İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-8 MAYIS 2012

FRANSA’NIN YENİ CUMHURBAŞKANI SOSYALİST PARTİ ADAYI HOLLANDE

6 Mayıs 2012 tarihinde yapılan Fransa Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ikinci turda geçerli oyların yüzde 52'sini alan Sosyalist Parti adayı François Hollande kazandı. Hollande, Françoise Mitterrand’ın 1995’te sona eren iktidarından bu yana Elysee Sarayı’ndaki ilk Sosyalist cumhurbaşkanı olacak.

Oyların yüzde 48'ini alan Nicolas Sarkozy ise ikinci sırada yer alarak bir dönem daha cumhurbaşkanlığı yapmaya hak kazanamadı. Sarkozy, 1981’de François Mitterand’a karşı seçimleri kaybeden Valery Giscard d’Estaing’den bu yana ikinci bir dönem seçilemeyen ilk cumhurbaşkanı oldu. Nicholas Sarkozy seçimlerin ardından yaptığı açıklamada seçimleri kaybetmesinin tüm sorumluluğunun kendisine ait olduğunu ve bundan sonraki dönemde hayatını normal bir Fransız vatandaşı gibi geçireceğini açıkladı.

Seçim sonuçlarının kesinleşmesinden sonra bir konuşma yapan François Hollande, ilk turda kendisini desteklemeyen ve merkez sağda yer alan birçok Fransız siyasetçi ve seçmenin kendisini desteklemiş olmasından gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Fransa'da ırkçılık ve yabancı düşmanlığının en az ekonomik kriz kadar büyük bir tehlike olduğunun altını çizen Hollande, Fransız seçmenine bu tehlikeyi fark edecek sağduyu gösterdiği için de teşekkür etti. Nicolas Sarkozy de Fransız seçmenlere kendisine bir dönem için Fransa Cumhurbaşkanlığı görevini verdikleri için teşekkür ederek Hollande'ı da seçimlerdeki başarısı için tebrik etti.

Bilindiği üzere, Fransa Cumhurbaşkanlığı ilk tur seçimlerinde Nicolas Sarkozy'i desteklemiş olan François Bayrou gibi merkez sağ çizgide yer alan birçok siyasi lider, Sarkozy'nin aşırı sağcı Ulusal Cephe'ye yönelik övgü içeren sözleri nedeniyle verdikleri desteği geri çekmişlerdi. François Bayrou, ikinci tur seçimlerde François Hollande'ı desteklemesinin gerekçesini  “ırkçılardan ve aşırı sağcılardan medet umanlara iyi bir ders vermek” olarak açıklamış, Sarkozy ikinci kez seçilirse Ulusal Cephe'nin bir uydusu haline gelmesinden çekindiğini de sözlerine eklemişti.

Hollande’ın cumhurbaşkanı seçilmesiyle, Türkiye-AB ilişkilerinde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı olduğunu her fırsatta dile getiren Sarkozy faktörü de ortadan kalkmış oldu. Böylelikle, önümüzdeki dönemde Türkiye-AB ve Türkiye-Fransa ilişkileri rahat bir soluk alabilecek. Fransa’nın “AB üyeliği ile doğrudan ilişkili olduğu” gerekçesiyle blokaj altına aldığı 5 müzakere başlığının açılması da gündeme gelebilecek. Ancak, analistler, Hollande’ın cumhurbaşkanlığına, sözde Ermeni soykırımının 100’üncü yılına denk gelen 2015 yılına gidilirken girişimlerde bulunabileceği gerekçesiyle temkinli yaklaşmaktalar. Ayrıca, Sosyalist Parti’den gelen Hollande’ın Türkiye’nin insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanında AB normlarına uyumu konusunda daha ısrarcı davranabileceği ve Kıbrıs konusunun da gündeme gelebileceğinin üzerinde duruyorlar.