İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
17-23 OCAK 2012

İKV’DEN HAFTAYA BAKIŞ

Geçtiğimiz hafta, Avrupa Birliği’nde (AB) Macaristan’ın 1 Ocak 2012 tarihinde yürürlüğe giren yeni Anayasası ile ilgili tartışmalar devam etti. Avrupa Komisyonu, 17 Ocak’ta Macaristan hakkında hızlandırılmış ihlal takibatı başlatma kararı alırken, tartışmaların odağında olan Macaristan Başbakanı Viktor Orbán da Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’na katıldı. Orbán, AP üyelerinin tepkisiyle karşılaşırken, yeni anayasa ve yürürlüğe giren diğer kanunlarla ilgili açıklamalarını tatmin edici bulmayan Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso da AB’nin Macaristan’ın demokratik ilkelere saygı göstermesini sağlamak için her türlü yaptırım ve tedbiri alacağının altını çizdi.

17 Ocak 2012 tarihinde AP Genel Kurulu’nda yapılan AP Başkanlığı seçimini kazanan Sosyalist Grup Başkanı Alman Martin Schulz, bu görevi Polonyalı Avrupa Halk Partisi Üyesi Jerzy Buzek’ten devraldı. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine genel anlamda olumlu bakan Martin Schulz, bu desteğine rağmen Türkiye’yi insan hakları ve ifade özgürlüğü konusunda sıkça eleştirmesiyle de gündeme gelmişti. Romanya, Birliğe üye olduğu 1 Ocak 2007’den beri tabi olduğu yolsuzlukla mücadele takip ve denetim mekanizmasının Temmuz 2012 itibariyle kaldırılmasını istedi; diğer yandan tartışmalı sosyal yardım yasa tasarısı ve kemer sıkma önlemleri başkent Bükreş’te protestolara yol açtı. Finlandiya’da, 22 Ocak’ta gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun galibi AB yanlısı Maliye Eski Bakanı Sauli Niinistö oldu. AP Genel Kurulu’nda 1 Ocak 2012’de devraldığı AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nın önceliklerini açıklayan Danimarka, genişleme konusunun önemli bir öncelik olduğunu belirterek, olumlu sinyaller verdi. 1 Temmuz 2013’te AB’nin 28’inci üye ülkesi olması beklenen Hırvatistan, 22 Ocak’ta yapılan referandumla AB üyeliğine “evet” dedi. Avrupa Komisyonu, 19 Ocak’ta Batı Balkan ülkelerinden Kosova ile vize diyaloğu başlattı.

Fransa’da sözde Ermeni Soykırımı’nı inkâr etmeyi suç sayan yasa tasarısı, 18 Ocak’ta Fransız Senatosu Anayasa Komitesi’nin Fransız Anayasası’na aykırı olduğu gerekçesiyle ele alınamayacağı yönündeki mütalaasına rağmen, 23 Ocak 2012 tarihinde Fransız Senatosu Genel Kurulu’nda yapılan oylamada 127 oya karşılık 86 oyla kabul edildi.

Türkiye’de haftanın en önemli gelişmesi ise, öldürülmesinin 5’inci yılında gazeteci Hrant Dink davasının karara bağlanması oldu. İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararında Hrant Dink’in öldürülmesinin sıradan bir cinayet olduğu varsayımından yola çıkılarak herhangi bir suç örgütünden bahsedilmemesi tepkiyle karşılandı. Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Štefan Füle'nin sözcüsü Peter Stano da mahkemenin Hrant Dink davasındaki kararını eleştirerek  "Cinayette payı olan herkesin yargı önüne çıkarılmasına ve üst düzey yetkililerin müdahalelerine yönelik yeni soruşturmalara ihtiyaç duyulduğunu" ifade etti.

Tüm okuyucularımıza iyi bir hafta diliyoruz.