İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
6-10 KASIM 2006

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Türkiye, Kopenhag siyasi kriterleri yeterli ölçüde yerine getirmeyi sürdürmektedir ve siyasi reformlara devam etmiştir. Ancak geçen yıl reformların hızı yavaşlamıştır. Başta ifade özgürlüğü alanında olmak üzere çabaların önemli ölçüde artırılmasına ihtiyaç vardır. Aynı şekilde, gayri-Müslim toplulukların hakları, kadın hakları, sendikal haklar ve sivillerin ordu üzerindeki denetimi alanlarında iyileştirmeye ihtiyaç duyulmaktadır.

Demokrasi ve hukukun üstünlüğüne ilişkin olarak, kamu yönetimi alanında, bir kamu denetçiliği kurumunun (Ombudsman) oluşturulmasına dair bir yasa kabul edilmiştir. Memur kanununa ilişkin herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir.

Sivil-asker ilişkilerine ilişkin olarak, Meclis, askeri mahkemelere yönelik gözden geçirilmiş usuller kabul ederek sanıkların haklarının güvence altına alınmasını güçlendirmiştir. Ancak, silahlı kuvvetlerin üst düzey yetkilileri, sorumlulukları dışındaki alanları etkilemeye yönelik kamuoyu açıklamaları yapmaya devam etmişlerdir.

Yargı reformu alanında ilerleme kaydedilmiştir. Ancak yeni mevzuatın yargı tarafından uygulanması şu ana kadar karışık bir tablo ortaya koymaktadır ve yargının bağımsızlığının daha ileri düzeyde sağlanması gerekmektedir.

Yolsuzlukla mücadele alanında yasal reformlara ilişkin sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Yolsuzluk yaygın olmaya devam etmektedir. Yolsuzlukla mücadele politikaları yetersizdir ve yolsuzlukla mücadeleden sorumlu makamların güçlendirilmesine ihtiyaç vardır.

İnsan hakları ve azınlıkların korunmasına ilişkin olarak, işkence ve kötü muameleye dair raporlar daha da azalmıştır. Ancak, tutukevleri dışında ve Güneydoğu’da işkence ve kötü muamele iddiaları kaygı sebebidir. İşkence faillerinin cezasız kalması sorun olmaya devam etmektedir. Terörle mücadele kanununda yapılan değişikliklerin temel özgürlükler üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerekmektedir. Söz konusu değişiklikler, terör saldırılarına yönelik kapsamlı bir liste oluşturmuş ve sanıklara ilişkin güvenceleri zayıflatmıştır.

Genelde, Türk toplumunda, geleneksel olarak hassas kabul edilenler dahil birçok konuya ilişkin açık tartışma artmıştır. Buna rağmen, mevcut yasal çerçeve, ifade özgürlüğünü, Avrupa standartlarıyla uyumlu olacak şekilde halen güvence altına almamıştır. Yargıtay’ın yeni bir kararı Ceza Kanunu’nun 301. maddesine ilişkin özgür ifadeyi kısıtlayan içtihat oluşturmuştur. Buna ek olarak, şiddet içermeyen görüşlerin ifade edilmesi nedeniyle birçok sayıda kişinin aleyhine dava açılmıştır. İfade özgürlüğünü kısıtlayan Türk Ceza Kanunu’nun 301. Maddesi ile diğer hükümlerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesiyle (AİHS) uyumlu hale getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Toplanma ve örgütlenme özgürlüğüne ilişkin kısıtlamalar, son yıllarda alınan önlemlerin uygulanmasında sağlanan iyileştirmeyle azaltılmıştır. Ancak, bazı durumlarda güvenlik güçleri gösteriler esnasında aşırı güç kullanmıştır. Belirli bir kültürel kimliği destekleyen derneklerin kurulmasında güçlüklerle karşılaşılmaya devam edilmektedir.

Din özgürlüğüne ilişkin olarak, dini azınlıkların durumlarını iyileştirmesi beklenen yasanın kabul edilmesi birkaç defa ertelenmiştir ve uygulamada, gayri-Müslim azınlıkların karşılaştıkları güçlüklerde herhangi bir değişiklik olmamıştır. Alevi toplumun durumunda herhangi bir değişiklik olmamıştır. AİHS ile uyumlu yasal bir çerçeve oluşturularak tüm dini toplulukların gereksiz engellemelerle karşılaşmadan faaliyet göstermeleri sağlanmalıdır.

