İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
14-20 MART 2012

AB BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BAĞIŞ LİTVANYA’NIN VALSTYBE DERGİSİNE VERDİĞİ RÖPORTAJDA TÜRKİYE’NİN AB KATILIM SÜRECİNİ DEĞERLENDİRDİ

AB Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış, Litvanya’nın "Valstybe" adlı aylık dergisinde yayımlanan röportajında, Türkiye’nin AB ile yürüttüğü katılım müzakereleri ile ilgili olarak müzakerelerdeki durağanlığa rağmen “Türkiye’de reform süreci her zamankinden daha hızlı devam etmektedir” dedi. Sorunun AB’de olduğunu belirterek, bazı üye devletlerin iç politikaları veya ikili ilişkileriyle ilgili konuları çözmek için Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini kullandıklarından bahsetti.

Türkiye ile Avrupa arasındaki işbirliğinin çok sağlam temellere dayandığını vurgulayan Bağış, Avrupa’nın ihtiyacı olan kaynakların yüzde 70’inin Türkiye’de bulunduğuna ve Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu bakımından avantajlı olduğuna değindi.  Türkiye’nin gösterdiği hızlı ekonomik büyüme sayesinde, Almanya'nın durumu kötüleştiği takdirde Türkiye’nin Avrupa'nın en büyük ekonomisi olabileceğine dikkat çekti. “Bu nedenle, Türkiye-AB ilişkilerinin karşılıklı yarara dayandığı ve Avrupa’nın Türkiye’ye ihtiyacının, Türkiye’nin Avrupa’ya ihtiyacından daha az olmadığı sonuçlarına ulaşılabilir” dedi.

2012 yılının ikinci yarısında GKRY’nin AB Konseyi dönem başkanlığını devralacak olması ile ilgili olarak, “GKRY dönem başkanlığının uzun dönemli müzakerelerin sonuçlarını ve kaydedilen ilerlemeyi değiştiremeyecek kadar kısa bir süre” olduğunu ve “GKRY’nin dönem başkanlığının başlamasından önce ‘Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’ kurulacağına ve bu devletin, iyi niyet çerçevesinde, hangi kesimde yaşadıklarına bakılmaksızın Kıbrıslıları eşit biçimde temsil edecek tek yetkili devlet olacağına” duyduğu inancı dile getirdi.

Türkiye’nin çok büyük bir ülke olduğu, nüfusunun çoğunun Müslüman olduğu ve büyük bir bölümünün de Avrupa’ya ait olmadığı tezlerine ilişkin bir soruya cevaben, Türkiye’nin büyüklüğünün bir avantaj olduğunu ve bunun, büyük pazarlara ihtiyacı olan Avrupa için 74 Milyon tüketici anlamına geldiğini belirtti. 2020 yılında Avrupa’da yaşayan nüfusun yüzde 10’unun Müslüman olacağını belirten Bağış, Türkiye’nin bu azınlığın sözcülüğünü yapabileceğini kaydetti. Türkiye’nin kültürel çeşitliliğine vurgu yapan Bağış, Türkiye’nin AB üyeliğinin bir barış projesi olan AB’nin “küresel bir projeye dönüşmesine” katkıda bulunabileceğini belirtti.

Türkiye’nin katılım müzakereleri konusunda tahminleri sorulan Bağış, “Türkiye’nin üyeliği önündeki hukuki meselelerin 2014 yılı itibarıyla çözülmesi” gerektiğini belirtti. Günümüz Avrupa’sındaki değişikliklerin yeni bir Avrupa’nın zorlu ve sancılı doğuşuna işaret ettiğini kaydeden Bağış, “Türkiye’nin bu yeniden doğuş sürecinde var olması gerektiğine ve yeni Avrupa’nın tam üyesi olacağına eminim” dedi.