İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
30 MAYIS-5 HAZİRAN 2012

İRLANDA HALKI OYUNU MALİ SÖZLEŞME LEHİNDE KULLANDI

25 AB üyesi tarafından imzalanan ve mali sözleşme veya istikrar paktı olarak bilinen “Avrupa Ekonomik ve Parasal Birliği’nde İstikrar, Koordinasyon ve Yönetişim Antlaşması”  31 Mayıs’ta İrlanda’da yüzde 50,6 katılım oranıyla gerçekleşen referandumda yüzde 39,7 “hayır” oyuna karşılık yüzde 60,3 “evet” oyu ile İrlanda halkı tarafından onaylandı. İrlanda’daki referandumda, 2001 yılında Nice Antlaşması ve 2008 yılında Lizbon Antlaşması’na ilişkin referandumlarda olduğu gibi olumsuz bir sonuç çıkmasından endişe duyan diğer Üye Devletler, süreci yakinen takip etmekteydi. Hatırlanacağı gibi, İrlanda’da 2001’de Nice Antlaşması ve 2008’de Lizbon Antlaşması’nın kabulüne ilişkin referandumlardan ret oyu çıkmış ve söz konusu antlaşmalar, Brüksel’in baskısı altında yapılan ikinci referandum ile onaylanmıştı.

Referandum’dan “hayır” oyunun çıkması halinde, İrlanda, kurtarma paketinin süresinin 2013 yılında dolmasından sonra, daimi kurtarma fonu olan Avrupa İstikrar Mekanizması’ndan (ESM) yararlanamayacaktı. ESM dışında bırakılma korkusunun İrlandalı seçmenlerin mali sözleşme lehinde oy kullanmasında etkili olduğu uzmanlar tarafından paylaşılan bir gözlem. Hatırlanacağı gibi, İrlanda 2008’de patlak veren ekonomik kriz sebebiyle, 2010 yılı sonunda IMF ve AB’den 85 Milyar Avro tutarında bir kurtarma paketi almıştı.

İrlanda’da sandıktan çıkan “evet” oyu birçok AB lideri tarafından olumlu karşılandı. İrlanda’da mali sözleşmenin kabulüne ilişkin referandum sonucuyla ilgili bir açıklama yapan AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, referandum sonucunun iyileşme ve istikrar yolunda önemli bir adım olduğunu belirtti. Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barosso da İrlanda halkını olumlu kararı sebebiyle kutlayarak, referandum sonucunun İrlanda’nın ekonomik iyileşmesi yolunda önemli bir adım olduğunu ve İrlanda’nın AB’nin merkezindeki yerini teyit ettiğini belirtti. Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ise, mali sözleşmenin Avro Alanı’nın küresel stratejisi için gerekli unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti, ancak mali sözleşmenin büyüme odaklı önlemlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Hatırlanacağı üzere, mali sözleşme, 2 Mart 2012 tarihinde 27 AB üyesi ülkeden İngiltere ile Çek Cumhuriyeti dışındaki 25 üye ülkenin liderleri tarafından imzalanmıştı.  Mali sözleşme hâlihazırda, Yunanistan, Slovenya, Macaristan, Letonya, Romanya, Danimarka ve İsveç parlamentolarında onaylanmış durumda. İrlanda, 31 Mayıs’ta sandıktan çıkan evet oyu ile, mali sözleşmeyi onaylayan 9’uncu ülke oldu. Mali sözleşme henüz Almanya Federal Meclisi tarafından onaylanmadı, ancak yaz tatili öncesi mali sözleşmenin onaylanması bekleniyor. Fransa ise mali sözleşmenin onaylanması için 17 Haziran’da gerçekleştirilecek parlamento seçimlerinin sonuçlarını bekliyor. Avro Alanı ülkelerinin Mart 2013’e kadar mali sözleşmeyi onaylamaları gerekiyor. Mali sözleşmeyi onaylamayan ülkeler, daimi kurtarma fonu Avrupa İstikrar Mekanizması fonlarından yararlanamayacak. Mali sözleşmenin 12 Avro Alanı üyesi devlet tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Mali sözleşmeye göre, üye devletlerin ulusal bütçelerinin dengede olması ya da fazla vermesi ve yıllık yapısal bütçe açığının GSYİH’nın yüzde 0,5’ini aşmaması öngörülmekte. Üye devletlerin anayasalarında yer vermeleri istenen bu kuralın ihlal edilmesi halinde, otomatik bir düzeltme mekanizması devreye girecek. Bu mekanizma, Avrupa Komisyonu’nun önereceği ilkeler ışığında her üye devlet tarafından belirlenecek. AB Adalet Divanı, Üye Devletlerin dengeli bütçe kuralını uygulamalarını gözetim altında tutarak kontrol edecek. Kararları bağlayıcı olacak ve kuralı ihlal eden üye devletler için Avrupa İstikrar Mekanizması’na ödenmek üzere GSYİH’nın yüzde 0,1’ine ulaşabilecek bir cezaya yol açabilecek.