İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
23 ŞUBAT- 2 MART 2007

AVRUPA BIRLIĞI’NIN ULAŞTIRMA POLITIKALARI İKLIM KONUSUNDA BAŞARISIZLIĞA UĞRADI

Avrupa Çevre Ajansı tarafından 26 Şubat 2007 tarihinde yayımlanan raporda ulaşımdaki talep artışının bu sektördeki sera gazı emisyon oranlarını düzenli olarak arttırdığı ve bu nedenle Birliğin Kyoto hedeflerini tehdit eder bir duruma geldiği bildirildi. 2001 yılında imzalanan Kyoto Protokolü gereğince on yıllık bir sürenin sonunda demiryolu taşımacılığı, deniz taşımacılığı ve toplu taşıma gibi çevreye daha az zarar veren ulaşım yollarına geçişin sağlanması hedefleniyor. Ancak Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl yayımladığı rapora göre ulaşımdaki artışın negatif etkileri beş yıl öncesine oranla iki katına çıktı. Özellikle sera gazı oranları enerji, sanayi ve tarım sektörlerinde 1990 ila 2004 yılları arasında düşüş göstermesine rağmen aynı dönemde ulaşım sektöründeki sera gazı emisyon oranının %26 oranında artması dikkat çekiyor.

Avrupa Çevre Ajansı’nın raporunda Avrupa Birliği üye devletlerinin, doğaya daha çok zarar veren ve ulaşımda özellikle sera gazı emisyonun % 93’üne karşılık gelen kara taşımacılığını teşvik etmeleri eleştiriliyor. Ayrıca raporda taşımacılığın insan sağlığı üstündeki negatif etkisi yüzünden yılda yaklaşık 4 milyon AB vatandaşının hayatını kaybettiği belirtildi. Avrupa Çevre Ajansı özellikle karayolları taşımacılığındaki talebin artışının kontrol altına alınması gerektiğini ve AB’nin önümüzdeki beş yıllık süreçte üye devletlerin her yıl kara taşımacılığını %1 oranında azaltılması gibi somut hedefler koymasının yararlı olabileceğini belirtti. Bunun yanında Uluslararası Yolcu Taşımacılığı Birliği ve Avrupa Yol Federasyonu gibi kuruluşlar, Avrupa Çevre Ajansı’nın raporuna karşı görüş bildirirken yolların altyapısının iyileştirilmesinin sorunun çözümüne katkı sağlayacağını ve karbondioksit emisyon oranlarının bütün sektörlerde aynı oranda düşmesinin beklenmesinin mantıksız olduğunu vurguladılar. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu ile Ulaşım ve Çevre Sivil Toplum Örgütü ise Avrupa Çevre Ajansı’nın raporuna destek verirken AB’deki sera gazı emisyonu oranlarının 1990 yılından bu yana stabilize hale getirilemediğini ve bu nedenle hükümetlerin çevreye zararlı ulaşım sistemlerine doğrudan ve dolaylı yollardan sağladıkları vergi sübvansiyonlara artık son vermesi gerektiğini vurguladılar.