İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
14-20 MART 2012

AVRUPA PARLAMENTOSU GENEL KURULU’NDA MAKEDONYA, BOSNA-HERSEK VE İZLANDA’NIN AB KATILIM SÜRECİ DEĞERLENDİRİLDİ

Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri, 14 Mart’taki Genel Kurul’da AB aday ülkeleri Makedonya ve İzlanda ile potansiyel aday ülke statüsündeki Bosna-Hersek’in 2011 yılı İlerleme Raporlarına ilişkin üç ayrı AP ilke kararı kabul ettiler. AP üyeleri, 2005 yılında aday ülke ilan edilen Makedonya ile müzakerelerin başlaması yönündeki görüşlerini yinelerken, Bosna-Hersek’in AB üyeliği yolunda sınırlı gelişme kaydetmesinden duydukları endişeyi dile getirdiler. Katılım müzakerelerine 2010’da başlayan ve açılan 11 başlıktan 8’ini kapatmış olan İzlanda içinse balıkçılık konusundaki müzakerelerin zorlu geçeceğine işaret ettiler.

Makedonya

Sosyalist Grup Üyesi İngiliz Richard Howitt’in hazırladığı karar taslağı, 70 “hayır”a ve 34 çekimser oya karşılık, 582 “evet” oyu ile kabul edildi. Kararda, 2005 yılından beri aday ülke statüsündeki Makedonya’ya, en kısa zamanda katılım müzakerelerinin başlaması için bir tarih verilmesi isteniyor. AB Konseyi tarafından katılım müzakerelerinin başlaması için bir tarih verilmemiş olmasının kamuoyunda meşru bir hoşnutsuzluk ve hayal kırıklığı yarattığına değiniliyor. Bu bağlamda, ülkenin Yunanistan ile arasındaki isim krizi sebebiyle AB üyeliği sürecinin bloke olması AP üyeleri tarafından “üzüntüyle karşılanırken”, Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden ve Komşuluk Politikası’ndan Sorumlu Üyesi Füle’nin Makedonya’da reformların hızlandırılması için 15 Mart’ta başlattığı “Yüksek Düzey Katılım Diyaloğu” memnuniyetle karşılandı. AP üyeleri 5 Haziran genel seçimlerini ve koalisyon hükümetinin kurulmasını memnuniyetle karşıladılar.

Temel haklar alanında, basın özgürlüğü ve medya kuruluşlarının tek elde toplanmasının eleştirildiği kararda, basın özgürlüğünün demokrasinin köşe taşı olduğu belirtilerek AB üyeliğini amaçlayan bir ülkenin basın özgürlüğünü sağlaması gerektiği vurgulandı.

Adalet ve içişleri alanında ise, yolsuzluğun halen ciddi bir endişe kaynağı olduğunun belirtildiği kararda, eğitim sisteminin farklı etnik kökenlerden gelen çocuklar arasında ayrımcılığa yol açması eleştirildi.

Makedonya’nın ekonomik performansı genel olarak olumlu olarak değerlendirilirken, fakirlik ve işsizlik düzeyinin yüksek seyrettiği kaydediliyor.

Bosna-Hersek

AP Genel Kurulu’nda 40 “hayır” oyuna ve 37 çekimser oya karşılık 557 “evet” ile kabul edilen Hıristiyan Demokrat Alman AP Üyesi Doris Pack’ın hazırladığı karar, AP’nin Bosna-Hersek’in AB üyeliği için gereken reformları gerçekleştirmekte sınırlı ilerleme kaydetmesinden duyduğu endişeyi dile getiriyor. Kararda, Bosna-Hersek’in geleceğinin Avrupa Birliği olduğu, yalnız ülkenin ancak “tek, egemen ve birleşik bir ülke olarak” AB’ye üye olabileceği vurgulanıyor.

15 ay süren siyasi çıkmazdan sonra devlet düzeyinde hükümetin kurulması memnuniyetle karşılanırken, bunun gerekli anayasal ve siyasi reformların gerçekleştirilmesini hızlandıracağı ümit ediliyor.

AB’nin, Temmuz 2011 itibarıyla, ülkedeki AB Delegasyonu Başkanı ve AB Özel Temsilcisi makamlarının birleştirilmesi ile Bosna-Hersek’teki varlığını güçlendirmiş olmasının memnuniyetle karşılandığı kararda, 1995 Dayton Anlaşması ile oluşturulan ve Avusturyalı diplomat Valentin İnzko’nun bulunduğu Yüksek Temsilcilik makamının kaldırılması için gerekli önlemlerin alınması gerektiği belirtiliyor.

Kararda, Saraybosna’ya dini nefret ve şiddet konularında uluslararası camia ile işbirliği içerisinde hareket etmesi çağrısında bulunuluyor.

