İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
25-31 TEMMUZ 2012

AVRUPA KONSEYİ AVRUPA’DA ARTAN MÜSLÜMAN KARŞITLIĞI HAKKINDA BİR UYARI MEKTUBU YAYIMLADI

Avrupa Konseyi’nin İnsan Haklarından Sorumlu Üyesi Nils Muiznieks Avrupa’da artan İslam karşıtlığının Müslüman göçmenlerin entegrasyonunu daha da zorlaştırdığı bulgusuna varan bir mektup yayımladı.

Nils Muiznieks mektubunda  özellikle bazı Batı Avrupa ülkelerinde Müslümanları hedef alan siyasi söylem ve politikalara atıfta bulunarak söz konusu söylemlerin Avrupa’daki Müslümanların içinde bulundukları ülkeye olan entegrasyonunu da zorlaştırdığını vurguladı.  Muiznieks, Avusturya, Belçika, Danimarka, Fransa, İtalya, Hollanda, Norveç ve İsviçre’yi Müslüman karşıtı söylemlere arka çıkan ülkelere örnek göstererek söz konusu ülkelerdeki popülist sağcıların seçim hesapları nedeniyle Müslümanları hedef almasını sert bir dille kınadı.

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Muiznieks’in dikkat çektiği bir diğer nokta ise 11 Eylül terör saldırıları sonrası yalnızca Müslümanların potansiyel suçlu olarak hedef gösterilip, Almanya’da ve Norveç’te işlenen ırkçı karakterli cinayet veya katliamların gözardı edilmesi oldu.  Muiznieks, söz konusu cinayet ve katliamlar aşırı sağın da tehlikeli olduğunu ve teröristlerin değişik motivasyonlarla hareket ettiğini göstermesine rağmen şiddet ve terörün İslam ve Müslümanların tekelinde olduğu izleniminin güçlendirilmeye çalışıldığına da dikkat çekti.

Muiznieks, son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinde yasal yollarla Müslümanları hedef alan uygulamaları da eleştirerek, Fransa ve Belçika’da parlamentolardan geçen peçeli çarşaf yasalarının, İtalya'da benzer bir yasanın yerel yönetimler tarafından “terörle mücadele adına” uygulanmasın yanlış, kışkırtıcı ve tehlikeli adımlar olduğunun da altını çizdi.  İsviçre’de 2009 yılında yapılan referandumun sonrasında yürürlüğe konan minare yasağının ise Avrupa Konseyi Irkçılık ve Hoşgörüsüzlükle Mücadele Komisyonu (ECRI) tarafından istisnai bir prosedür olan yazılı deklarasyonla “kınandığını” hatırlatan Muiznieks, söz konusu yasağın bir hoşgörüsüzlük ve anlayışsızlık sembolü olduğunu da vurguladı.

Muiznieks’in mektubunun en önemli yönlerinden birini de  “Müslüman karşıtı önyargılar uyuma engel oluyor” şeklindeki başlığı oluşturdu. Başlıktaki “Müslüman karşıtı” sözcükleri Avrupa Konseyi açısından olağanüstü önemli bir jargon değişikliğine gidildiğinin işaretçisi olarak da algılandı.  Avrupa Konseyi’nde, Muiznieks’in mektubu yayımlanana dek  “Müslüman karşıtlığı” terminolojisi yerine “İslamofobi” terimi kullanılmaktaydı. Avrupa Konseyi’nin Müslümanlara karşı artan ayrımcılık ve şiddet olaylarının ciddiyetini daha açık olarak anlatabilmek amacıyla yakın zamana kadar kullanmaktan kaçındığı söz konusu ifadeyi raporlarına da taşıyacağı bildirildi.