İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
2-8 MAYIS 2012

3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ KUTLANDI

Birleşmiş Milletler tarafından 1991 tarihinde, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 19’uncu Maddesi uyarınca, ifade özgürlüğü hakkını korumak için ilan edilen “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” kapsamında, Türkiye’de basın özgürlüğü yeniden tartışmaya açıldı. Gazetecilerin haberlerinden ötürü terörle ilişkilendirilmeleri, basın ve yayın kurumu mensuplarının operasyonlar çerçevesinde gözaltına alınmaları ve uzun tutukluluk süreleri nedeniyle, son dönemde ciddi şekilde tartışılan Türkiye’de basın özgürlüğüne ilişkin çeşitli kurumlar, “3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” çerçevesinde ilginç veriler yayımladı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü tarafından 3 Mayıs 2012 tarihinde kamuoyuna açıklanan 2011-2012 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye, 179 ülke arasında basın özgürlüğü konusunda 148’inci yeri aldı. Türkiye önceki Endekste 138’inci sıradaydı. Söz konusu raporda Türkiye ile ilgili olarak şu açıklamaya yer verildi: “(…) Türkiye kendiliğinden bölgesel bir model sergilediği zamanda geriye doğru büyük bir adım attı ve 10 sıra kaybetti. Söz verilen reformların yürütülmesi bir yana yargı sistemi gazetecilerle ilgili, askeri diktatörlükten bu yana emsali bulunmayan bir dizi tutuklama dalgası başlattı”. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün 2011-2012 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi Raporuna http://en.rsf.org/press-freedom-index-2011-2012,1043.html adresinden ulaşabilir.

Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), G-9 Platformu, Medya Derneği, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu (TGDP), Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGS) tarafından yapılan ortak açıklamada ise, 3 Mayıs 2012 itibarıyla 96 gazeteci ve 35 dağıtımcının hapishanede olduğu ifade edildi. Muhalif gazetelerin, dergilerin yayınının durdurulması ve kapatılması ile medyadaki işten çıkarma furyalarında artan sıklığın, gazetecilerin iktidar karşısında elini kolunu bağladığına, sansüre ve otosansüre yol açtığına dikkat çekilen açıklamada, gazetecilerin "terörist" olarak suçlanmasına olanak veren Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) değiştirilmesi talep ediliyor.