İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin ortak gündeminde Schengen Alanı ile ilgili tartışmalar ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uygulayabileceği vize muafiyeti ile ilgili görüşmeler vardı. 26 Nisan 2012 tarihinde Lüksemburg’da gerçekleştirilen AB Adalet ve İçişleri Bakanları Toplantısı’nda gerek Schengen Alanı, gerek Türk vatandaşlarına uygulanacak vize muafiyeti konusunda hiçbir somut adım ve karar çıkmaması Türkiye’de olduğu kadar birçok AB ülkesi nezdinde de hayal kırıklığıyla karşılandı.
İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin ortak gündeminde Schengen Alanı ile ilgili tartışmalar ve Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye uygulayabileceği vize muafiyeti ile ilgili görüşmeler vardı. 26 Nisan 2012 tarihinde Lüksemburg’da gerçekleştirilen AB Adalet ve İçişleri Bakanları Toplantısı’nda gerek Schengen Alanı, gerek Türk vatandaşlarına uygulanacak vize muafiyeti konusunda hiçbir somut adım ve karar çıkmaması Türkiye’de olduğu kadar birçok AB ülkesi nezdinde de hayal kırıklığıyla karşılandı.

İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen ve AB Adalet ve İçişleri Bakanlığı Toplantısı ile aynı tarihte gerçekleşen seminerde de AB Uluslararası Göç, Mülteciler ve Ceza Hukuku Daimi Komitesi Başkanı Prof. Dr. Kees Groenendijk Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin AB hukukuna aykırılığı konusunda görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Ülkesi Hollanda’nın Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin kaldırılmasına karşı çıkan AB ülkelerinin başında gelmesini de eleştiren Groenendijk, Hollanda’nın vize konusundaki ısrarının gerek Ankara Anlaşması’nın, gerek Hollanda Danıştayı’nın kararlarının ihlali anlamına geldiğinin de altını çizdi.

AB Adalet ve İçişleri Bakanları’nın Lüksemburg görüşmelerinde, ayrıca Schengen Alanı’nda gerekli görülen hallerde serbest dolaşım hakkına getirilebilecek kısıtlamalar ve olası sınır kontrolleri tartışıldı. Almanya ve Fransa’nın Avusturya’nın da desteğiyle gündeme getirdiği sınır kontrollerini uygulamaya koyma yetkisini Avrupa Komisyonu’ndan geri alma talebi başta İsveç ve Belçika olmak üzere birçok AB üyesi ülkenin tepkisine yol açtı. Belçika Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Joelle Milquet’in özellikle Fransa için iç siyaset ve seçim gündeminin, AB içinde uzun süredir mevcut olan sorunların çözümünden daha önemli olduğuna yönelik açıklaması da söz konusu tepkilerin bir özeti niteliğindeydi.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin (GKRY) AB dönem başkanlığını tek taraflı olarak üstlenmesine iki ay kala Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye’nin de Kıbrıs’ta petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına başlaması da önemli bir gelişme olarak nitelendirildi. GKRY’nin 2011 yılında tek taraflı olarak belirlediği münhasır ekonomik alanında başlattığı petrol ve doğalgaz arama çalışmalarına misilleme niteliği taşıyan sondaj faaliyetleri, Türkiye’nin KKTC’nin varlığı ve bağımsızlığına verdiği yoğun desteğin işareti olarak da algılandı.

Tüm okuyucularımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutlar ve iyi bir hafta dileriz.

Diğer Yazılar