İKTİSADİ KALKINMA VAKFI
E-Bülteni
27 NİSAN-2 MAYIS 2014

İKV BAŞBAKAN SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN 1915 OLAYLARIYLA İLGİLİ AÇIKLAMASINI DEĞERLENDİRDİ

 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 1915 olaylarına ilişkin yayımladığı mesajını, vicdani, insani ve siyasi bakımdan önemli bir jest olarak değerlendirmekte, bu yaklaşımın ülkemizin Avrupa Birliği ile sürdürdüğü müzakere sürecine de olumlu etkileri olacağına inanmaktayız.

Bu mesaj, sadece Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından değil aynı zamanda ülkemizin uluslararası arenadaki saygınlığı ve uluslararası toplumla olan ilişkileri açısından da büyük önem arz etmektedir. Bu noktada, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ihtilafların objektif bir biçimde değerlendirilmesi ve konunun tarihe ters düşmeyecek şekilde incelenmesi sorunun çözümüne kalıcı katkı yapacaktır. Bu çerçevede tarafların 1915 olaylarını kendi hafıza kayıtlarını adil bir şekilde dikkate alarak değerlendirmeleri ve bununla birlikte akademik çalışmalara başvurulması gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Unutulmamalıdır ki Türkiye, 1915 olaylarına ilişkin Osmanlı arşivlerini ulusal ve uluslararası araştırmacıların kullanımına yıllar öncesinde açarak, bu yöndeki eleştirileri gidermeye dönük adımları zaten atmıştır. Bu noktadan sonra da, konunun bilimsel kriterlere uygun bir şekilde araştırılması ve sonuca varılmasında fayda vardır.

Altında yatan nedenlere bakılmaksızın, hiç şüphesiz 1915 olaylarının sonucu itibariyle bir “ortak acı” olduğu ortadadır. Bu acının Türkiye’de en yüksek seviyede paylaşılıyor olması, Türkiye Cumhuriyeti’nin büyüklüğüne yakışır nitelikte bir tavırdır ve özellikle taraflar arasındaki ihtilafların çözümüne olumlu katkı sağlayacaktır.

1915 olaylarına ilişkin bu son yaklaşımın, Türkiye-Ermenistan ilişkilerine olduğu kadar, ülkemizin 2005 yılından bu yana Avrupa Birliği ile yürüttüğü müzakere sürecine de yapıcı bir etki sağlayacağını düşünüyoruz. Uluslararası anlaşmazlıkların barışçı yollarla çözümü zaten AB tarafından, Helsinki Zirvesinde Kopenhag kriterlerine ek olarak üyeliğin ön şartı olarak nitelendirilmiştir. Ermeni meselesi doğrudan bir AB üyelik kriteri değildir. Ancak bir aday ülkenin uluslararası alanda karşılaştığı problemlere sağduyulu ve barışçı bir şekilde yaklaşabilmesi ve sorunlara yapıcı çözümler üretebilmesi açısından değerlendirildiğinde, söz konusu açıklamada sergilenen yaklaşım önemlidir. Hiç şüphesiz, Ekim 2014 tarihinde yayımlanması öngörülen Türkiye İlerleme Raporunda da, bu konuya yer verilecektir. Bu noktada Avrupa Birliği’nden beklentimiz, yapılan açıklamanın samimiyetini ve Türkiye’nin atmış olduğu bu önemli adımın değerini dikkate alması olacaktır.

Sonuç olarak, ülkemiz tarafından atılmış bu adımın, konunun muhatabı tüm taraflarca samimiyetle karşılık bulmasını ve sorunun çözümüne de fayda sağlamasını temenni ediyoruz.