İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-7 ŞUBAT 2012

SURİYE İLE İLGİLİ KARAR TASARISI’NIN BM GÜVENLİK KONSEYİ’NDE RUSYA VE ÇİN TARAFINDAN VETO EDİLMESİ TEPKİYE NEDEN OLDU

Arap Ligi’nin girişimiyle hazırlanan Suriye’de Esat rejiminin 11 aydır sivil halka uyguladığı şiddeti ve insan hakları ihlallerini kınayan ve bunların derhal sona ermesi çağrısında bulunan, Türkiye ve AB’nin de desteklediği karar tasarısı, 4 Şubat 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylamada Rusya ve Çin tarafından veto edildi. Bu gibi önemli konulardaki kararların BMGK’de kabul edilmesi için 15 üyeden 9’unun olumlu görüşü ve BMGK’nin 5 daimi üyesi olan ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa tarafından oybirliğiyle kabul edilmesi şartı bulunuyor.

3 Şubat 2012’de Humus’ta 260 kişinin Esat rejimi tarafından katledilmesi istihbaratının ardından gelen karar tasarısının Rusya ve Çin tarafından veto edilmesi haberi tepkiye yol açtı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Soğuk Savaş mantığının BMGK’deki bu oylamada tekrar ortaya çıktığını belirterek, Rusya ve Çin’in gerçeklere göre hareket etmediklerini dile getirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, Türkiye’nin Suriye ile ilgili uluslararası bir girişim başlatacağını açıkladı.

Konu ile ilgili açıklamada bulunan AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, “Rusya ve Çin’in vetosu nedeniyle, BMGK’nin Arap Ligi’nin Suriye’de kapsayıcı ve şiddetten arındırılmış bir ortamda gerçekleşecek siyasi süreci destekleyemeyecek olmasından duyduğu derin üzüntüyü” dile getirdi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ABD’nin Esat rejiminin “savaş makinesi”ni durdurmak için diğer ülkelerle işbirliği içerisinde Esat rejimine uygulanan ulusal ve bölgesel yaptırımları artıracağını belirtti.

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppé, ise “Moskova ve Pekin’in Suriye halkı ve uluslararası toplum karşısında tarihi bir sorumluluk taşıyacaklarını” belirtti. Juppé, Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin BM çerçevesinde bir ilerleme kaydedilemeyeceğinin anlaşılması üzerine Suriye’de durumun kabul edilemez olduğunu düşünen diğer ülkelerle birlikte “Suriye’nin Dostları Grubu” kurulmasını önerdiğini bildirdi. Juppé, gruba dâhil olmak isteyen ülkelerle birlikte Esat rejimi üzerindeki baskıyı artırarak, uygulanan yaptırımları ağırlaştıracaklarını, Suriye’de muhalefetin yapılandırılmasına katkıda bulunacaklarını ve uluslararası baskıyı artırarak Suriye’nin izolasyonunu artıracaklarını belirtti. Hatırlanacağı gibi, Fransa Libya için de bir temas grubu oluşturulmasını desteklemişti.

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague ise, Rusya ve Çin’in Ekim 2011’de Suriye ile ilgili karar tasarısını veto ettiklerinden bu yana 2000 kişinin daha hayatını yitirdiğini anımsatarak, “Rusya ve Çin’in BMGK’nin harekete geçmesine izin vermesi için daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor?” şeklinde konuştu. Hague ayrıca, “Suriye’nin Dostları” şeklinde bir temas grubu oluşturulması halinde, Türkiye’nin de bu gruba aktif katılımın önemine dikkat çekti.

Arap Ligi tarafından hazırlanan ve Batı ülkelerince desteklenen karar taslağı Fas tarafından ilk kez 27 Ocak 2012 tarihinde BMGK üyelerine sunulmuştu. Moskova, sunulan karar tasarısını açıkça askeri müdahale olasılığını ortadan kaldırmadığı sürece kabul etmeyeceğini bildirmişti. Bunun üzerine, metinde değişiklik yapılmış olmasına rağmen, karar tasarısı Rusya ve Çin tarafından veto edildi. Moskova, karar taslağının “taraflı” olduğunu belirterek, bu metni onaylamanın sivil savaşta taraf tutmak anlamına geleceğini iddia etmişti. Rusya’nın BM Nezdindeki Büyükelçisi Vitaliy Çurkin, tasarının arkasında olan Batılı devletlerin Suriye’deki krizin başlamasından itibaren siyasi bir çözüm olasılığını zayıflatarak, rejim değişikliğini desteklediklerini iddia etti. Rusya’nın Suriye’nin başlıca silah tedarikçisi olduğu ve Suriye’de bir deniz üssü bulunduğu biliniyor.