2015 yılında imzalanması planlanan, uluslararası bağlayıcı bir iklim değişikliği anlaşmasının taslağının oluşturulması için 2014 yılının ilk önemli toplantısı Bonn’da yapıldı. Toplantıda, AB’nin 2030 iklim ve enerji paketiyle anlaşma taslağının müzakereleri gündeme getirildi.
Mevcut süreçte müzakereler, Birleşmiş Milletler (BM) takvimi üzerinden devam ediyor. Bilindiği gibi, anlaşma taslağının bu sene sonunda Peru’nun başkenti Lima’da gerçekleşecek olan BM 20’nci Taraflar Konferansı’nda kabul edilmesi gerekiyor. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü ise müzakerelerin iki önemli kısmını oluştururken, anlaşma için siyasi iradenin canlı tutulması adına BM önderliğinde 2014 yılında önemli toplantılar yapılacak. Bonn’daki toplantıda, anlaşmanın nasıl bir yapıya sahip olacağı ve 2020 yılına kadar tarafların ne oranda emisyon azaltımına gidecekleri üzerine tartışmalar gerçekleştirildi ancak somut bir adım atılamadı. Özellikle, tarafların kırmızı hatlarının değişmediği açıklandı.
Gelişmiş ülkeler, emisyon azaltım hedeflerinin tüm tarafları bağlaması gerektiğini savunurken, gelişmekte olan ülkelerin en temel argümanı, iklim değişikliğinin etkilerine en yüksek seviyede uyumun sağlanması için oluşturulan Adaptasyon Fonu ve Yeşil İklim Fonu gibi finansal yardım mekanizmalarının içinin doldurulmasından ve teknoloji transferinden yana. Küresel çapta liderlik mücadelesinde öne çıkma gayreti içinde olan AB’nin ise kısa zamanda pozisyonunu açıklaması bekleniyor.
22 Ocak 2014 tarihinde Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı 2030 iklim ve enerji paketinin ise (emisyon azaltımının yüzde 27’e, yenilenebilir enerji kullanımının yüzde 40’a çıkarılması) bir an önce kabul edilmesi toplantının önemli mesajları arasına girdi. Bir sonraki toplantı, 4-15 Haziran’da tekrar Bonn’da gerçekleşecek.