İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-22 MAYIS 2012

BRÜKSEL’DEKİ TUSKON PANELİNE KATILAN BAŞBAKAN YARDIMCISI BABACAN AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan,  Avrupa  Komisyonu'nun Başkan Yardımcısı ve Ekonomik ve Parasal İşlerden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ile Genişlemeden Sorumlu Üyesi Štefan Füle'yle birlikte Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) Brüksel temsilciliğinin düzenlediği "Ekonomik Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı: AB ve Türkiye İçin Zorluklar ve Beklentiler" konulu panelde bir konuşma yaptı.

Ali Babacan, Avro krizinin yayılmasında Avrupa'da birçok hükümetin tedbir almakta siyasi kararlılık gösterememesinin ve hızlı hareket edememesinin belirleyici olduğunu ifade etti.  Yunanistan'a yönelik ikinci kurtarma paketi, bütçe disiplinini güçlendiren hükümetlerarası anlaşmanın imzalanması ve Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun sermayesinin artırılması gibi önlemler sayesinde krizle mücadelede önemli adımlar atıldığını kaydeden Babacan, krizden çıkılabilmesi için AB’nin söz konusu önlemlerin arkasında kararlılıkla durması gerektiğini de sözlerine ekledi. Türkiye’nin AB’de yaşanan krize rağmen Birliğe tam üyelik konusundaki kararlılığından taviz vermediğinin de altını çizen Babacan, hükümet olarak aynı kararlılık ve bağlılığı AB’den de beklediklerini, ancak şimdiye kadar hayal kırıklıklarıyla karşılaştıklarını vurguladı.

Ali Babacan ayrıca Avrupa Birliği’nin Türkiye ile yürüttüğü müzakerelerde şu ana kadar yalnızca 13 başlık açtığını ve 17 başlığın ise AB ülkelerinin ortaya koyduğu çeşitli bahanelerle bloke edildiğini hatırlatarak, geri kalan üç başlığı da Türkiye’nin ulusal çıkarlarına uygun olmaması gerekçesiyle henüz açmak istemediklerini vurguladı.  AB tarafından bloke edilmemiş olan Kamu ihaleleri; Sosyal politikalar ve istihdam ve Rekabet fasıllarının hemen açılmasının Türk sanayinin rekabet gücünü azaltacağını kaydeden Babacan, Türkiye’ye net bir üyelik tarihi verilmedikçe söz konusu fasılların açılmasına karşı olduğunu da sözlerine ekledi. Avrupa Birliği’nin daha önce müzakerelerde bulunduğu aday ülkelerin söz konusu üç başlığı müzakere sürecinin en sonunda, tam üye olmadan hemen önce açmış olduğuna işaret eden Bakan Babacan, Türkiye’nin tam üyelik konusu bile belirsizken ülkesinden bu konuda adım beklemenin gerçekçi olmayacağının da altını çizdi.