Kadın hakları Türkiye’de kamuoyunun dikkatini giderek daha fazla çekmekte, sivil toplum bu alanda giderek daha olumlu bir rol oynamaktadır. Yasal çerçeve genel olarak tatmin edicidir. Ancak uygulamada, kadın hakları özellikle de ülkenin en yoksul bölgelerinde her zaman korunmamaktadır. “Namus cinayetleri” daha sistematik olarak soruşturulmalı ve gerektiğinde cezai takibat ve mahkumiyetle sonuçlandırılmalıdır.

Çocuk haklarının durumunda fazla bir değişiklik yaşanmamıştır. 15 yaşın altındakilerin eğitimi ve istihdamına ilişkin yasal hükümlerin uygulamasının iyileştirilmesi gerekmektedir.

Sendikal haklar konusunda yasal alanda hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Türkiye özellikle grev ve toplu sözleşme haklarında Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve AB standartlarına henüz uyum sağlamamıştır.

Türkiye’nin azınlık haklarına yönelik yaklaşımı kısıtlayıcı niteliktedir. Türkiye azınlık haklarına ilişkin uluslararası düzenlemeleri onaylamamıştır. Kültürel haklar konusunda, Türkçe dışındaki dillerde sınırlı düzeyde yayın yapılmasına izin verilmektedir. Devlet okullarında bu dillerde öğrenime yönelik sınırlamalar devam etmektedir. Kürtçe eğitim veren özel kursların tamamı Ağustos 2005’te kapanmıştır. Hem siyasi hayatta hem kamu hizmetlerine erişimde Türkçe dışındaki dillerin kullanılmasına ilişkin katı genel kısıtlamalar devam etmektedir.

Başta AB’nin terör örgütleri listesinde yer alan PKK tarafından gerçekleştirilenler olmak üzere Türkiye’ye yönelik terör saldırıları giderek artmıştır. AB bu terör saldırılarını şiddetle kınamıştır.

Türkiye’nin ülkenin Güneydoğusundaki ciddi ekonomik ve sosyal sorunlar üzerine eğilmesi ve Kürt toplumunun hak ve özgürlüklerini tam olarak kullanmasını sağlaması gerekmektedir. Yerinden edilmiş kişilerin sayısının fazlalığı endişe yaratmaya devam etmektedir.

Bölgesel konular ve uluslararası yükümlülüklere ilişkin olarak, Türkiye, BM’nin Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulma çabalarına yönelik devam eden desteğini ifade etmiştir. Ancak, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerin normalleşmesine yönelik hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Türkiye, Ortaklık Anlaşması’nın Ek Protokolü’nü Temmuz 2005’te imzalanmasından bu yana, Protokol’ün tam olarak uygulanması ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile doğrudan taşımacılık bağlantılarına ilişkin kısıtlamalar dahil olmak üzere, malların serbest dolaşımına getirilen tüm engellerin kaldırılması yönünde bir adım atmamıştır. AB Konseyi Haziran 2006’da gerçekleştirdiği toplantıda, Ek Protokol’ün 2006 yılı içinde uygulanmasını gözden geçireceğini ve 21 Eylül 2005 tarihli AB deklarasyonunun içerdiği hususların takipçisi olacağını hatırlatmıştır.

Yunanistan ile ilişkiler olumlu yönde ilerlemiştir; ancak, mevcut sınır sorunlarının çözümlenmesinde herhangi bir ilerleme kaydedilmemiştir. İki ülke Dışişleri Bakanları arasında gerçekleştirilen toplantıda, yeni bir güven artırıcı tedbirler paketi kabul edilmiştir. İyi komşuluk ilişkileri anahtar bir rol oynamayı sürdürmektedir.

