İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
12-18 EYLÜL 2012

GENİŞLEME POLİTİKASINA İLİŞKİN RAPOR AP DIŞ İLİŞKİLER KOMİTESİ’NDE ONAYLANDI

Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Üyesi Yunan Parlamenter Maria Eleni Koppa’nın Avrupa Birliği Genişlemesine ilişkin “Genişleme: Politikalar, Kriterler ve AB’nin Stratejik Çıkarları” başlıklı raporu 13 Eylül 2012 tarihinde Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi’nde (AFET) kabul edildi. ABHaber’e göre rapora ilişkin 200’ün üzerinde değişiklik önergesi bulunmakta. Raporun nihai halinin Ekim ayında gerçekleştirilecek AP Genel Kurulu’nda oylanması bekleniyor.

Taslak raporun genel görüşler kısmında, genişlemenin güvenilir bir politika olmaya devam etmesi için AB’nin verdiği taahhütleri yerine getirmesinin ve gelecekteki genişlemelerin başarılı sonuçlanması için gerekli koşulların sağlanmasının önemine değiniliyor. Kopenhag kriterlerinin genişleme politikasının kalbinde yer almaya devam etmesi gerektiği belirtilen raporda, ekonomik alt kriterlerin ekonomik yönetişim alanındaki mevcut durum ve sosyal etkileri ışığında güncellenmesi gerektiği belirtiliyor. Raporda, Avrupa Komisyonu’na aday ve potansiyel aday ülkelerdeki sosyal dönüşümü hızlandırmak için yeni sosyal kriterler benimsemesi çağrısında bulunuluyor. Raporda, AB’nin koşulluluk politikası kapsamında bazı aday ve potansiyel aday ülkelerden halihazırda AB’de uygulanmakta olan standartlardan daha yüksek standartlar beklenmesinden kaçınılması ve söz konusu ülkeler için adil ve şeffaf göstergeler (benchmarklar) belirlenmesi gerektiği belirtiliyor. Raporda, Komisyon’a koşulluluk politikası kapsamındaki mekanizmaları daha etkin bir şekilde kullanması ve bu ülkelerdeki ilerlemeleri daha yüksek bir uyum düzeyini mümkün kılacak şekilde takip etmesi çağrısında bulunuluyor.

Raporun ikinci kısmında AB’nin genişleme politikası değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu’nun yargı ve temel haklar ile adalet ve içişlerine öncelik veren yeni yaklaşımının memnuniyetle karşılandığı raporda, Avrupa Komisyonu’na bu alandaki gelişmelerin katılım öncesi aylık raporlar aracılığıyla AFET’e bildirmesi çağrısında bulunuluyor. Raporda, Komisyon’un yeni yaklaşımı kapsamında, bağımsız ve tarafsız bir yargı sisteminin kurulması, basın özgürlüğü, yolsuzluk ve örgütlü suçlarla mücadele alanındaki çabaların artırılması gerektiğine yer veriliyor. Raporda, Sivil toplumun üyelik sürecine katılımının önemine dikkat çekilerek, sivil toplumun AB’ye uyum ve Avrupa gündeminin uygulanmasında önemli bir rol oynayabileceği belirtiliyor ve sivil topluma ek mali yardım sağlanması çağrısında bulunuluyor. İyi komşuluk ilişkilerinin ve istikrarın öneminin vurgulandığı raporda, ikili anlaşmazlıkların üyelik sürecinin başında yapıcı bir şekilde ele alınarak, üyelik sürecinde engel olarak kullanılmaması gerektiği belirtiliyor.

Raporda, Avrupa Komisyonu’nun Mayıs ayında Türkiye ile resmen başlattığı “Pozitif Gündem” ve Makedonya ile başlatılan benzer bir girişim olan “Yüksek Düzey Katılım Diyaloğu” memnuniyetle karşılanıyor ve bu gibi girişimlerin kesinlikle resmi katılım müzakerelerinin yerini alamayacağının altı çiziliyor.

Avrupa Komisyonu’nun üyelik sürecini daha şeffaf ve “benchmark odaklı” hale getirme çabaları raporda memnuniyetle karşılanırken, ilerleme raporlarının söz konusu ülkelerden talep edilenler konusunda daha iddialı ve net olması gerektiği ve benchmarklarla aday ve potansiyel aday ülkelere ek yükümlülükler getirilmemesi gerektiği belirtiliyor.

Raporun “Öngörüler ve AB’nin stratejik çıkarları” bölümünde ise, AB’nin genişleme sayesinde kazanacağı stratejik avantajlar vurgulanıyor. Genişlemenin uzun vadeli stratejik bir kavram olduğu belirtilerek, kısa vadede ölçülemeyeceği belirtiliyor. Raporda, üye devletlere genişleme sürecindeki ivmeyi sürdürme çağrısında bulunuluyor. Üyelik sürecinin AB müktesebatının iç hukuka aktarılmasıyla tamamlanmadığı belirtilerek, üyelik koşullarının uygulanmasının önemi vurgulanıyor. Raporda, küresel mali krizin ve Avro Alanı’ndaki durumun ulusal ekonomiler arasındaki bağımlılığı daha da öne çıkardığı belirtilerek, aday ve potansiyel aday ülkelerde ekonomik ve mali istikrarın sağlanması ve büyümenin hızlandırılmasının önemine değiniliyor ve gerekli katılım öncesi yardımın sağlanması çağrısında bulunuluyor. Komisyon’un 2014-2020 mali perspektifinde öngördüğü artış memnuniyetle karşılanarak, bu ülkelerin AB programlarına katılımının artırılması için gerekli süreçlerin kolaylaştırılması ve hızlandırılması ve idari kapasitenin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.