İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
4-10 NİSAN 2012

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NİN İŞLEYİŞİNE YÖNELİK REFORMLAR ÜZERİNDE ANLAŞMAYA VARILDI

19-20 Nisan 2012 tarihlerinde İngiltere’nin Brighton şehrinde bir araya gelen Avrupa Konseyi'nin 47 üye ülkesinin temsilcileri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM)  dosya yükünün hafifletilmesi için bir dizi reform yapılması üzerinde anlaşmaya vardı.  Türkiye’nin Adalet Bakanı Sadullah Ergin tarafından temsil edildiği Brighton görüşmelerinde varılan anlaşmaya göre ülke içindeki yargı kararından itibaren AİHM'ye başvuru süresi altı aydan dört aya indirildi.  Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler arasında varılan anlaşmada ayrıca AİHM’ne başvurmadan önce tüm iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğinin daha ciddi ve kapsamlı olarak incelenmesi de karara bağlandı.

Toplantıdan çıkan kararlar hakkında görüşlerini paylaşan AİHM Başkanı ve Mahkeme’nin İngiliz Yargıcı Nicolas Bratza, AİHM’nin karşılaştığı en büyük sorunun dosya sayısının çokluğu olduğunu belirterek Brighton’da alınan kararların dosya yüküyle mücadele için daha güçlü bir temel oluşturacağını umduğunu da sözlerine ekledi. Bratza, AİHM’de görülmeyi bekleyen 150 bin dava olduğunu, yapılan başvuruların yüzde 90'ının reddedildiğini ve bir davanın ortalama görülme süresinin dört yıldan fazla olduğuna dikkat çeken Bratza, söz konusu rakamların AİHM’nin üzerindeki yükün taşınılamayacak kadar ağırlaştığını gösterdiğini belirtti.

Ülkesi İngiltere’nin AİHM'nin yetkilerini sınırlandırmaya yönelik çabalarına da değinen AİHM Başkanı,  bazı ülke hükümetlerinin “AİHM’nin nasıl çalışacağını dikte etmesi fikrinden rahatsız olduğunu” dile getirerek, “AİHM'nin görevini yerine getirebilmesi için yalnızca bağımsız olmasının değil, aynı zamanda bağımsız olduğunun görülmesinin de gerektiğini” vurguladı. AİHM’nin başta İngiltere olma üzere Avrupa Konseyi üyelerinin popülist politikalarına boyun eğemeyeceğini kaydeden Bratza, belirli durumlarda azınlığın çıkarlarının, çoğunluğun görüşüne karşı çıkılarak savunulmasının temel haklar ve hukukun üstünlüğünün korunmasının gereği olduğuna da işaret etti.

Bilindiği üzere İngiltere Başbakanı David Cameron’un liderliğini yaptığı Muhafazakar Parti’ye mensup bazı milletvekilleri, AİHM'nin İngiltere’ye yönelik bazı kararlarına şiddetle karşı çıkarak söz konusu kararların uygulanmamasını talep etmişlerdi. AİHM’nin terör zanlılarının sınır dışı edilememesi ve mahkûmların oy kullanabilme hakkına yönelik kararları, söz konusu milletvekillerinin İngiltere’nin AİHM'den çekilmesini talep etmeye varan tepkilerine yol açmıştı.