Ekonomik kriterler ile ilgili olarak, Türkiye, yakın geçmişteki istikrar ve reform başarılarını sürdürdüğü taktirde işleyen bir piyasa ekonomisi olarak değerlendirilebilir. Ayrıca Türkiye istikrar politikasını sürdürmesi ve yapısal reformlar yönünde kararlı adımlar atması koşuluyla orta vadede Birlik içerisindeki rekabetçi baskılar ve piyasa güçleri ile baş edebilecektir.

Piyasa ekonomisinin gereklilikleri üzerinde sağlanan uzlaşma genel olarak devam etmektedir. İstikrara odaklı makroekonomik politikalar, güçlü ekonomik büyümeye ve şoklara karşı esnekliğin artmasına katkıda bulunmuştur. Bütçe açığı ve kamu borcu düzeyi önemli ölçüde azaltılmış ve sosyal güvenlik sistemini güçlendirmeye yönelik bazı önemli tedbirler alınmıştır. Düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlığı güvence altına alınmış ve devlet bankalarına verilen özel imtiyazlar kaldırılmıştır. Özelleştirme süreci hız kazanmıştır. Bankacılık ve bankacılık dışı mali sektörler gelişmeye devam etmiş ve denetim daha da güçlendirilmiştir. Ekonomi, dış ticaret ve yatırıma daha açık hale getirilmiştir. Merkez Bankası ve hükümet, dezenflasyon politikaları uygulamaya devam etmektedir.

Göreceli olarak yüksek seyreden dış ve kamu finansman ihtiyacının karşılanması, yatırımcıların yönelimlerine bağlı olmaya devam etmektedir ve bu makroekonomik istikrar için potansiyel bir tehdit oluşturmaktadır. Dolayısıyla mali konsolidasyonun daha fazla güçlendirilmesi ve yapısal tedbirler ile desteklenmesi gerekmektedir. Kayıt dışı istihdam ile mücadeleye önem verilmelidir. İş gücü piyasasındaki dengesizlikler devam etmektedir. Başta kadın nüfusunun istihdamı olmak üzere, istihdam oranı çok düşüktür ve azalmaktadır. Bu dengesizliklerin giderilmesine yönelik politikalar sınırlıdır ve işe alımlardaki maaş dışı maliyetler yüksek olmaya devam etmiştir. Ortalama eğitim standartları göreceli olarak düşüktür ve önemli farklılıklar sürmüştür. İş yapma ortamı, piyasadan çıkışın önündeki engellerden ve devlet yardımlarının şeffaf olmamasından olumsuz etkilenmiştir. Enerji sektörünün yeniden yapılandırılması süreci oldukça yavaş ilerlemiştir.

Türkiye üyelikten doğan yükümlülükleri üstlenebilme kapasitesini geliştirmiştir. Birçok alanda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Ancak birçok alanda, Katılım Ortaklığı kapsamındaki kısa vadeli önceliklerin yerine getirilmesinde geri kalınmaktadır. Türkiye’nin Gümrük Birliği’nden doğan bazı yükümlülüklerden bazıları halen yerine getirilmemiştir. Uyumlaştırma düzeyi ile kurumsal ve idari kapasitenin geliştirilmesi için yapılması gereken birçok şey bulunmaktadır.

Malların serbest dolaşımına ilişkin ilerleme dengeli olarak gerçekleşmemiştir. Akreditasyon, standardizasyon ve uygunluk değerlendirmesi gibi alanlarda ilerleme sağlanmıştır. Ancak malların serbest dolaşımının genel ilkelerine aykırı bazı hükümler ve ticaret önündeki teknik engeller varlığını devam ettirmektedir. İşçilerin serbest dolaşımına ilişkin herhangi bir ilerleme sağlanmamıştır. İş kurma hakkı ve hizmet sunma serbestisi alanındaki müktesebat uyumu sınırlı düzeydedir. Türkiye sermayenin serbest dolaşımına ilişkin çok az ilerleme sağlamıştır. Özellikle kara para aklama ile mücadele konusunda uyum tamamlanmamıştır. Yabancıların gayrımenkul edinmeleri kısıtlanmaktadır.

