Rusya’nın Kırım Bölgesi’ni topraklarına dâhil etmesinin, Ukrayna’nın egemenliği ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu belirten AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, Kırım’da yapılan anayasaya aykırı referandumu şiddetle kınadıklarını, söz konusu referandumu ve ilhakı tanımadıklarını açıkladı. Rompuy, 21’inci yüzyılda güç kullanma ve cebre başvurmanın yeri olmadığını kaydetti. AB Konseyi, Ukrayna’nın toprak bütünlüğü, güvenliği ve egemenliğini tehdit edici eylemlerde bulunan ve bu sebeple vize yasağı ve mal varlıklarının dondurulmasına tabi olacak kişilerin listesini genişletmeye karar verdiğini açıkladı. Aynı zamanda yapılması planlanan AB–Rusya Zirvesi’nin iptal edileceğini, üye devletlerin de Rusya ile yapacakları ikili zirveleri iptal edeceklerini açıkladı. Krizin barışçı yolla çözümlenememesi ve Rusya’dan herhangi bir adım gelmemesi halinde bunun önemli sonuçları olacağına işaret etti. Bu bağlamda, geniş kapsamlı ekonomik ilişkilerde bu konunun bazı sonuçlarının olacağını açıkladı. Avrupa Komisyonu ve üye ülkelere mümkün olabilecek önlemleri almaları için hazırlanmalarını istedi.
AB Konseyi Başkanı Van Rompuy bu hususlara ek olarak, yaptırım uygulanmasının gündemde olması itibariyle Rusya’nın yatırım iklimine şimdiden olumsuz etkisinin olduğunu, söz konusu yaptırımların karşılık verme anlamında olmadığını ve bunların bir dış politika aracı olduğunu belirtti. Amaçlarının, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı eylemi sonucunda ihlal edilen Ukrayna’nın egemenliğinin yeniden sağlamasına yönelik olduğu ve bunun için müzakere ile elde edilecek bir sonuca ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Van Rompuy, Avrupa’nın Rusya ve Ukrayna ile diyaloga girmesini sağlamada destek olmaya hazır olduklarını sözlerine ekledi. Zirvede ayrıca, AB ile Ukrayna arasında imzalanması gündemde olan Ortaklık Anlaşması’nın siyasi hükümleri imzalandı. Anlaşmanın tümünün ise önümüzdeki, hafta imzalanması bekleniyor. AB Konseyi, Ukrayna’nın makroekonomik istikrarının yeniden sağlanmasının temel önceliği oluşturduğunu ve Ukrayna hükümetinin yapısal reformları içeren bir program hazırlaması gerektiğini belirtti.
Zirvenin ekonomi konularına ilişkin olarak AB Konseyi, bu yılki Avrupa Sömestrinin ilk aşamasını sonuçlandırdı. Bilindiği gibi, Avrupa Sömestri kapsamında her yıl 6 aylık dönemler süresince üye ülkelerin maliye, ekonomi ve istihdam politikalarının izleniyor. Konsey’in yönlendirmeleri doğrultusunda üye ülkeler, ekonomi ve istihdam politikalarına ilişkin ulusal reform programlarını hazırlayacaklar, ayrıca bu yıla ilişkin olarak Avro Alanı ülkeleri istikrar, Avro Alanı dışındaki AB ülkeleri de yakınsama programlarını hazırlayacaklar. Bu çalışma, geçen yıl Aralık ayında yapılan ortak analiz temelinde şekillendi. AB Konseyi istihdam ve büyümenin desteklenerek rekabet gücünün artırılmasına yönelik politikaların getirilmesine önem veriyor. Bunlara ek olarak, AB Konseyi 2015 bahar döneminde gözden geçirmesi niteliğinde olacak olan 2020 Stratejisinin uygulanması tartışıldı.
Tek denetim mekanizmasına ilişkin olarak AB liderleri mevzuat çalışmalarını ele aldı. Buna göre, Tek Banka Çözümleme Mekanizması, Tek Denetim Mekanizması’yla birlikte AB Bankacılık Birliği’nin temel öğelerinden birini oluşturacak. Tek Çözümleme Mekanizması’na üye ülkelerin ne şekilde katkı sağlayacakları görüşülen diğer konular arasında yer aldı.
Konseyde tasarrufların vergilendirilmesine ilişkin kuralların sıkılaştırılması konusunda da bir anlaşmaya varıldı. Söz konusu düzenlemenin, üye ülkelerin vergi kaçakçılığı ve vergiden kaçınmayla daha iyi mücadele etmelerini sağlaması bekleniyor. Etkin vergi sisteminin sosyal piyasa ekonomisi ve sosyal adaletin sağlanmasında önemli rol oynadığı belirtildi. Söz konusu tasarrufların vergilendirilmesine ilişkin direktifle öngörülen değişiklik, üye ülkelerin otomatik olarak bilgi paylaşımının sağlanması ve başka bir ülkede ikamet eden kişilere, bir üye ülkede ödenen faiz ödemelerinin ikamet edilen yerdeki kurallar doğrultusunda vergilendirilmelerinin sağlanması amaçlanıyor.
Öte yandan, AB Konseyi’nde Ocak 2014 tarihinde Avrupa Komisyonu tarafından açıklanan ve 1990 yılına göre yüzde 27 emisyon azaltımı ve yüzde 40 oranında yenilenebilir enerji kullanımını öngören, AB’nin 2030 İklim ve Enerji Paketi de masaya yatırıldı. Zirve’de söz konusu paket için nihai sonucun en geç Ekim 2014 tarihinde açıklanması kararı alındı. 2014 yılına kadar AB’nin enerji iç pazarının tamamlanması konusunda da ortak fikirler beyan edildi.