İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
1-7 ŞUBAT 2012

DÜNYA BANKASI’NDAN TÜRKİYE’YE HEM ÖVGÜ HEM DE UYARI GELDİ

Dünya Bankası Avrupa ve Orta Asya Başekonomisti İndermit Gill ve Türkiye Direktörü Martin Raiser ''Büyümenin Altın Kuralı: Avrupa Ekonomik Modeli'ne Görkeminin Yeniden Kazandırılması'' başlıklı raporun sunumunun ardından, davetlilerin sorularını cevapladı.

Avrupa ekonomilerinin son dönemdeki seyrini değerlendiren rapor, Avrupa ekonomik modelinin güçlü yanlarının ticaret ve finans olduğunu ancak girişimcilik ve inovasyon açısından Avrupa’nın geride kalmaya başladığını öne sürüyor. Yine de Avrupa ekonomilerinin dünyanın en açık ekonomileri olduğunu vurgulayan Gill, 2008–2009 krizi öncesi yaklaşık 15 Trilyon Dolar olan uluslararası ticaret hacminin yaklaşık yarısının Avrupa’ya ait olduğunu belirtti.

Dünya Bankası Baş Ekonomisti Gill, Türkiye ekonomisinin son dönemde istikrarlı bir büyüme ortaya koyduğunun altını çizdi.  “Türkiye’nin son 10 yıldaki Avrupa ile entegrasyonunun zengin ekonomik potansiyelini ortaya çıkardığını” iddia eden Gill, Türkiye’nin AB ile olan ticaretinin son dönemde yavaşlamış olmasına rağmen Türkiye’nin dünyanın geri kalanına olan ihracatının arttığına dikkat çekti. Dünya Bankası’nın raporu Avrupa ülkeleri için en sorunlu alanlar olan kamu maliyesi ve sosyal güvenlik reform alanlarında Türkiye’nin performansını olumlu yönde değerlendiriyor.  Türkiye’nin kamu borcunu düşürmeye yönelik politikası da Güneydoğu Avrupa ülkeleri için örnek gösteriliyor.

Dünya Bankası’nın raporu, Türkiye ekonomisiyle ilgili olumlu değerlendirmelerin yanı sıra Türkiye’yi bekleyen olası sorunlara da dikkat çekiyor ki bunların başında da artan cari açık var.

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Martin Raiser raporun tanıtımının ardından yaptığı değerlendirmelerde, cari açığın artan tüketimden kaynaklandığını vurgulayarak sürdürülebilir ekonomik büyüme için tasarrufun önemine dikkat çekti. Türkiye’de hâlihazırda tasarruf miktarının çok düşük olduğunu vurgulayan Raiser, “Esasında cari açık, temelde düşük tasarruf miktarından kaynaklanıyor, yüksek yatırım miktarından değil. Bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin değerlendirmeye alması gereken bir konu” uyarısında bulundu.

Başekonomist Gill de Dünya Bankası’nın yakın bir gelecekte Türkiye’de son 10 yılda tasarrufların neden düştüğüne dair yeni bir rapor açıklayacağını ve bu çalışmanın özellikle de yatırımla tasarruflar arasındaki bağlantıyı kuracağını duyurdu.  “Yurtdışından gelen para yurt içindeki tasarrufun yerini almaya başlamışsa, bu sizin başınızı derde sokabilir” uyarısında bulunan Gill “Ama yurtdışından gelen para tasarrufun yerine geçmeyip yatırıma dönüşüyorsa, büyümenin yolunu açacaktır, endişelenmeye gerek yoktur” diye konuştu.