Kamu ihaleleri alanında ilerleme çok sınırlıdır. Getirilen istisnalar yasaların uygulama alanı daraltmıştır. Türkiye’nin kamu ihalelerine ilişkin tüm alanlarda tutarlı bir politika uygulanmasını sağlayacak bir yapılanması bulunmamaktadır. Şirketler hukuku alanında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Türkiye uluslararası muhasebe standartlarının çoğunu kabul etmiştir. Ancak bunlar, sadece vergi raporlamasından yükümlü olan çoğu Türk şirketi için yasal olarak bağlayıcı değildir. Uyum seviyesi düşüktür. Fikri mülkiyet hukuku konusunda uyum ileri düzeydedir ve idari kapasite güçlendirilmiştir. Ancak başta organize korsanlık ve taklitçilikle mücadeleye ilişkin uygulama konusunda olmak üzere daha fazla ilerleme kaydedilmesi gerekmektedir. Ayrıca, ilgili makamlar arasındaki işbirliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi gerekmektedir. İhtisaslaşmamış alt derece mahkemeleri yasaları gerektiği gibi uygulamada güçlük yaşamaktadırlar.

Rekabet politikası alanında kaydedilen ilerleme bakımından dengesizlikler bulunmaktadır. Anti-tröst müktesebatına  uyum düzeyi ileri seviyededir ve Rekabet Kurumu’nun bu alandaki uygulamaları tatmin edicidir. Ancak devlet yardımları konusunda hiç ilerleme kaydedilmemiştir: Türkiye gerekli yasal çerçeveye veya AB kurallarını uygulayacak idari yapılara sahip değildir. Ortaklık Anlaşması’ndan doğan ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmesi konusundaki eksiklerin giderilmesi gerekmektedir.

Türkiye, mali hizmetler konusunda bazı ilerlemeler kaydetmiştir. Yeni Bankalar Kanunu ile sigorta ve ek emeklilik sektörlerinde yükümlülük karşılama yeterliliğine ilişkin düzenlemelerin kabul edilmesi olumlu gelişmelerdir. Sigortalar konusunda mevzuat uyumu sınırlı düzeydedir. Yatırım hizmetleri ve menkul kıymetler piyasaları alanında yatırımcı tazmin programı, sınır ötesi hizmet sunumu, bilgilendirme ve açıklamalara ilişkin yükümlülükler konusunda daha fazla uyum sağlanması gerekmektedir. Başta sigorta ve menkul kıymetler piyasası sektörlerinde olmak üzere denetim kapasitesinin daha fazla güçlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Türkçe dışındaki dillerde yerel yayın yapılması dahil bilgi toplumu ve medyaya ilişkin bazı alanlarda kısmen ilerleme kaydedilmiştir. Türkiye, elektronik haberleşme ve bilgi teknolojileri konusunda daha fazla uyum sağlanması için iyi bir temel oluşturmuştur. Medya ve görsel-işitsel politika alanındaki genel uyum sınırlı düzeyde kalmıştır.

Tarımda kırsal kalkınma alanında bazı sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Ancak, ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasındaki ve idari yapıların oluşturulmasındaki gecikmeler uygulamayı zora sokmuştur. Ortak Tarım Politikası’nı (OTP) uygulayacak idari yapıların çoğu henüz geliştirilmemiştir. Mali yardımları üretim seviyesiyle giderek daha fazla ilişkilendiren Türk politikası, OTP reformlarıyla uyumlu değildir. Genel olarak, uyum sınırlı düzeydedir. Türkiye balıkçılık konusunda hiçbir ilerleme kaydetmemiştir. Türk mevzuatı müktesebatın önemli unsurlarını içermemektedir. Ortak Balıkçılık Politikası’nı uygulayacak yapılar oluşturulmamıştır. Veterinerlik, bitki sağlığı ve gıda güvenliği alanında uyum konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Müktesebatın uygulanabilmesi için yasal çerçeve ve idari yapılanma bulunmamaktadır. Genel olarak, denetim mekanizmaları zayıftır. Özellikle hayvan sağlığının durumu göz önünde tutulduğunda, etkili bir hayvan hastalıkları denetim mekanizmasının bulunmaması nedeniyle asıl zorluk veterinerlik sektöründe yaşanmaktadır.

