İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
24 KASIM-1 ARALIK 2006

AVRUPA KOMİSYONU BAZI FASILLARDA MÜZAKERELERİN AÇILMAMASI TAVSİYESİNDE BULUNDU

Komisyonun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, 29 Kasım’da yaptığı basın açıklamasında,  AB’nin bir hukuk birliği olduğunu vurgulayarak, yasal yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin sonuçsuz kalamayacağını belirtti. Rehn, tavsiye kararının bir tren kazası ya da müzakerelerin dondurulması olarak agılanmaması gerektiğini vurguladı, ancak müzakere sürecinin yavaşlayacağına dikkat çekti. Rehn, sürecin canlı tutulmasının hem Türkiye’nin hem AB’nin menfaatine olduğunun altını çizdi. 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren AB’nin Dönem Başkanlığını üstlenecek Almanya'nın Başbakanı Angela Merkel, bu karara destek verdiğini belirterek, Türkiye'nin üyelik müzakerelerinde kaydedeceği ilerlemeyi belirlemek için daha titiz bir denetim mekanizması uygulanabileceğini söyledi. Türkiye’nin Kıbrıs sorununa ilişkin atacağı adımları yeniden değerlendirmek için 18 aylık süre verilmesini önerdi. Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen, Komisyon tavsiyesini desteklediklerini belirtti. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, bu koşullar altında AB'nin başka bir seçeneği olmadığını, ancak Türkiye’nin üyelik sürecinin devam etmesi gerektiğini ifade etti. Öte yandan İngiltere Başbakanı Tony Blair, Avrupa'nın Türkiye'ye AB üyeliği konusunda yanlış bir mesaj göndermesinin uzun dönemde ciddi bir hata olabileceğini söyledi. İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero ise AB'nin Türkiye'ye kapılarını açık tutmasının önemli olduğunu belirtti.

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Camiel Eurlings Komisyon kararını, Türkiye’deki reform isteyen çevrelerde kriterlerin yerine getirilmemesinin hiçbir sonuca yol açmadığını göstermesi açısından zayıf bir karar olarak nitelendirdi. Bunun, Finlandiya Başbakanı’nın Ek Protokol’e ilişkin çözüm bulma yönündeki çabalarını da zayıflattığını kaydetti.  Kıbrıs Rum kesimi lideri Tasos Papadopulos, tavsiye kararını ‘hayalkırıklığı’ olarak nitelendirerek, yükümlülüklerini yerine getirmesi için Türkiye üzerinde herhangi bir baskı oluşturmadığına inandıklarını söyledi.

Bununla birlikte, AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, tavsiye kararının 11 Aralık’ta gerçekleşecek Dışişleri Bakanları toplantısına kadar büyük ihtimalle değişeceğini açıkladı. Komisyon kararının gayri resmi çevirisini ve İKV değerlendirmesini aşağıda bulabilirsiniz:

Sekiz Başlıkta Müzakerelerin Dondurulmasına İlişkin Avrupa Komisyonu Tavsiyesi: Komisyon, Türkiye’nin Ankara Anlaşması Ek Protokolü’nü bütünüyle uygulamadığını ve ulaşım araçları da dahil olmak üzere malların serbest dolaşımına ilişkin kısıtlamaların yürürlükte bulunduğunu not etmektedir.  Bu koşullarda ve Avrupa Topluluğu ve Üye Devletlerinin 21 Eylül 2005 tarihli deklarasyonuna atıfta bulunarak Komisyon, Türkiye’nin Katılımına İlişkin Hükümetlerarası Konferansın, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yönelik kısıtlamaları ilgilendiren politika alanlarını kapsayan başlıklarda, Türkiye’nin taahhütlerini yerine getirdiği Komisyon tarafından teyit edilene kadar, müzakereleri açmamasını tavsiye etmektedir. Bu başlıklar şunlardır: Başlık 1: Malların Serbest Dolaşımı; Başlık 3: Yerleşim Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi; Başlık 9: Mali Hizmetler; Başlık 11: Tarım ve Kırsal kalkınma; Başlık 13: Balıkçılık; Başlık 14: Ulaştırma Politikası; Başlık 29: Gümrük Birliği; Başlık 30: Dış İlişkiler.  Ayrıca Komisyon, Türkiye’nin Ek Protokol’e ilişkin taahhütlerini bütünüyle uyguladığını teyit edene kadar, hiçbir başlığın geçici olarak kapatılmamasını tavsiye etmektedir.

Komisyon, 21 Eylül 2005 tarihli Deklarasyonda yer alan konularda kaydedilen herhangi bir ilerleme hakkında yıllık ilerleme raporlarında Konsey’i bilgilendirecektir.  Kaydedilen ilerleme göz önünde bulundurulduğunda, çalışmalar artık tarama sürecinin tamamlanmasına odaklanmalıdır. Müzakere Çerçevesi doğrultusunda teknik hazırlıkların tamamlandığı başlıkların açılmasına devam edilmelidir.

Komisyon, Kıbrıs sorununun BM gözetiminde kapsamlı çözümüne yönelik olarak tam donanımlı müzakerelerin 2007 yılında yeniden başlatılması sürecinin öneminin altını çizmektedir.

Avrupa Komisyonu Tavsiye Metnine Yönelik İKV Değerlendirmesi: Öncelikle, Dönem Başkanlığını yürüten Finlandiya’nın Kıbrıs Planı’nın başarısızlığa uğramasının ardından Komisyon’un bazı fasıllarda müzakerelerin açılmaması tavsiyesinde bulunacağı beklenmekte idi. Ancak müzakerelerin açılabileceği diğer 25 başlığın geçici kapanması için dahi Türkiye’nin Ek Protokol gereklerini tam olarak yerine getirmesi ifadesi şaşkınlıkla karşılanmıştır. Böyle bir yaklaşım müzakere sürecinin mantığına ve adaylık sürecinin ruhuna uygun değildir.

Öte yandan Komisyon tavsiyesi (liderler tarafından oybirliği ile kabulü halinde), G.Kıbrıs’ın 35 fasılda her bir başlığın açılmasını bu hususu öne çıkararak veto etme hakkını –bir anlamda- ortadan kaldırmakta; müzakerelerin devam etme imkanını koruyarak, açılması bu bağlamda ertelenen başlık sayısını 8 fasılla sınırlamaktadır. Bu durumda Komisyon’un benimsediği yaklaşım, müzakerelerin kesilmeden hızının yavaşlatılması ve maalesef süreçteki belirsizliğin arttırılması olmuştur.

Tavsiyenin üyelik müzakerelerimiz üzerinde olumsuz etkiler yaratacağı açıktır. Gelinen bu noktadan itibaren Komisyon’un KKTC üzerindeki izolasyonların kaldırılması yönünde daha yapıcı adımlar atması ve AB tarafının Kıbrıs için adil ve kalıcı bir çözümün BM platformunda bulunması için gayretlerini yoğunlaştırması gereklidir. 

Ulusal çıkarlarımızı hassasiyetle koruyan politikalarımızı sürdürerek, bir yandan da AB sürecindeki tüm reformların aslında Türk halkının menfaati için yapılmakta olduğunu unutmadan, itidalli ve soğukkanlı yaklaşımlar içinde çözüm arayışlarımıza devam etmeliyiz.