İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-22 MAYIS 2012

FRANSA’NIN YENİ CUMHURBAŞKANI FRANÇOİS HOLLANDE VE ALMANYA BAŞBAKANI ANGELA MERKEL BİR ARAYA GELDİ

15 Mayıs 2012 tarihinde yemin ederek göreve başlamasından birkaç saat sonra Berlin’de Almanya Şansölyesi Merkel ile bir araya gelen Hollande'ın gündeminde Avro krizi vardı. François Hollande, seçim kampanyası süresince, selefi Nicolas Sarkozy'nin Angela Merkel ile imzaladığı mali disiplin anlaşmasını yeniden pazarlığa açmak istediğini sıklıkla dile getirmiş, Almanya Şansölyesi ise, söz konusu anlaşmaya takviye yapılmasından yana bir tutum sergilese de, anlaşmanın bir kez daha revize edilmesine karşı çıktığını ifade etmişti.

Görüşme sonrasında basına açıklamalarda bulunan Merkel ve Hollande, Yunanistan'ı Avro Bölgesi içinde tutmak istediklerini söylediler. Ekonomik büyümeyi teşvik için ''herkesin masaya tüm varını koyması gerektiğini'' kaydeden Cumhurbaşkanı Hollande, ortak para birimine üye 17 hükümetin borçlarını bir havuzda toplayan ve bu ülkelerin hepsinin arkasında durduğu Avro bonoları çıkarılması fikrinin bir olasılık olarak sürdüğünü söyledi. Mali disiplin anlaşmasına ''büyüme boyutunu'' kazandırmayı hedeflediğini söyleyen Hollande, bu konuda Almanya ile çalışmaya hazır olduklarını ifade etti. Almanya Başbakanı Angela Merkel ise, Almanya ve Fransa olarak ''Yunanistan için büyüme odaklı ek önlemler konusunu değerlendirmeye istekli olduklarını'' söyledi. Yunanistan’ın Avro Bölgesinde kalması gerektiğini yineleyen Almanya Başbakanı, Yunan halkının da talebinin bu yönde olduğunu bildiğini belirtti.

Angela Merkel ve François Hollande görüşmesinin ardından soruları yanıtlayan Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Durão Barroso’da, Yunanistan konusunda Alman ve Fransız liderlere benzer ifadeler kullandı. Yunanistan’ın mutlaka Avro Bölgesi’nde ve AB bünyesinde kalması gerektiğini ifade eden Komisyon Başkanı Barroso, yine de son kararın Yunanistan’ın göstereceği performansa göre verileceğini ifade etti. Ekonomik kriz sonrasında, gerçekleştirilen seçimlerin mevcut duruma bir de siyasi krizi eklediğini ifade eden Barroso, 17 Haziran 2012 tarihinde yapılacak seçimlerde istikrarlı bir siyasi tablonun çıkmasını umduğunu belirtti.