İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
16-22 ŞUBAT 2014

KOMİSYON RAPORU SANAYİ RÖNESANSININ GEREKLİ OLDUĞUNU GÖSTERİYOR

Avrupa Komisyonu’nun 17 Şubat 2014 tarihinde yayımladığı ve Birliğin sanayi yapısını inceleyen rapor, pek çok sektörün kriz öncesi dönemdeki üretimi yakalayamadığını, sektörler ve üye ülkeler arasındaki farklılıkların sürdüğünü gösteriyor.

Rapor sanayide rekabetçiliğe olan ihtiyacın altını çizerken, Avrupa Sanayi Rönesansı isimli Komisyon Tebliği 20-21 Şubat 2014 tarihlerinde düzenlenen Rekabetçilik Konseyi toplantısında ele alındı.

Raporun bulgularını kısaca şu şekilde sıralamak mümkün:

-Özellikle Üye Devletler arasında imalat sanayi üretiminde önemli farklılıklar bulunuyor. AB içerisinde en güçlü toparlanma Romanya, Slovakya, Polonya ve Baltık Ülkelerinde görülürken, bu ülkeler kriz öncesi dönemden daha yüksek üretim seviyesine eriştiler.

-Krizin genel olarak ekonomiye ve üretime olumsuz etkilerinin yanında sektörler üzerindeki olumsuz etkilerinin de farklılaştığı görülüyor. Örneğin ileri teknoloji, ilaç, temel gıda sanayi krize direnirken, inşaat, imalat ve maden sanayi krizden son derece kötü etkilendi.

-Sektörler arasında verimlilik ve istihdam alanlarındaki kazanımlar farklılık gösterirken, imalat sanayi ve düşük teknoloji sanayinin verimlilik ve istihdam kaybı öne çıkıyor. Büyümenin motoru olan ileri teknoloji sanayi sayesinde, kriz sonrasında AB imalat sanayi iş gücü maliyetlerini düşürmeyi ve verimliliği artırmayı başardı.

-Hizmet sektörü imalat sanayinden daha hızlı büyüdü. AB’de 2000-2012 döneminde özel sektör tarafından sağlanan piyasa hizmetleri ortalama yüzde 1,7 oranında büyüyerek, AB’nin GSYİH’sinin yarısını oluşturdu. Öte yandan kamu sektörü tarafından sağlanan piyasa dışı hizmetler de AB’nin GSYİH’sinin yüzde 23’üne yükseldi. 2001-2010 döneminde hizmet sektöründe artan istihdam, imalat sanayinde düştü.

-İmalat ile hizmetler arasındaki bağlantıların önemi belirginleşti. İmalat yapan şirketler işlerinin bir parçası olarak özellikle ürünlerin geliştirilmesi ve satışında, ayrıca muhasebe ve lojistik gibi yatay faaliyetlerinde hizmetleri giderek daha fazla kullanır hale geldiler. İmalat ile hizmetlerin birbirlerine bağımlılıklarının artması hizmet sektöründe de inovasyonu ve kalitenin artmasını teşvik edecektir.

-Küresel değer zincirleri AB sanayi için giderek daha fazla önem kazanıyor. AB halen ürünler, hizmetler ve yatırımlar konusunda dünyanın en büyük aktörü konumundadır. Her ne kadar AB şirketleri kürsel değer zincirinde yer alıyorlarsa da, katılımlarının güçlendirilmesi rekabetçiliği artıracak, küresel pazarlara daha elverişli bir rekabetçi ortamda erişimi kolaylaştıracaktır.

-İmalat sanayinin ihtiyaç duyduğu yabancı yatırım düşmüştür. Artan küresel ticaret beraberinde doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) da dâhil olmak üzere küresel sermaye akışında daha güçlü bir büyümeyi getirdi. AB Üye Devletleri küresel doğrudan yabancı sermaye akışından aslan payını almaktadır (yüzde 22 oranında AB’ye gelen DYY, yüzde 30 oranında AB2’den başka ülkelere giden DYY). Ancak kriz bu sermaye akışını olumsuz etkilemiş, 2010 yılında AB’ye gelen DYY 2007 yılındaki seviyenin ancak üçte biri kadar olmuştur.

Komisyon tarafından hazırlanan Sanayi Yapısı Raporu’nun tamamına ; 

http://ec.europa.eu/enterprise/policies/industrial-competitiveness/competitiveness-analysis/eu-industrial-structure/index_en.htm 

internet sayfasından ulaşılabilir.