Taşımacılık politikası alanında bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Kara taşımacılığında uyum ileri seviyededir; ancak, diğer sektörlerde müktesebata uyum seviyesi farklıdır. Yürütme ve uygulama kapasitesine önem verilmesi gerekmektedir. Demiryolu sektörünün yapısına ilişkin bir karar halen alınmamıştır. Uluslararası deniz ve hava taşımacılığı anlaşmaları ilgili müktesebatın Türk mevzuatına aktarılmasıyla tamamlanmamıştır. Trans-Avrupa Ağları alanında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Enerji alanında ilerleme kaydedilmiştir; ancak, yasal uyum düzeyi alt başlıklara göre farklılık göstermektedir. Enerji etkinliği için bir çerçeve kanunun oluşturulması gerekmektedir. İdari kapasitenin ve denetim organlarının bağımsızlığının güçlendirilmesi gerekmektedir.

Vergilendirme alanında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Türk mali rejimi müktesebat ile kısmen uyum içindedir. KDV’nin kapsamı ve oranları, ÖTV’nin yapısı ve oranları ile genel olarak doğrudan vergilendirme, müktesebata uyumun tamamlanmadığı alanlardır. Alkol ve tütün ürünlerinin vergilendirilmesine ayrımcılık yaratan tüm unsurların acilen kaldırılması gerekmektedir.

Türkiye ekonomik ve parasal birlik alanında ilerleme kaydetmiştir. Genel olarak, bu alandaki hazırlıklar yolunda gitmektedir. Bununla birlikte, kamu sektörünün finansmanının önlenmesine ve kamu sektörünün mali kurumlara ayrıcalıklı erişiminin yasaklanmasına ilişkin mevzuat müktesebatla uyumlu değildir. Ayrıca, uygulamada etkili bir eşgüdüm ve işbirliğinin eksikliği ekonomi politikasının etkisini azaltmaktadır. Türkiye, yeknesak bir sınıflandırma sistemi kullanımında ve sektör istatistiklerinin oluşturulmasında bazı ilerlemeler kaydetmiştir. Bu alanda uyum sınırlı düzeydedir; ancak, yeni yasal düzenleme önemli ilerleme sağlamaktadır.

Türkiye, başta sosyal koruma ve engellilere yönelik yeni kanunun uygulanması olmak üzere AB istihdam ve sosyal politikası alanında bazı sınırlı ilerlemeler kaydetmiştir. Ancak, sendikal haklara tam olarak uyum sağlanması gerekmektedir. Kayıtdışı istihdamla mücadeleye önem verilmelidir. Uygulamanın sağlanması için idari kapasitenin güçlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

Türkiye işletme ve sanayi politikası alanında, özellikle bir Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın kurulması hususunda iyi bir ilerleme kaydetmiştir. Ayrıca özelleştirme, KOBİ tanımının uyumlaştırılması ve politika planlamasında da ilerleme kaydedilmiştir. Müktesebata uyum oldukça iyi bir seviyededir.

Bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyonu alanında, özellikle kalkınma ajanslarının kurulmasına ilişkin kanunun kabul edilmesiyle ilerleme kaydedilmiştir. Bununla birlikte, bu ajansların rolü ve işleyişi bazı endişelere neden olmuştur. Bu ajansların mülkiyetinin ve hesap verebilirliğinin, merkezi ve bölgesel düzeyde bakanlıklar arasındaki yetki paylaşımı da göz önünde bulundurularak iyileştirilmesi gerekmektedir. Müktesebata uyum sınırlı düzeydedir.

Yargı ve temel haklar alanında bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Genel olarak, yargı reformu alanında ilerleme devam etmiştir. Bununla birlikte, yeni yasal düzenlemelerin yargı tarafından bugüne kadarki uygulaması karmaşık bir görünüm arz etmekte ve yargının bağımsızlığının daha fazla güvence altına alınması gerekmektedir. Yolsuzlukla mücadelede, özellikle kamu yönetiminde şeffaflığın artırılmasında bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Ancak, yolsuzluk yaygın olmaya devam etmektedir, yolsuzlukla mücadele eden kurumlar ve politikalar halen zayıftır. Milletvekillerinin dokunulmazlığı oldukça geniş kapsamlıdır. Temel haklar konusunda sınırlı yasal ilerleme kaydedilmesine rağmen, reformların uygulanması sürmektedir.

