İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-7 ŞUBAT 2012

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Avrupa Birliği (AB) genelinde hafta boyunca 30 Ocak’taki Gayriresmi Liderler Zirvesi’nde alınan kararlar ile ilgili tartışmalar devam etti. Avrupa Parlamentosu’ndaki siyasi partiler, Zirve’nin istihdam yaratılması ve büyümenin hızlandırılması konularından ziyade, mali anlaşmaya odaklanmasını eleştirdiler. Konuya ilişkin açıklamada bulunan BusinessEurope Genel Direktörü Philippe de Buck ise, “altın kural”ın zaten mevcut olduğunu, ancak uygulanmasının önemli olduğuna dikkat çekti.

AB üyesi ülkelerden Yunanistan’da, Atina’nın 130 Milyar Avro’luk ikinci kurtarma paketine erişimini sağlayacak olan borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin görüşmeler devam etti. Almanya Şansölyesi Angela Merkel 1-2 Şubat tarihlerinde Çin’i ziyaret etti. Merkel’in Çin ziyaretinin gündemini Pekin’in Avrupa Kurtarma Fonu’na sağlayacağı katkının artırılması ve İran’ın nükleer programı oluşturdu. Çin Başbakanı Wen Jiabao, Pekin’in Uluslararası Para Fonu’nda (IMF) daha güçlü bir sese sahip olması karşılığında Avrupa Kurtarma Fonu’na katkısını artırabileceğinin sinyalini verdi.

Suriye’de Esat rejimi tarafından sivillere uygulanan şiddet artarken, Arap Ligi’nin girişimiyle hazırlanan ve AB ile Türkiye’nin de desteklediği karar taslağının 4 Şubat 2012’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Rusya ve Çin tarafından veto edilmesi, uluslararası toplum tarafından tepkiyle karşılandı. BMGK çerçevesinde bir karar çıkmaması, Suriye’de Esat rejiminin uyguladığı şiddete karşı Libya’da Kaddafi rejimine karşı olduğu gibi bir temas grubu oluşturulması olasılığını da beraberinde getirdi. Bu kararla, BMGK’nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında önde gelen 5 devlete veto hakkı tanıyan ve BMGK’yi paralize eden yapısını reforme etme konusundaki tartışmalar da yeniden başladı.

Türkiye-AB ilişkilerinde ise haftanın gündemini Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı 3’üncü Yargı Paketi oluşturdu. Sözkonusu yargı paketi, Avrupa Komisyonu tarafından “doğru yönde atılan olumlu bir adım” olarak nitelendirilirken, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu’nda bulunan terör ve terör örgütü üyeliği suçlarının tanımının ele alınması gerektiği bildirildi.

Avrupa’nın önde gelen düşünce kuruluşlarından Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR), 2011 yılında AB’nin ve AB’ye üye ülkelerin dış politika konularındaki performanslarını değerlendiren “Avrupa Dış Politika Karnesi 2012” adlı Raporu’nu yayımladı. “Türkiye ile ikili ilişkiler” ve “Kıbrıs sorunu ekseninde Türkiye-AB ilişkileri” AB’nin en zayıf olduğu alanların başında geldi.

Son günlerin diğer önemli bir gelişmesi ise AB Bakanımız Sayın Egemen Bağış hakkında İsviçre’de başlatılan soruşturma oldu. Soruşturmanın sebebi Bağış’ın Dünya Ekonomik Forumu toplantıları için bulunduğu İsviçre’nin Zürih kentinde  “1915 olayları soykırım değildir” yönündeki açıklaması hakkında suç duyurusunda bulunulmasıydı. Soruşturmanın İsviçre Ceza Kanunu’nun 261’inci Maddesi’ne muhalefetten açıldığı belirtildi. Tarihin ülkeleri ve halkları yargılamak ve ifade özgürlüğünü kısıtlamak yönünde siyasete alet edilmemesi dileğimizle, tüm okuyucularımıza iyi bir hafta diliyoruz.