İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
29 EYLÜL-6 EKİM 2006

DÜNYA BANKASI RAPORUNDA MERKEZ VE DOĞU AVRUPA ÜLKELERİNDEN ESKİ ÜYE ÜLKELERE GERÇEKLEŞEN İŞGÜCÜ GÖÇÜ ELE ALINDI

Dünya Bankası tarafından Eylül 2006’da yayımlanan raporda, 1 Mayıs 2004 tarihinde Birliğe katılan yeni üye devletlerden eski üye ülkelere yaşanan işgücü göçü ele alındı. Raporun Avrupa ekonomisinin güçlendirilmesine ilişkin öneriler bölümünde, hükümetlerin işgücü göçünü daha etkin bir şekilde yönetmesi gerekliliğine dikkat çekildi. Raporda, katılım ile birlikte, sekiz Merkez ve Doğu Avrupa Ülkesi’nden (Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Polonya, Slovakya ve Slovenya) AB-15 ülkelerine gerçekleşen işgücü akını neticesinde, göç veren ülkelerde gelecekte işgücü açığının ortaya çıkabileceği belirtiliyor. Halihazırda Baltık Ülkeleri ve Polonya ekonomilerinde bu yönde işaretlerin görülmeye başlandığı vurgulanarak, bunun orta vadede ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulunuluyor. Raporda, çözüm önerisi olarak AB-8 ülkelerinin daha ucuz işgücü bulmak amacıyla doğuya yönelmesi yer alıyor. Bununla birlikte, işgücü açığının bulunduğu sektörlerde cazip bir ortam yaratılması için vergilendirmenin kullanılabileceği belirtiliyor. “Mali alanda, AB-8 hükümetlerinin, kamu işçilerinin azaldığı sektörlerde (özellikle sağlık sektörü) maaşları artırması ve işgücünün daha maliyetli hale geldiği sektörlerde (inşaat) yatırım yapması” önerisinde bulunuluyor.

Dünya Bankası raporu, doğudan gelen işçilere kapılarını açık tutan ülke ekonomilerinin fayda sağladığını ortaya koyan Komisyon verilerini destekliyor. Bu bağlamda, göçmenlerin sosyal refah sistemleri değil, işgücü piyasası fırsatları çerçevesinde hareket ettikleri vurgulanıyor. Bu doğrultuda, raporda, AB-8 ülkelerinden gelen göçmenlerin İngiltere’deki işsizliği tırmandırdığı iddialarını destekleyen veri bulunmadığının altı çiziliyor. Ayrıca, göç alan ülkelerde, yabancı işçilerin ücretler üzerinde herhangi bir etki yaratıp yaratmadığına ilişkin çok az veri bulunduğu kaydediliyor.

Öte yandan, rapor AB-8 ülkeleri için bir dizi ekonomik istikrar önlemi öngörüyor. Raporun temel bulguları ve önerileri şunlar:

  • Yüksek petrol fiyatları ve küresel piyasalardaki dalgalanmalara rağmen güçlü büyüme sürüyor ve işsizlik düşüş gösteriyor.
  • Son seçimlerin siyasi istikrarı olumsuz yönde etkilediği ve bunun neticesi olarak, Slovenya ve Slovakya dışındaki ülkelerde, reform sürecinin yavaşlaması ve Avro’ya geçişin gecikmesi gibi gelişmeler gündeme geldiği belirtiliyor. Bu durumun, mali ve makro ekonomik istikrarı zayıflatabileceğine dikkat çekiliyor.
  • Yükselen enflasyonun Baltık ülkelerinin Avro’ya geçişini geciktirdiğine değiniliyor. Aynı gelişmenin Slovakya’nın öngörüldüğü gibi 2009’da Avro’ya geçişi önünde engel teşkil ettiği vurgulanıyor.
  • AB-8 ülkelerinin mali ve yapısal reformları sürdürmek için olumlu büyüme koşullarından faydalanmaları gerektiği ifade ediliyor. Reform sürecinin diğer önemli konuları stratejik sektörlerde özelleştirme, serbestleştirme ve altyapı yatırımları olarak öne çıkıyor.