İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
30 MAYIS-5 HAZİRAN 2012

TÜRKİYE’DEKİ KÜRTAJ TARTIŞMALARINA AVRUPA BİRLİĞİ TEMSİLCİLERİ DE KATILDI

Türkiye’de kısa bir süre önce başlayan ve Uludere olaylarıyla ilintilendirilmesiyle daha da alevlenen kürtaj yasağı tartışmalarına Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Hélène Flautre ve AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean- Maurice Ripert de katıldı.

AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu’nun Eşbaşkanı Hélène Flautre Türkiye’de son 10 yıldan beri bu türlü tartışmalar yaşanmazken kürtaj konusunun Türkiye’nin uzlaşmaya en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde tekrar gündeme getirilmesinin toplumdaki kutuplaşmayı artırdığını belirtti. Flautre, kürtaj yasağının faturasının, yurtdışında kürtaj olamayacak yoksullara çıkacağını belirterek, Ankara'daki siyasetçilerin kürtaj konusunda bu kadar bilgili ve müdahaleci olmasına şaşırdığını ifade etti. Kürtaj tartışmalarının, yeni bir Anayasa projesinin hazırlandığı bir döneme rastlamasını manidar olarak nitelendiren Flautre, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin kürtaj düzenlemelerinin yasakçı uygulamalardan liberal uygulamalara doğru değiştiğinin de altını çizdi. Kürtaj polemiğinin Türkiye’nin içinde bulunduğu hassas dönemde tekrar alevlendirilmesini yalnızca tesadüfle açıklamanın mümkün olmadığını da belirten Flautre, Türk toplumunda kutuplaşmanın değil uzlaşmanın ağır basmasına yönelik umutlarını da dile getirdi.

Olası bir yasaklamanın kürtaj turizmini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Flautre,  kürtaj turizminin de yalnızca varlıklı kesimlerin yararlanabileceği bir olanak olduğunu dile getirdi. Bu nedenle olası bir kürtaj yasağının yalnızca yoksul kesimleri etkileyeceğini vurgulayan Flautre, varlıklı kesimlerin kürtaj yaptırmak için yurtdışına giderek söz konusu yasak yokmuşçasına yaşamlarını sürdüreceklerini de ifade etti.

Türkiye’deki kürtaj tartışmaları konusunda bir açıklama yapan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean-Maurice Ripert de, AB'de kürtaj konusunda bağlayıcı bir Birlik mevzuat bulunmadığını, bu nedenle Polonya ve İrlanda gibi Üye Devletlerin daha kısıtlayıcı kürtaj düzenlemeleri getirebildiklerini belirtti. Türkiye’de ise kürtaj ve sezaryen konusunun istismar edildiğinin farkında olduğunu belirten Ripert, konunun anne ve çocuk sağlığını koruma endişesinden saptırılarak siyasi rant malzemesi haline getirildiğine de dikkat çekti.