İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-7 ŞUBAT 2012

AB’DE MALİ ANLAŞMAYA İLİŞKİN TARTIŞMALAR SÜRÜYOR

Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri 1-2 Şubat 2012’de Brüksel’de gerçekleşen Genel Kurul toplantısında 30 Ocak’taki Gayriresmi Liderler Zirvesi’nde AB’de büyümenin hızlandırılması için sunulan önlemleri tartıştılar. AP üyeleri, Zirve’nin büyümeyi hızlandırma ve istihdam yaratmadan ziyade, bütçe disiplinini artırmak için hükümetlerarası bir “bütçe paktı” konusunda uzlaşmaya varılması üzerine odaklanmasını eleştirdiler.

AP’nin en büyük siyasi fraksiyonu olan Hıristiyan Demokratlar Grubu (Avrupa Halk Partisi-EPP) Başkanı Fransız Joseph Daul, büyümeye ilişkin zirve kararlarının “kayda değer olmadığını” belirtti ve büyümenin, İç Pazar tamamlanarak, Avrupa ekonomisinin daha rekabetçi hale getirilmesiyle sağlanabileceğinin altını çizdi. Daul, bütçe paktının ise, bir an önce üye devletler tarafından onaylanarak, üye ülkelerin iç hukukuna aktarılmasını umut ettiklerini belirtti.

Sosyalist Grup (S&D) Başkanı Avusturyalı Hannes Swoboda ise, mali işlemler vergisiyle (FTT) elde edilecek nakdin reel ekonomiye kazandırılması gerektiğine dikkat çekti. Swoboda ayrıca, bütçe paktının AB Antlaşmaları çerçevesinde tartışılmamasının yanlış bir yaklaşım olduğunu belirterek, bunun AB’yi AB-27 ve AB-25 olarak ikiye böldüğünü vurguladı. Swoboda ayrıca, İsveç gibi bazı ülkelerin Büyüme ve İstihdam Girişimi’ni imzalamama yönünde karar kullanabilmesini de “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Liberal Grup Başkanı ve Belçika Eski Başkanı Guy Verhofstadt ise, “Avrupa’nın eyleme en fazla ihtiyaç duyduğu zamanda, boş sözler ve iyi niyetle biten bir Zirve daha” ifadesini kullandı. Verhofstadt, büyümenin artırılması için üç önlem önerdi: AB patent anlaşmasının sonuçlandırılması, büyük altyapı projelerini fonlamaya yönelik “proje tahvilleri”nin oluşturulması,  AB yapısal fonlarına ilişkin kuralların değiştirilmesi.

Avrupa İşverenler Federasyonu, BusinessEurope Genel Direktörü Philippe de Buck da, 30 Ocak’ta yapılan AB Gayriresmi Liderler Zirvesi’nde alınan kararların, gençlere istihdam yaratan somut eylemlere dönüştürülmesi ve işletmelerin geleceğini tehlikeye atmaması gerektiğini belirtti. Liderler Zirvesinde alınan kararlar doğrultusunda Bütçe Paktı’yla getirilen “altın kural”ın bir sorun teşkil etmeyeceğini söyleyen De Buck, aslında bu kuralların zaten mevcut olduğunu ve kuraldan ziyade bunun uygulanmasının önemli olduğunu, Yunanistan ve İtalya gibi aşırı bütçe açıkları olan ülkelerde bunun zaman alacağını belirtti.

Diğer yandan, mali anlaşmanın üye ülkeler tarafından kabul edilmesi aşamasında İrlanda, anlaşmayı referanduma sunmasının gündeme gelebileceğini açıkladı. İrlanda Başbakanı Enda Kenny mali anlaşmanın ülkelerinde referandumu gerektirip gerektirmeyeceğini değerlendireceklerini söyledi. İrlanda Başbakan Yardımcısı Eamon Gilmore da anlaşmanın referanduma götürülmesi konusunun anlaşma hükümlerinin İrlanda anayasası ile uyuşup uyuşmamasına bağlı olduğunu belirtti. Bir kamuoyu araştırmasına göre, İrlandalı seçmenlerin üçte ikisi pakta ilişkin bir referandum yapılmasını istiyor. Söz konusu kamuoyu yoklamasına göre, referandum yapılması halinde oylamaya katılanların yüzde 40’ı anlaşma lehine oy kullanırken, yüzde 36’sının aleyhte oy kullanacağı ve yüzde 24’ünün de çekimser kalacağı tahmin ediliyor. İrlanda’daki muhtemel reform tartışmaları diğer üye ülkeler tarafından yakından takip ediliyor. Zira, geçmişte AB Anayasası ve Lizbon Antlaşması’nın kabulüne ilişkin yapılan referandumlarda ülkede ret oyu çıkmış ve ikinci oylamada antlaşma kabul edilmişti.