Türkiye, adalet, özgürlük ve güvenlik alanında sığınma, sınır yönetimi, insan ticaretiyle mücadele, gümrük ve polis işbirliği konularında ilerleme kaydetmiştir. Müktesebata uyum çalışmaları sürmektedir; ancak, göç, örgütlü suçla mücadele, kara para aklamayla mücadelenin yanı sıra hukuki ve cezai konularda adli işbirliği hususlarında müktesebata uyum tamamlanmamıştır.

Bilim ve araştırma alanında, özellikle AB araştırma programlarına katılımda ve ayrılan bütçe payında daha da ilerleme kaydedilmiştir. Eğitim ve kültür alanında da oldukça iyi bir ilerleme kaydedilmiştir. Her iki alanda da müktesebata uyum yüksek düzeydedir.

Atık idaresi ve gürültü konularında uyumlaştırma yolunda gitmektedir. Çevre alanında uluslararası sözleşmeler de dahil diğer konularda uyumlaştırma düşük düzeyde kalmıştır. Sınır ötesi sorunlar ve kamuoyu istişaresi başta olmak üzere yatay mevzuatta ilerleme olmaması endişe yaratmaktadır. Hava kalitesi, doğanın koruması ve su kalitesi alanlarındaki müktesebatın Türk mevzuatına aktarılmasında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Yeni Çevre Kanunu uygulandığında kurumsal kapasiteyi güçlendirecektir. Uygulama sicili zayıf kalmaktadır.

Tüketicilerin ve sağlığın korunması alanında, özellikle piyasa gözetimi sisteminin devreye girmesiyle birlikte tüketicilerin korunması iyileşmiştir. Bulaşıcı hastalıkların epidemiolojik izlenmesi ve kontrolü için bir ağ kurulması başta olmak üzere kamu sağlığı alanında da iyileşme kaydedilmiştir. Buna rağmen iki alanda da uygulama zayıf kalmıştır.

Gümrük Birliği, Türkiye’yi bu alanda yüksek bir uyum seviyesine ulaşması için hazırlamıştır. Ancak, serbest ticaret bölgeleri, gümrük vergisi indirimi, taklit ürünlerle mücadele ve sonradan kontrol gibi bazı alanlarda mevzuat uyumlaştırılmamıştır. İdari kapasite, BT karşılıklı bağlantı hazırlıklarına başlanmasını da içerecek şekilde geliştirilmelidir.

Dış ilişkiler alanında Türkiye yüksek uyum seviyesine ulaşmıştır. Ancak, AB’nin Ortak Ticaret Politikası ile uyum tamamlanmamıştır. Ortak Dış Politika, Güvenlik ve Savunma Politikası ile uyum devam etmiştir. Türkiye, bölgesel istikrarın teşvik edilmesi amacıyla Ortadoğu’daki dış politika faaliyetlerini yoğunlaştırmıştır. Ermenistan sınırı kapalı kalmaya devam etmektedir. Türkiye AGSP görevlerinde yer almıştır. Ancak, Türkiye’nin AGSP içinde yer alması sorun yaratmaya devam etmektedir. Türkiye, Kıbrıs ve Malta’nın AB-NATO stratejik ortaklığında yer almasını engellemeye devam etmektedir. Benzer bir şekilde Kıbrıs’ın Wassenaar Anlaşması’na katılımına da karşı çıkmaktadır. Türkiye Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsünü hala imzalamamıştır.

Mali kontrol alanında bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Bazı idari yapılar mevcuttur ve uygulama mevzuatı yürürlüktedir. Ancak, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu tam olarak yürürlükte değildir. Bazı geçici önlemler alınmasına rağmen, AB’nin mali çıkarlarını koruyacak yapılar henüz tamamlanmamıştır. Mali ve bütçesel hükümler ile ilgili olarak, Türkiye’nin, öz kaynakların doğru hesaplanması, toplanması, ödenmesi ve kontrolü için gerekli koordinasyon yapılarını ve uygulama kurallarını zaman içerisinde oluşturması gerekecektir.