İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-7 ŞUBAT 2012

ALMANYA ŞANSÖLYESİ ANGELA MERKEL ÇİN’E RESMİ BİR ZİYARET GERÇEKLEŞTİRDİ

Almanya Şansölyesi olduğu 2005 yılından bu yana, Çin’e beşinci resmi ziyaretini gerçekleştiren Angela Merkel’in Çin Başbakanı Wen Jiabao ile görüştüğü iki ana gündem maddesi İran’ın nükleer teknoloji geliştirme faaliyetleri ve Avrupa’daki borç krizi oldu.

Wen Jiabao ile yaptığı görüşmede Çin yönetiminden İran üzerinde etkisini kullanmasını isteyen Almanya Şansölyesi, Pekin’in İran’ı tartışmalı nükleer programı konusunda “şeffaf” ve “diyaloğa açık olmaya” yönlendirebileceğini kaydetti. İran'ın nükleer silahlara sahip olmasını engelleme konusunda uluslararası toplumun net mesajlar vermesi gerektiğini vurgulayan Merkel, BM Güvenlik Konseyi'nde yeni bir İran karar tasarısı için de Çin yönetiminin desteğini istedi.

Avrupa’nın yaşadığı mali sıkıntılara da değinen Merkel, "Avrupa'da bir Avro krizi değil borçlanma krizi olduğunu" belirterek her AB üyesi ülkenin bu krizden dersler çıkarması gerektiğini vurguladı. Aşırı borçlanmanın birçok ülkenin yaşadığı bir problem olduğunu ifade eden Almanya Şansölyesi, G-20 üyesi ülkeler olarak Avrupa'daki borçlanma krizinden dolayı yakınmaktan çok icraat gerektiğini ve bu konuda Çin'e de büyük bir görev düştüğünü de sözlerine ekledi.

Gerçekleştirdikleri ikili görüşmeden sonra Şansölye Merkel ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Çin Başbakanı Wen Jiabao ise, Avrupa'nın Avro’ya istikrar kazandırma çabalarını desteklediğini, ülkesinin Avrupa Finansal İstikrar Fonu’na (EFSF) ve Avrupa İstikrar Mekanizması’na (ESM) nasıl katılabileceğini araştırdığını söyledi. Avro Alanı’ndaki borç krizinin ivedilikle çözülmesi gerektiğini vurgulayan Çin Başbakanı, Avrupa'nın borç krizinin üstesinden gelebilmesi için EFSF ve ESM aracılığıyla desteğini artırma yolları aradıklarını vurguladı. Bu fonlara daha fazla katkı yapabileceklerini ifade eden Wen, ekonomik büyüme ve finansal sistemin istikrarının sürdürülmesinin yalnızca Avrupa'nın geleceğini değil, aynı zamanda Çin'i de etkileyeceğini sözlerine ekledi.

BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olan ve veto hakkına sahip olan Çin, ekonomik ilişkileriyle de İran üzerinde büyük etkiye sahip. İhracat gelirlerinin yüzde 80'ini petrol satışından elde eden İran'ın en büyük müşterisi olan Çin, İran’ın bir yılda ürettiği petrolün yaklaşık yüzde 22'sinin de alıcısı konumunda. Çin yönetimi İran nükleer krizinin diyalog ve diplomatik müzakereler yoluyla çözülmesini isterken, yaptırımlar ve ambargonun çözüm olmayacağını savunuyor.

Çin ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkiler, söz konusu iki ülkenin dünyanın en büyük ihracatçısı olması açısından da önem taşıyor. 2009 yılında dünyanın en büyük ihracatçısı ünvanını Almanya'nın elinden alan Çin, 2010 yılında yaklaşık 1,5 Trilyon Dolar’lık ihracat gerçekleştirirken, aynı yıl Almanya'nın ihracatı ise yaklaşık 1,3 Trilyon Dolar olmuştu. Almanya ile Çin arasındaki ticaret ise, 2011 yılında yüzde 18,9'luk rekor düzeyde bir artışla 169 Milyar Avro seviyesine ulaşmıştı.