AB ile arasında 2008 itibarıyla İstikrar ve Ortaklık Anlaşması (SAA) bulunan ve vatandaşları Aralık 2010’dan itibaren vize serbestîsinden yararlanan Bosna-Hersek, Haziran 2012’de AB’ye üyelik başvurusunda bulunmayı planlıyor. Ancak, ülkede Ekim 2010’daki seçimleri takip eden 15 ay boyunca devlet düzeyinde hükümetin kurulamaması gerekli reformların hayata geçirilmesini bir hayli geciktirdi, nihayet Aralık 2011’de hükümet kuruldu. Bosna-Hersek’in, hukukun üstünlüğü, anayasal reform ve ülkedeki karmaşık karar alma mekanizmalarının basitleştirilmesi başta olmak üzere birçok alanda ilerleme kaydetmesi gerekiyor.

İzlanda

Hıristiyan Demokrat Grup Üyesi Romen Christian Dan Preda tarafından hazırlanan ve 52 “hayır”a ve 35 çekimser oya karşılık, 596 “evet” oyu ve ile kabul edilen karar taslağında, ülkede AB üyeliğine ilişkin mevcut siyasi ayrılıklara dikkat çekiliyor. AP üyeleri, AB’nin en köklü demokrasilerinden biri olan İzlanda’nın, bu ayrılıkları çözeceğine duydukları inancı dile getiriyor.

İzlanda ve AB arasında uskumru kotaları ve İzlanda’nın geleneksel balina avcılığının AB’de yasak olması konularında ayrılıkların devam etmesi endişeyle karşılanıyor. Ayrıca, enerji, bankacılık ve ulaştırma sektöründe devlet müdahalesinin azaltılmasında ilerleme kaydedilmesi isteniyor. AP üyeleri, ülkenin Hollanda ve İngiltere hükümetleri ile arasındaki “Icesave” internet bankasına ilişkin sorunun henüz çözümlenememiş olmasına karşın, bunun ülkenin AB’ye katılım müzakerelerine engel olmaması gerektiğini belirttiler.

1970’ten itibaren Avrupa Serbest Ticaret Alanı (EFTA) ve 1994 itibarıyla da Avrupa Ekonomik Alanı üyesi olan İzlanda’da AB müktesebatı büyük ölçüde uygulanmakta. 2008 küresel mali kriz sırasında, ekonomisi bankacılık sektörüne bağlı olan İzlanda’nın 3 büyük bankası iflas etmişti. Bunun ardından, 16 Temmuz 2009 tarihinde AB’ye üyelik başvurusunda bulunan İzlanda, 17 Haziran 2010 tarihinde AB ile katılım müzakerelerine başlamıştı. İngiltere ve Hollanda'da binlerce mudisi olan “Icesave” internet bankasının durumu hala çözüm bekliyor. AB ile İzlanda, Temmuz 2010’dan bu yana 33 müzakere başlığından 11’ini müzakereye açarak, bunlardan 8 tanesini geçici olarak kapatmıştı. Uskumru kotaları ve balina avcılığı konularında müzakerelerin zorlu geçmesi bekleniyor.

AP Rusya’daki Devlet Başkanlığı Seçimlerini Değerlendirdi

Avrupa Parlamentosu 15 Mart’taki Genel Kurul’da Rusya’da Vladimir Putin’in galibiyetiyle sonuçlanan 4 Mart 2012 devlet başkanlığı seçimlerine ilişkin Sosyalist Grup Üyesi Avusturyalı Hannes Swoboda’nın kaleme aldığı karar taslağını kabul etti. AP, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) gözlemcilerinin seçimin “kayıt sürecindeki aksaklıklar, basında adaylardan birinin daha fazla yer alması ve devlet kaynaklarının bir adayın lehine kullanılması” gibi tespitlerine dikkat çekiliyor.

Bundan sonraki seçimler için demokratik kuralların güçlendirilmesi amacıyla, seçimlerin hazırlanması ve yapılmasındaki tüm aksaklıkların ve ihlallerin incelenmesi gerektiğini belirttiler. Kararda, Devlet Başkanı Vladimir Putin’e muhalefet ve protestocularla samimi bir diyalog başlatması çağrısında bulunuluyor.

Kararda, Başbakan Medvedev’e siyasi reform taahhütlerini yerine getirmesi çağrısında bulunuluyor. Ayrıca, yeni Devlet Başkanı Putin’in de siyasi partilerin kaydedilmesini yöneten kuralları basitleştirmek için adım atmasını isteniyor. Ayrıca, basın özgürlüğü, toplanma ve ifade özgürlüğü alanında da ciddi taahhütler bekleniyor.

 

Kararda, tüm tarafların yeni Devlet Başkanı resmen göreve başlamadan önce kapsamlı bir reform paketi üzerinde mutabakata varmaları çağrısında bulunuluyor. Ayrıca, tüm muhalefet gruplarının siyasi reformlar için birleşerek, daha etkin şekilde muhalefet yapmaları çağrısında bulunuluyor.