İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-8 ŞUBAT 2014

DIŞİŞLERİ BAKANI DAVUTOĞLU 50’NCİ MÜNİH GÜVENLİK KONFERANSI’NA KATILDI

31 Ocak-2 Şubat 2014 tarihlerinde gerçekleşen 50’nci Münih Güvenlik Konferansı, birçok üst düzey devlet adamı, siyasetçi ve akademisyenin katılımlarıyla gerçekleşti. Siber güvenlik, transatlantik ilişkiler, enerji-iklim güvenliği, Suriye’de süren kriz, İran’ın nükleer programı, Kosova, Ortadoğu Barış Süreci gibi güncel uluslararası konuların değerlendirildiği konferansa, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı. 2 Şubat 2014 tarihinde “Ortadoğu’nun Geleceği” konulu panelde bir konuşma yapan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, aynı zamanda birçok ikili görüşme gerçekleştirdi.

“Ortadoğu’nun Geleceği” konulu panelde, Suriye’deki krize ilişkin görüşmelerde Esad rejiminin insani konular ve geçiş süreci konusunda atım atmamasını eleştiren Davutoğlu, Birleşmiş Milletler’e harekete geçme çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Davutoğlu, BM’nin Suriye konusunda öncü olması gerektiğini kaydetti ve sınırsız insani erişim öngören bağlayıcı bir karar alınmasının ve yardımı engelleyen kişilerden hesap sorulması gerektiğine dikkat çekti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, ikinci konunun Esad rejiminin kimyasal silah stokunun ne kadarını teslim ettiği konusunun açıklığa kavuşturulması olduğunu belirtti. Kimyasal silahların, nükleer silahlar kadar tehlikeli olduğunu ve kullanımlarının insanlığa karşı suç teşkil ettiğini kaydeden Davutoğlu, buna bir son verilmesi gerektiğini ve kendilerinin liderler olarak sorumluluk taşıdıklarını söyledi.

BM’nin harekete geçmesi gereken üçüncü konunun siyasi çözüm olduğunu kaydeden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, bu bağlamda Cenevre I Konferansı kararlarının BM Güvenlik Konseyi’nce kabul edilmesi gerektiğini belirtti ve Esad rejiminin geçiş yönetimi kurulmasından kaçışının bu şekilde engellenebileceğini ifade etti.

Konuşmasında, uluslararası güvenliğin aşırılık, mezhepçilik, etnik-milliyetçilik, kimyasal veya nükleer kitlesel imha silahları tehditleriyle karşı karşıya olduğunu belirtirken, aşırılık ve terörizmin yükselmesinin herkes için bir tehdit olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye’nin Suriye’deki krize siyasi bir çözüm bulunması yolunda toplanan Cenevre II Konferansı’na olan desteğini teyit ederken, Esad rejiminin takındığı tutumu eleştirdi ve Esad rejiminin tutumu nedeniyle insani yardım konusunda başarı sağlanamadığını, rejimin geçiş yönetimi kurulması doğrultusunda da müzakere yönünde bir adım atmadığını vurguladı.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Münih 50’nci Güvenlik Konferansı çerçevesinde ayrıca ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden ve Komşuluk Politikasından Sorumlu Üyesi Štefan Füle, Avrupa İşbirliği ve Güvenlik Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Lamberto Zannier, Finlandiya Dışişleri Bakanı Erkki Tuomioja, Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Muhammed Abdülaziz, Almanya Şansölyesi Merkel’in Dış Politika Danışmanı Christoph Heusgen ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Ivo Josipovic ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

Öte yandan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Almanya ziyareti kapsamında 3 Şubat 2014 tarihinde Almanya Federal Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ile bir araya geldi. Türkiye-Almanya ikili ilişkilerinin yanı sıra bölgesel ve uluslararası konuların ele alındığı bir görüşme gerçekleştiren iki mevkidaş, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Almanya’da göreve gelen yeni koalisyon hükümetine göçmen gençlerin çifte vatandaşlığı konusundaki girişimleri nedeniyle teşekkür eden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türk asıllı göçmenlerin seçimlerde gösterdiği başarıdan övgüyle söz etti ve Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarının siyasi hayata katılımının önemine dikkat çekti.

Türkiye-Almanya ticari ve ekonomik ilişkilerini de ele alan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Almanya’nın Türkiye’nin en önemli ticari ortağı olduğunu vurguladı ve Türkiye ile Almanya’nın ortak ekonomik ilişkiler geliştirmesinin Avrupa ekonomisine katkıda bulunmanın yanı sıra, Türkiye ve Almanya’nın ortak olarak birçok bölgede rekabet gücü yüksek işbirliği yapmasının önünü açacağına dikkat çekti.

Türkiye’nin AB üyelik süreci konusunda, Türkiye-AB ilişkilerinde son dönemde ciddi bir canlanma yaşandığını kaydeden Dışişleri Bakanı Davutoğlu, yeni fasılların müzakereye açılmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye-AB ilişkilerine büyük önem atfettiklerini ve Almanya’nın bu konudaki liderliğine güvendiklerini belirten Dışişleri Bakanı Davutoğlu, katılım müzakerelerinde 23 ve 24’üncü fasılların (sırasıyla “Yargı ve Temel Haklar” ve “Adalet, Özgürlük ve Güvenlik”) müzakereye açılmasının Türkiye’deki hukuk reformunun Avrupa ile birlikte ve Avrupa standartlarına paralel yürümesi bağlamında hayati önem taşıdığına dikkat çekti.

Almanya Federal Dışişleri Bakanı Steinmeier ise, Almanya olarak Türkiye'nin katılım müzakerelerinde ilerleme sağlamaya çalışacaklarını, 23 ve 24’üncü fasılların önündeki engellemelerin kaldırılması için AB nezdinde girişimde bulunacaklarını ifade etti.