve maddi kaynağın ayrılması gerekliliğine dikkat çektiler.

Raportör Elmar Brok, Avrupa Birliği’nin dış politikasının bu zorlu dönemde stratejik ve ileriye dönük olması mesajını AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton’a ilettiklerini belirterek bu iddialı stratejik çerçevenin demokratik olarak da meşru olması gerektiğine dikkat çekti. Avrupa Birliği’nin dış ilişkilerde tek sesle konuşması gerektiğini belirten Brok, Avrupa Dış İlişkiler Servisi’nin (EEAS) üye devletlerin dışişleri bakanlıklarını koordine etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

AP üyeleri çoktaraflılığın AB dış politikasının köşe taşlarından biri olduğunu belirterek, AB’nin uluslararası tehditler, krizler ve zorluklara karşı uluslararası işbirliği çabalarında öncü olması gerektiğini belirttiler.

11 Eylül’deki oturuma katılan Avrupa Birliği Dışişleri ve Güvenlik Politikası Catherine Ashton, AB dış politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Birliği’nin siyasi, ekonomik veya askeri olarak kolay bir çözüm yolu bulunmayan, çok boyutlu ve karmaşık durumlara dahil olduğunu kaydeden Yüksek Temsilci Ashton, Avrupa Birliği’nin en büyük zenginliğinin elinde bulunan diplomatik araçların çeşitliliği olduğunu belirtti. Ashton, kapsamlı bir yaklaşım geliştirmek için Avrupa Birliğinin yapması gerekenleri şu şekilde sıraladı: AB’nin çıkarları ışığında stratejilerin net bir şekilde tanımlanması, dış politika alanındaki faaliyetlerin etkin bir şekilde koordine edilmesi ve AB ile üye devletlerin bilgi ağından hızlı bir şekilde yararlanılması.

Suriye konusunda da açıklamalarda bulunan Ashton, Avrupa Birliği’nin insani yardıma öncelik verdiğini belirtti. Avrupa Komisyonu’nun halihazırda Suriye’ye 168 Milyon Avro mali destek verdiğini belirten Ashton, üye devletlerin katkılarıyla birlikte Suriye’ye yapılan yardımın 240 Milyon Avro’yu bulduğunu kaydetti. Esad’ın gitmesi ve barışçıl bir siyasi geçiş sürecine geçilmesi gerektiğini kaydeden Ashton, AB’nin siyasi çözüm ve Suriye’de barışçıl geçiş sürecini destekleyen kesimlerle irtibata geçme çabalarını hızlandıracağını söyledi. Ashton, Suriye’de işlenen mezalimin suçlularının da cezalarını çekmesi gerektiğini belirtti.

Rusya’da giderek kötüleşmekte olan ifade özgürlüğü durumunu da ele alan Ashton, Rusya’da adli süreçlerin halkın haklarının korunmasından ziyade siyasi amaçlarla kullanılmasının ülkede hukukun üstünlüğü konusunda soru işaretleri oluşturduğunu belirtti.