İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
23-28 ŞUBAT 2014

AB Göç Politikası’nın son 10 yılına ilişkin bir rapor yayımlandı

Avrupa Komisyonu, 21 Şubat 2014 tarihinde 2012-2013 yılları arasında AB’nin göç politikasına ilişkin bir rapor yayımladı. Raporda, AB’nin göç politikası çerçevesinde yaşanan gelişmelere yer veriliyor.

Göç ve Hareketliliğe ilişkin yenilenmiş Küresel Yaklaşım’ın (Global Approach to Migration and Mobility - GAMM) 10’uncu yıl dönümünde yayımlanan rapora göre, göç ve kişilerin hareketliliği alanında, AB ve diğer ülkeler arasında son 10 yılda önemli bir ilerleme sağlandığı vurgulanmakla birlikte, bu alanda atılması gereken birçok adımın bulunduğuna dikkat çekiliyor.

Raporun açıklanmasına ilişkin açıklamada bulunan Avrupa Komisyonu’nun İçişlerinden Sorumlu Üyesi Cecilia Malmström, ortak vize politikası, hareketliliğe ilişkin ortaklıklar, vize kolaylaştırma ve geri Kabul anlaşmalarının, AB’nin göç politikasının önemli araçları olmaya devam ettiğini vurguladı. Malmström, özellikle ekonomik büyüme sağlanması ve rekabetin artırılması için AB’nin üçüncü ülkeler ile daha sıkı işbirliğine gitmesinde fayda bulunduğu söyledi. Malmström ayrıca, göç kapsamında insan ticareti ve yasadışı göç ile mücadelenin halen kritik konular olduğunu da sözlerine ekledi.

Rapora göre, son 10 yıl içerisinde AB’nin göç politikasında yaşanan gelişmeler ve ileriye yönelik adımlar şu şekilde özetleniyor:

--Kişilerin hareketliliğine ilişkin 6 ülkeyle anlaşma imzaladı (Moldova, Yeşil Burun Adaları, Gürcistan, Ermenistan, Fas ve Azerbaycan). Tunus ve Ürdün ile de müzakereler halen devam etmekte.

--Avrupa Komisyonu 2012-2013 yılları arasında 200 milyon avronun üzerinde mali destek ile göç alanında 90 projeyi destekledi. Ayrıca Üye Devletler, ek bütçeler ile AB’nin göç politikasına destek verdi.

--Avrupa Komisyonu’na göre, AB’nin göç politikasında ilerleme sağlanması gereken temel alanları, insan hakları ve mültecilerin korunması oluşturuyor. Bu kapsamda, Avrupa Mülteci Destek Ofisi’nin (The European Asylum Support Office-EASO) yetki alanının genişletilerek, konuya daha fazla müdahil olmasında fayda görülmekte.

--Kriz zamanlarında, AB düzeyinde ve üye ülkeler arasında, koordinasyonun artırılması ve özellikle mültecilerin kabulü ve geri kabulü alanlarında ortak çalışmaların yapılması, bu zamanlarda duruma daha hızlı ve etkin müdahale edilmesinin önünü açacak. Bu çerçevede, AB’nin 2014-2020 yıllarını kapsayan yeni sığınmacı ve göç fonuna daha fazla mali destek sağlaması, büyük önem taşıyor.

--Önümüzdeki dönemde özellikle işgücünün serbest dolaşımı, çok daha önemli bir konu haline gelecektir. Bu yönüyle, özellikle kişilerin hareketliliğine ilişkin olarak imzalanan ve hâlihazırda müzakereleri devam eden ülkelerin vatandaşlarına yönelik vize kolaylaştırma benzeri uygulamaların hayata geçirilmesi önem arz ediyor.

Önümüzdeki haftalarda, Avrupa Komisyonu’nun üçüncü ülke vatandaşlarının AB topraklarına seyahatine ve vize süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik bir dizi adımı atması bekleniyor.